X
https://imgyukle.com/f/2021/08/30/qErB0.jpg
Sayın Cemil Çiçek’e açık mektup (5 Bölümün 5.’Si – Ama Son Değil)

Sayın Cemil Çiçek’e açık mektup (5 Bölümün 5.’Si – Ama Son Değil)

ABONE OL
26 Haziran 2021 13:49
Sayın Cemil Çiçek’e açık mektup (5 Bölümün 5.’Si – Ama Son Değil)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sayın Çiçek

O kadar çok olumsuzluklar yaşandı ve yaşanmakta ki devri iktidarınızda, yasa tanımazlıklar, yalan, talan ve kirli siyaset adına, 18 yılda, değil 5, 55 mektupta yazsak, eksiği kalır da fazlası olmaz!.

Tamamına kör kesildiniz yüzlerce hatanın… Derin Müslim kardeşlerinizden “peygamberlerde hata görüp reisi hatasız” bulanlarınız bile türedi aranızdan.

Kulağınıza gelmedi mi “Çalıyorlar, çalışıyorlar” mucizevi söylemi?  18 yılda ülkeyi çok yıprattınız.

Hadi 18 yıllık hizmet bilançosuna “eser” adına bir tek – Allah için bir tek-  iyi bir şey ekleyiniz.

Siz de sayacaksınız, yol, köprü tünel… Ya her birinin başlarına diktiğiniz “Deli Dumrul”lara ne diyelim? %95 hata payı garantili hava limanı örneğin… Hizmetten sayın hadi yiğitseniz!

“Reform” diye diye kavramların içini boşalttınız bir bir! Korkar olduk, o kavramı duymaktan.

Sizin ne demokrasiden, ne hukuktan, ne özgürlükten anladığınızı yazmıyor hiçbir hukuk ve demokrasi kitapları.

Demokrasiye “ileri” kuyruğu taktınız, mühürsüz oyları geçerli saydırdınız, atı çalanın Üsküdar’ı aşmasını sağladınız.

Her hukuk reformuyla vatandaşın hukuka olan güvenini sarstınız…

İktidara özel medya yarattınız, muhalife hayat hakkı tanımadınız…

Yüzlerce kez değiştirilen ihale yasaları ile adı açıkça “çeteye çıkmış” özel zenginler yarattınız.

“Dünya beşten büyüktür” söylemini duyan kulaklar, “Ülke ‘Beş’ten büyüktür sözünü de duymak isterdi.

Bugünkü çıkışları yapan Bay Çiçekten o günlerde bunu bir kez duysak hoş olmaz mıydı Bay Çiçek!

Sizden bu sözü duymadığımız gibi ‘Tek’in Ülke’den (83 milyondan)  büyük olduğu algısının yerleştirilmesine destek bile oldunuz.

Algılar olgulara dönüşürken hiç gıkınız çıkmadı Sayın Çiçek.

Ülkeyi kuran Yüce Mrclis’in çatısı altında kalkan parmaklarla rüşvetler aklandı. Siz o zaman bile burnunuzun ucunu çıkarmadınız Hem de, besleme basın bu rezaleti “başarı” diye sunarken…

Kendi kendine yeten 7 ülkeden biriyiz diye övünürken, ete, süte, mercimeğe, buğdaya, samana muhtaç bir ülke yarattınız.

Siyaset hizmet yarışı olmaktan çıktı, kirlendi. Hukuk bitti, güvensizleşti, Yüce Meclis işlevini yitirdi. Yasaların yerine KHK’lar aldı…

Hukukçu kimliğinle o gün bir çıkışını görmedikse, duymadıksa, bu gün bu çıkış neyin çıkışı Sayın Bay Çiçek?

Ülkenin dağı, ormanı, ovası, tarlası, arsası, ek imzalı iki satır yazı ve iki dudak arasından çıkacak bir kararla talana amade… Nerede ve kimden yana, YİK üyesi Sayın Çiçek?

Sanki sokakta bulunmuş ülke… Sahipsiz, itibarsız…

Ülke saygınlığı tasarruftan azade sarayların ihtişamında aranır olmuş…

Yetti mi bu kadarı Sayın Çiçek?

Ne yazık ki yetmedi! Neyimize yetmedi Yurtta Barış; Dünyada Barış!

Suriye, Irak, Libya… Mısır… BOP dedik, yetmedi GOP dedik az geldi Ve daha neler geldi peşkeşe. Her gelen yeni cani yeni kan, yeni şehit demekti. Yetmedi!

Genişledi Ortadoğu jandarmalığı… 70 yıl sonra yeni bir Kore belasına gönüllülük neyin bedeli? Bunlar olup dururken, ülkenin yararını hiç sorgulandın mı Bay Çiçek?

35 yıllık siyasi hayatınızda, üstelik şimdi –aslı varsa- en yüce istişare makamında hangi olumsuzluğa bir kere yumruk vurdunuz Sayın Çiçek?

Bazı şeyleri sormak, uyarmak, hatta yumruğunuzu vurmak –parmak basmak değil- sadece hakkınız değil, göreviniz de olmalı değil miydi! Zira bu ülkenin, bu devletin bu kadar da mı hakkı yok üzerinizde?

İstişaresi soruldu mu sizlere üyesi bulunduğunuz o “Yüksek” kurulda bu jandarmalığın ülkeye nelere mal olacağının?

Dediniz mi bu görev ancak ve ancak, Türkiye Cumhuriyetinin en yetkin ve yetkili kurumu Büyük Millet Meclisi’nindir?

Affınıza sığınarak aktarayım; “Vaktinde gösterilmeyen tepki geç gelen para gibidir. Hiçbir b.ka yaramaz” derler atalarımız.

*

Konuşsam çare değil, sussam gönül razı değil! Suç unsuru arayın sözlerim arasından…

*

Siyasetten çekildikten sonra bunları konuşuyor olmak, siyasi etik havarisi kesilmek –yine soruyoruz- günah çıkarmak değilse nedir? (5’in 5’i bu bölümle tamamlandı ama ne var ki bizim diyeceklerimiz bitmedi… 5’in 6’cısına uzayacak diyeceklerimiz…) (O da yakında)

24 Haz. 2021

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.