• DOLAR
    $1.355,5400
  • EURO
    $0,2737
  • ALTIN
    $31.891,0000
  • BIST
    $138,4400
“TÜİK yine kamu çalışanı ve emekliyi vurdu”

“TÜİK yine kamu çalışanı ve emekliyi vurdu”

CHP’li Gürer, gerçek kamu çalışanları ile emekli maaşlarına, TÜİK’in inandırıcı olmayan enflasyon hesabı üzerinden artış yapılmasının yoksulluğu artıracağını söyledi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı 2020 yılı enflasyon oranı ve bu orana göre belirlenen emekli ve memurların maaş artışlarını eleştirdi. İktidarın kamu çalışanlarına ve emekliye düşük ücret artışı için her yolu denediğini ancak elektrikten doğalgaz ve vergilere kadar vatandaşın gözünün yaşına bakmadan fiyat artırdığını söyledi. Memur ve emekli için TÜİK enflasyon verileri üzerinden yapılacak artışın daha çok yoksulluk ve sorun üreteceğini vurgulayan Gürer, kamu çalışanları ve emeklinin yoksulluk sınırı altında  gelir ile yaşama mahkûm edileceğini söyledi.

Gürer, açıklamasında şunları söyledi:

“Çarşıda, pazarda geçen yıla göre tüm ürünler yüzde 50 ila yüzde 100 arasında zamlandı. Elektronik ürünler ve beyaz eşyadaki zam oranlara yüzde 40’ı geçti. Temel gıda ürünlerine, elektriğe, doğalgaza yapılan zamlar durmuyor. Vergi artışları da vatandaşın ödeme gücünü zorluyor. Vatandaşa uygulanan cezalarda da 2021 yılı için iktidarın eli tutulmuyor. Yani yurttaştan alacağını alırken gözünün yaşına bakmıyor.

Yap-İşlet ile geçilmeyen köprü ve tünel ödemelerinde müteahhitin hakkını koruyor. Otoyol geçiş ücretlerine bile yüzde 26 oranında zam yapıyor. Ancak çalışanın ücret artışında enflasyonun düşük çıkması için hesaplama sepetine kullanılmayan ve fiyatı sabit duran ürünler atılıp enflasyon düşük gösteriliyor. TÜİK’in açıkladığı yüzde 14.6 enflasyon artışı çalışana yüzde 30-40 gibi yansıyor.

Yeni yılda peşi sıra gelen zamlarla daha verilen ücret çalışanlar ve emeklilerin cebine girmeden geri alındı. Alım gücü geçen yıla göre daha da düştü. Ülkeyi yöneten siyasi iktidar saraydan çıkıp pazarı, marketi bir gezsin. Tüm kesimlerin alım gücü nasıl daraldığını görecektir. Tane ile gram ile alım dönemi başladı. Vatandaş temel giderlerini sınırlamak için çabalıyor.

Elektrik, doğalgaz faturalarını dahi ödemekte zorlanıyor. Çalışan kesimin alım gücünün daralması esnafa da yansıyor. Çalışan ve emekli geçinebilmek için bütçesini sıktıkça esnafın geliri de düşüyor. Çalışan ve emekliye düşük ücret artışı yalnız yoksulluğu artırmaya yarıyor. Çarşı ve pazarda geçen yıla göre yüzde 50’in altında zamlanan bir ürün bulabilmek olası değil.

İktidar hesabına göre çarşıda ve pazarda geçen yıl 100 liraya dolan bir file bu yıl 114.6 lirayla dolabiliyor. Böyle bir çarşı pazar yok. Marketlerde ekmekten yumurtaya ay çiçek yağından makarna, bulgur, fasulye, nohut, mercimek, salça, et, peynir ve sebzeye kadar tüm ürünler zamlandı. Bunun yanında birde yılın ilk gününde elektrik ve doğalgaza gelen zamları sağır sultan bile duydu ama iktidar eliyle enflasyonu belirleyen TÜİK sanki bu artışlardan haberi yok.

Ülkede yoksulluk yaygınlaşıyor. Bir mutlu azınlık dışında her kesim geçim sıkıntısı yaşıyor. Asgari ücret açlık sınırında. Kamu çalışanları ve emekli için saptanan ücret artışı dişinin kavuğuna yetmez durumda. Bu süreç yoksulluğu tetikler ve sorunlarını artırır. İşsizlik geniş tanımlı on milyonu aştı. İşsiz üniversite mezunu sayısı gün geçtikçe artıyor.

Bir ailede çalışan bir kişi ile evler geçim derdinde. Ücretlerde gerçeklere göre sağlanamadığında mağduriyetler büyüyor. Gerçek enflasyon yüzde 40’lara dayanmışken, TÜİK, enflasyon sepetine emeklilerin ve kamu çalışanlarının senede bir kez bile almayacağı ürünleri koyarak, rakamları düşük gösteriyor.

Böylece 1 taşla 2 kuş vuran TÜİK, hem ekonomideki kötü gidişatın üzerine örtmeye hem de kamu çalışanlarına verilecek maaş artışını düşük tutmaya çalışıyor. Ancak görünen köy kılavuz istemez. Çarşı, pazarda yurttaş gerçek enflasyonu yaşıyor, yoksullaşıyor.

Kamu çalışanı ve emekli gelirine göre yaşamaya çalıştığı zaman piyasada üretimin dahi düşeceği unutulmamalıdır. Gelir kaybının alım gücüne neden olması piyasayı da boğar. Geçilmeyen köprü ve yollara, kullanılmayan havaalanlarının müteahhitlerine döviz cinsinden tıkır tıkır para ödeyen iktidar, emekliye, memura gelince sırtını dönüyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM