• DOLAR
    6,6342
    %0,30
  • EURO
    7,2031
    %-0,09
  • ALTIN
    342,97
    %0,02
  • BIST
    8,2701
    %-0,31
Sen sahip çıkmadıkça bir şey olacağı yok! (1. Bölüm)

Sen sahip çıkmadıkça bir şey olacağı yok! (1. Bölüm)

Bir düşünelim: Bize dayatılan ne? Ve bu niçin yapılıyor? Her uygulamada, demokrasi gibi gösterilen, bir mafyokrasi dayatmasıyla karşı karşıya mıyız, değil miyiz?

 

Bir düşünelim: Bize dayatılan ne? Ve bu niçin yapılıyor?

Her uygulamada, demokrasi gibi gösterilen, bir mafyokrasi dayatmasıyla karşı karşıya mıyız, değil miyiz?

– Bu dayatmayla toplumun sürüklenmek istendiği hedef neresi?

– Ortaçağ karanlığı?

Mafyokrasi planlaması, teknolojik bütün olanakları kullanılmakta mı? Değil mi?

Sistemin ajandasındaki gizli ya da açık planlarının ülkenin en ücra köşelerine kadar yaygınlaştırılmış olduğunu görmek için daha ne gerek?

Bir hak gibi gösterilen seçimlerin bile, demokrasinin “olmazsa olmaz” saydığı unsurların pek çoğundan mahrum olduğunu kim inkar edebilir?

Cevapsız soru şu: Sana dayatılan seçimin, adayı bile senin değilse, nesi senin o seçimin?

– Neresindesin sen o demokrasin?

Cinsiyet, ırk, makam, sınıf, düşünce farkı gözetilmeksizin her vatandaşın yasalar önünde “eşit” sayıldığı ilkesinin anayasada varlığını sürdürmesi dışında, uygulamanın hiç de böyle olmadığını kim inkar edebilir?

Anayasasında “Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devleti” olarak tanımlanan cumhuriyetin bu asgari ilkelerinin bir tekine bile sadık kalındığını kim söyleyebilir?

Düşünen beyinlerin geçmişte uyarı adına ortaya koydukları cevapsız kalmış soruları kimi haklı çıkardı?

– Tüm yetkilerin tek elde toplanması ana hedefi üzerine kurgulanan oyunların, dönüp dolaşıp bir “diktatör” seçme(!) eylemine dönüştürülmeyeceğinin garantisi neydi?

– Bu da demokrasiye doğrudan kilit vurmak anlamı taşımasa da, “gem vurmak” anlamına gelmeyecek miydi?

Olanlar “korkulanların” olmasından başka nedir?

– Seçme önümüze konulanlar arasından “çare” olacağı tercih etmek olduğuna göre, kişiler nasıl olur da kendi özgürlüklerine kilit vuracak bir seçimi yaparlar?

Sosyolojik olarak bunu açıklayabilecek tek gerekçe “Aldatılmışlık” olabilir.

Kendi aldatılmışlıklarını mazeretlerine gerekçe yapanların, aldanırken “aldatmış” olabileceklerini de düşünmek de gerekmez mi?

Aldatılmış olmayı, gerekçe sayarak aldatmayı hak görmek ne siyasi etikle, ne de insani erdemle bağdaşır bir olgu değildir.

*

Hitler’i seçimle işbaşına getirenler de, sonunda, büyük acılara sürüklenen halkın kendisi değil miydi?

Tarih böylesi örneklerle doludur. Her diktatörün doğuşunun altında, bir dayatma ve aldatmalara karşı bir sessiz kalış yatmaktadır!

Faşizmin dilinde sessiz kalışların anlamı kabulleniştir.

Aldatma en kolay hangi yolla yapılabilecekse o yol aldatmada araç olarak kullanılır. Bu da din olagelmiştir. İnandırıcılığı, tartışmasızca en kolay sağlananı budur zira…

Seçilen araç devreye sokulurken, düşüncenin önü kesilir önce… Sorma ve sorgulama yeti ve kültürü yerine biat ve itaat temelli eğitim ikame edilir toplumda.

Bu konuda en uygun araç da yine din’dir.

Liselerin imamhatipleştirilmesi, üniversitelerin medreseleştirilmesi tam da budur işte!.

Din üzerinden aldatmanın insanlığın en kepaze yöntemi olduğu bilinmesine rağmen ne yazık ki, soyguncu ve eli kanlı iktidarlar dini araç olarak kullanmayı, savaşta da, barışta da, ortaçağ geleneği olarak hala sürdürmektedirler.

*

Erdem ve aklın seçimine bırakılan tercihlerde akıl zorunluyu seçer!… Erdem ise onuru seçer…

Yaşam, yani hayatta kalma, aklın ilk düşündüğü zorunluluktur. Bu nedenle akıl yaşamı ve yaşama dair olanı seçer.

Bu görüşe karşı çıkanların olacağını biliyorum. Onlara sorum şu: Toplumda, onurunu kurtarmak için ölümü göze alabileceklerin oranı mı; yoksa yaşamı seçmek için onurunu hiçe sayabileceklerin oranı mı daha yüksektir?

İnsanlık, hiç değilse çoğunluk olarak, onurdan yana erdeme ulaşabilmiş olsaydı keşke! O zaman Hitler’ler var olsa bile Göbels’leri bulamazdı yanlarında.

(Yazımız 2. bölümde bu son cümlenin tekrarı ile başlayacak… Görüşmek üzere.)

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
mehmet halil arık

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM