• DOLAR
    5,8035
    %-0,10
  • EURO
    6,4402
    %0,16
  • ALTIN
    273,16
    %0,11
  • BIST
    7,6617
    %0,26
Tribün ve Kırmızı Kart…

Tribün ve Kırmızı Kart…

Sahaya çıkan bir futbol takımının tribün dolusu teknik direktörü vardır.

Sahaya çıkan bir futbol takımının tribün dolusu teknik direktörü vardır.

Tekniğin tırnak içine gömülmüş bu amatörler topluluğunun takıma bir yararı var mıdır?

  • Asla ve katiyen yoktur!

Sadece kendilerini tatmin eder, stada girerken ödedikleri bilet parasının karşılığını almaya çalışırlar, hepsi o kadar.

Böylece [kendi ölçülerinde] memnun olurlar.

Hatta mutlu bile olurlar.

Kimseye bir zararları yoktur.

Tuttukları takım galip gelirse, mutlulukları bir arşın daha yukarıya tırmanır. Verdikleri taktiğin yerini bulduğunu düşünür zevkin en ucuna ulaşır, nirvanaya varırlar.

Yenilgi ile karşı karşıya kaldıklarında ise, teknik direktörü yerin dibine sokar, o güne kadar duyulmadık küfürlerin yaratıcısı olurlar.

Ama…

Yine de kendi hallerindedirler.

Hiç kimseye bir zararları yoktur.

Hele hele takımlarının teknik direktörünün koltuğunda hiçbir zaman gözleri yoktur.

Ama…

İş siyaset arenasında oynanan maçlara gelince durum hiç de böyle değildir.

Bir de bakarsınız tribünde oturup, oynanan maçı [sadece] seyretmesi gereken bazı “kerameti kendinden menkul” kişiler, oynanan maçın hem hakemi, hem oyuncuları seçip-yöneten teknik direktörü ve hem de bizzat oyuncusu olmaya soyunurlar…

Oysa ne hakemlik lisansları vardır.

Ne teknik adam olma ehliyetleri…

Oyuncu olarak ise, kırmızı kart görerek diskalifiye edilmiş oldukları için sahaya adım atmaları bile mümkün değildir…

Ama yüreklerde hırs, böbreklerde az-biraz atık su ve karaciğerde ise, bir türlü eriyip gitmeyen alınganlıklar, kırgınlıklar ve hatta düşmanlıklar vardır.

Bir türlü yerlerinde duramaz, oraya buraya koşuşturur, didinip dururlar. Tüm umut, adam-adama oynanan kulis muhabbetlerindedir… Aldın-verdin hesabındadır… O benim, bu senin alış-verişindedir.

Ama…

Esas olan insani değerlerdir. Kültürdür. Özveridir. Bencilliklerden arınmaktır. Hırs küpü olmamaktır. Kamu yararıdır. Sorgulamadır, Aydınlanma değerleridir. Ülkenin [sahiden] savunulmasıdır. Bölünmeye karşı olmaktır. Birleşme kültürünü geliştirmektir. Tam bağımsız Türkiye’dir. Hakça bölünmenin esasıdır, ideolojisidir, eylemidir…

Ne demiş Gazi Mustafa Kemal Paşa…

“BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM…”

Amacımız, Atatürk’ün sevdiği o insan olmaktır…

Sporda da, siyasette de, günlük yaşantımızda da…

@farukhaksal42

farukhaksal@gmail.com

www.akceder.com

www.haksal.av.tr

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM