• DOLAR
    8,1405
  • EURO
    9,6308
  • ALTIN
    498,04
  • BIST
    1,1822
Sorumluluktan kaçamazsınız

Sorumluluktan kaçamazsınız

Günümüz dünyasında Amerika’dan Avrupa’ya kadar bir çok ülkede, yönetimde bulunan siyasetçiler içinde “Devlet Adamı” niteliğine sahip olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

 

Günümüz dünyasında Amerika’dan Avrupa’ya kadar bir çok ülkede, yönetimde bulunan siyasetçiler içinde “Devlet Adamı” niteliğine sahip olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bu liderlerde erdem-etik-onur-hak-eşitlik-özgürlük-topluma saygı ve sorumluluk duyguları aşağıya doğru “pik” yapmış. Siyasetçilerdeki çapsızlık kalitesizlik, dünyamızı maalesef bir kaos öncesi durumuna sürüklüyor.
İnsanlık yaklaşmakta olan tufanı nasıl önleyecek, henüz bilinmiyor…

Devlet Adamı yani lider denen kişi erdemli olmalıdır.
Erdemli insan, yaşamını ve görevini aklı ile yöneten, tüm karar ve davranışlarına aklı ile yön veren ve aldığı kararların sonucuna katlanabilen insandır.
Hem kararı siz vereceksiniz, hem de verdiğiniz karar sonucu olabilecek can ve mal kayıplarının sorumluluğunu üstlenmeyip, suçu başkalarının üzerine atacaksınız.
Bu sorumsuzluktur, yüzkarasıdır, sonucunda suçtur…

Örnek verelim ki net olarak anlaşılsın;
5 yıl önce bugün 10 Ekim 2015 günü, Ankara Sıhhiye Tren Garı önünde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı olmuştu.
IŞİD militanlarının bombalı eylemleri sonucu 107 insanımız öldü, 500’den fazla insanımız yaralandı.
Katilin birinin kardeşi de Suruç İlçesindeki bombalı eylemin faili idi.

Dönemin İçişleri Bakanı Selami Altınok, Başbakanı Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan idi!
Hiç kimse, 107 insanımızın ölümünün, 500 insanımızın yaralanmasının sorumluluğunu üstlenmedi.
Sanki siyasi iktidar, vatandaşlarının can ve mal güvenliğinden sorumlu değildi!
Sanki siyasi iktidar, IŞİD militanlarının ülkeye gelmesine izin vermemiş, onları AKP Belediye Belediyelerinde besletmemiş, devletin hastanelerinde tedavi ettirmemiş, militanlara kol kanat germemişti!
Sanki 107 can ölmemiş 500 can yaralanmamış, geride gözleri yaşlı binlerce insan kalmamış gibi rahatça görevlerine devam etmişlerdi!

Bu katliamdan birinci derecede sorumlu Altınok daha sonra, Emniyet Genel Müdürü yapılmış ve AKP’den milletvekili yapılarak ödüllendirilmişti.

Dönemin Başbakanı Davutoğlu; “Bombalar patladıkça, oylarımız artıyor” demişti. Tıpkı Dışişleri Bakanı iken odasında, Hakan Fidan’ın “Sallarım Suriye’den iki üç bomba, hoop Suriye’deyiz”denildiği gibi!

Değerli Okurlar;
19. Yılı dolmak üzere olan AKP iktidarında, yukarıdaki gibi çok olay gerçekleşti.
Yanlış politikalar sonucu, binlerce vatan evladı, dönem dönem AKP tarafından desteklenen terör grupları tarafından canlarını verdiler.

Soygunların, hırsızlıkların, rüşvetlerin kolayca gerçekleşmesi için;
Bakanlıkların Teftiş Kurullarını işlevsizleştirdiler, Hesap Uzmanları Kurulunu, Maliye Teftiş Kurulunu kapattılar. Kamu İhale Kanunu’nu yüzlerce kez değiştirdiler.

Yapılanların en çirkin tarafı ülkeyi yönetenlerin, sanki herbiri Yüce Divanlık bu olaylar yaşanmamış gibi yüzsüzce davranmalarıdır.

Herkes şuna emin olmalıdır.
DOĞRU Parti iktidarında, tüm bu ölümlerin soygunların hesabı “Hukuk Devleti” anlayışı ve evrensel hukuk kuralları çerçevesinde sorulacaktır…

Kim ki Türk Milletinin bir ferdinin burnunu kanattıysa, kim ki Türk Milletinin bir kuruşunu çaldıysa mutlaka geri alınacak ve Türk Hazinesine iade edilecektir…

10 Ekim 2020

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
rifat serdaroğlu

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM