• DOLAR
    5,9217
    %0,64
  • EURO
    6,5357
    %0,67
  • ALTIN
    284,57
    %1,05
  • BIST
    96.288
    %-2,77
Taşı öpmek…

Taşı öpmek…

  Babam rahmetlide görmüştüm; bir taşı (tıpkı ekmek gibi) yol ortasındayken alır, onunla birkaç sözcükle de olsa söyleşir, okşar, sever, gönlünü hoş edercesine, sonra da kimselere zarar vermeyecek biçimde bir duvar ya da ağaç kenarına bırakırdı. Hani koca Nâzım ne demişti “Türk Köylüsü” şiirinde onlar için “Topraktan öğrenip/ kitapsız bilendir/Hoca Nasreddin gibi ağlayan/Bayburtlu Zihni gibi […]

 

Babam rahmetlide görmüştüm; bir taşı (tıpkı ekmek gibi) yol ortasındayken alır, onunla birkaç sözcükle de olsa söyleşir, okşar, sever, gönlünü hoş edercesine, sonra da kimselere zarar vermeyecek biçimde bir duvar ya da ağaç kenarına bırakırdı.

Hani koca Nâzım ne demişti “Türk Köylüsü” şiirinde onlar için “Topraktan öğrenip/ kitapsız bilendir/Hoca Nasreddin gibi ağlayan/Bayburtlu Zihni gibi gülendir(…)” Ve “Yaşamaya Dair”de eklemişti: “Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, /yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, /hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, /ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, /yaşamak yanı ağır bastığından.”

Dün gördüm bu amcayı; yeniyetme bir ağacın yaralarını sararken. Yetmişini geçmiş ve zeytin dikmese de… Sanırım yavru bir kedi, ya da kuş, ya da köpek… fark etmez, tıpkı bu yavru ağaçta olduğunca onları da sarıp sarmalar, kendini “insan” sananların “şerrinden” korurdu…

İçimden, “Demek ki iyileri de varmış biz kötülerin!” dedim ve ekledim:

“Hem de bir ülke teslim edilecek kadar…”

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, yürüyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM