Uğur Mumcu… Yarınları gören adam…  (2. Bölüm)

Uğur Mumcu… Yarınları gören adam…  (2. Bölüm)

Kişileri “büyük” kılan, çağının tanığı olduğu yıllardan bakıp, yıllar sonrasını görebilmiş olmasıdır. Uğur Mumcuyu “unutulmaz” kılan da… Atatürk’ü “yüce” kılan da bu değil midir?

 

Kişileri “büyük” kılan, çağının tanığı olduğu yıllardan bakıp, yıllar sonrasını görebilmiş olmasıdır. Uğur Mumcuyu “unutulmaz” kılan da… Atatürk’ü “yüce” kılan da bu değil midir?

Atatürk, “Bir gün istiklal ve Cumhuriyet’in dara düşerse, içinde bulunduğun şartı-şurtu düşünmeyeceksin” derken, ta o yıllardan bugünleri nasıl görmüşse, Uğur Mumcu’nun da “bir çetenin bir gün gelip devleti nasıl teslim alacağı” uyarısını yıllar öncesinden görüp, en veciz biçimde ifade etmiş olması aynı büyüklüğün eseri değil midir?

Daha neler mi söyledi o günlerde; bu günlere dair Sevgili Uğur Mumcu!

Neler söylemedi ki!

Görün işte; 1983’lerde, 2000 sonrasını nasıl değerlendirdiğini!.. Ayna tuttu sanki, o günlerden bugünlere…

2015 -16-17-18’’leri ve sonrasını görün bakın nasıl anlatmıştı!..

“Yıl 1983. Diyanet’te görevli 46 bin personel var.

Bunların 23 bini ilkokul mezunu. Öyleyse, İlahiyat mezunları, İslam Enstitüsü mezunları ne işe yarıyorlar!

İmam Hatip mezunları, imam ve hatip olmuyorlar.. Hukuk fakültelerine gidip, hakim ve savcı oluyorlar, Siyasal Bilgiler fakültelerine gidip, vali, kaymakam, emniyet müdürü oluyorlar.

İmam hatiplilere burslar verilip, sınavsız, kaymakam, hakim savcı olarak atanıyorlar. 2000’li yıllara gelindiğinde, vali; ilahiyat mezunu, emniyet müdürü, İslam enstitüsü mezunu, kaymakam, imam hatip mezunu olacak!”

Sayılanların hangisi olmadı!

Diyanetin personeli yüz binleri aştı bugün; bütçesi 10 bakanlığın toplam bütçesine denk!.

Doymayan iki kurum var artık bu ülkede! Diyanet ve Saray. Kol-kola, omuz -omuza!

Ve o diyanet, din dışı fetvalar verebilmekte… Ve o saray, KHK yetkisiyle fermanlar yayınlayabilmekte…

Üniversitelerden daha özerk bu gün Diyanet! Ve mollalar- meleler görev başında.. Hem de toplumun resmi danışmanı olarak.

Öğretmenler çekildi köylerden, mollalar kanaat önderi oldu…

Hangisi olmamış 1983 de konulan teşhislerin bugün! Valiler, emniyet müdürleri, kaymakamlar, danışmanlar, müsteşarlar… Okul müdürleri bile teşhisle uyumlu.

Var mı istisnaları!

Demokrasinin taşları bağlı!..İrtica ile mücadele yasak; Şeyhlik müritlik dervişlik serbest, ulusalcılık yasak, Saidi Nursi’yi kitlesel kutlama serbest, milli bayramlara ulusal kutlamalar yasak!..

Kulak verilseydi Sevgili Uğur Mumcu’ya yaşanır mıydı 15 Temmuz?

Yoksa 15 Temmuzlar yaşansın diye mi kuruldu bütün tezgahlar?

Derinlemesine 15 Temmuz sorgulamasının önü niçin bunca gayretlerle kapatılmak isteniyor? Korku; altından çıkacak tezgahların deşifre olunmasından mı?

Uğur Mumcu sadece içerdekileri değil, dışarıdaki gelişmeleri de izliyor yorumluyor ve duyuruyordu.

Kirli ilişkilerin bağlantılarını bir bir koyuyordu ortaya… Ülkemizin nasıl açmazlara sokulmak istendiğini ondan daha açık görüp ifade edebilen bir ikinci kişi, siyasetçi, gazeteci, devlet adamı, bilim adamı olabildi mi?

(DEVAM EDECEK)

25 Ocak 2021

 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
mehmet halil arık

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM