• DOLAR
    5,8035
    %-0,10
  • EURO
    6,4402
    %0,16
  • ALTIN
    273,16
    %0,11
  • BIST
    7,6617
    %0,26
Vefa ve Yıldız Kenter…

Vefa ve Yıldız Kenter…

Buna benzer bir yazıyı çok sevdiğim Tarık Akan öldüğünde de yazmıştım…

 

Buna benzer bir yazıyı çok sevdiğim Tarık Akan öldüğünde de yazmıştım…

Bir kez daha yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm…

Ve emin olun bu tür yazıları daha çok yazacağımdan da adım gibi eminim…

Değişmiyoruz çünkü…

***

Yıldız Kenter…

Kaybettik…

Yani büyük bir “yıldız” daha kayıp gitti ülkemizden…

Tanımayan,

Saymayan ya da saygı duymayan var mı bilmiyorum, ama tiyatroya meraklı olan, seven hemen herkesin onu izlediğini ve alkışladığını biliyorum…

Benim gibi…

Ölümü ülkemiz için ve “tiyatro” için büyük bir kayıptır…

Allah rahmet eylesin…

***

Bu yazıyı hazırlayana kadar onun hakkında yazılanları ve konuşulanları dikkatle takip et tim…

Sosyal medya da,

Televizyon programlarında

Ve halen var olmak için çırpınan gazetelerde, onların internet sitelerinde onu öven ve göklere çıkaran çok sayıda paylaşım var…

Abartılı olmayan da var ama çoğu abartılı…

Olmamalı…

Evet, Yıldız Kenter he türlü övgüyü hak eden çok büyük bir sanatçı ve güzel bir insandır.

Ama onu böyle anmayı biz hak ettik mi?

***

Bence etmedik…

Neden mi?

Dile kolay 91 yıllık koca bir ömür sürdü…

Üretti, paylaştı…

Ama Sayın Yıldız Kenter çok uzun zamandır köşesine çekilmişti.

Bildiğim kadarıyla ülkeye çok değerli tiyatrocu yetiren Kenter tiyatrosu da kapatılmıştı…

Çok uzun zaman oldu…

Bu süreçte onunla söyleşi yapan Özlem Özdemir dışında bir söyleşi yapan “gazeteci” sanatçı bilim adamı ya da ziyaretine giden devlet adamı, belediye başkanı var mı?

Yok…

Eee, bu vefasızlık saygısızlık ortada iken ağıt yakmak, övgüler dizmek neyin nesi…

Öldü, hatırladık…

Oysa yıllarca onu yalnız bıraktık, unutarak vefasızlık yaparak diri diri gömdük…

***

Dediğim gibi bu ülkeye ve sinemaya, tiyatroya çok uzun yıllar çok büyük emek vermiş gerçek birçok değerli sanatçıyı ölene unuttuk…

Aramadık, aç mısın açıkta mısın diye sormadık. Ama öldü hatırladık…

Övgüler,

Ağıtlar ve kimi zamanda akıl mantık dışı saldırılar, hakaretler…

Ne bu?

İnsanlık ya da adamlık mıdır bunun adı…

Yapmayın Allah’ın aşkına…

Bu değerli ve güzel insanları “ölmeden” önce hatırlayalım, sahip çıkalım, söyleşi yapalım, yalnız olmadığını, ne kadar değerli ve önemli olduğunu anımsatalım.

Onurlandıralım…

***

Herkes yaşlanacak herkes mutlaka emekli olacak köşesine çekilecek…

Lamı cimi yok…

Böyle zamanlarda en çok vefasızlık yıkar insanı, üzer, canını acıtır…

Duygulandırır…

Terk edilmiş, dışlanmış, yalnızlık, unutulmuş duygusuna kapılır…

Korkar…

Yapmayalım…

Emekli olsa da her hangi bir nedenle köşesine çekilse de, mutlaka arayalım, halini hatırını soralım.

Ziyaret edelim…

Konuşalım…

Emeğine sanatına ve kişiliğine saygı duyalım; bu bağlamda röportajlar ve söyleşiler hazırlayalım…

Ki “anma” ve “övme” hakkımız olsun…

***

Sanatını, kimliğini ve kişiliğini anlatmak için kitap/ kitaplar yazmak gereken bu büyük ve değerli duayen sanatçımızı;

Tanımaktan,

İzlemekten

Ve “minnetle” anmaktan çok büyük onur duyuyorum…

Ailesine,

Sevenlerine ve Türk tiyatrosuna başsağlığı diliyorum, ruhu şad mekanı cennet olsun…

Ha bu arada unutmadan;

Kenter Tiyatrosunun yeniden faaliyete geçirilmesini vasiyet ettiğini duydum.

Umarım onun gölgesinde yeşerenler, ölümünden sonra meşalesini taşıyacak olanlar bu vasiyetini yerine getirirler…

İstanbul 19.11.2019 03.3

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM