SAĞLIK İÇİN; SOSYAL ARALIK, MASKE, TEMİZLİK...

  • DOLAR
    7,2515
  • EURO
    8,5383
  • ALTIN
    451,31
  • BIST
    1,1765
Satranç ve tavla…

Satranç ve tavla…

Çok zeki-akıllı kadıların, erkeklerin gayet iyi bildiği iki oyundan bahsedeceğim…
Satranç
Tavla…
Sebebini de yazının sonunda açıklayacağım…

 

Çok zeki-akıllı kadıların, erkeklerin gayet iyi bildiği iki oyundan bahsedeceğim…

Satranç

Tavla…

Sebebini de yazının sonunda açıklayacağım…

***

Satranç Hindistan’da yaklaşık 1500 yıl önce bulunmuş klasik bir strateji oyunudur.

Ruslara atfedilir ama değildir…

Efsaneye göre Hint İmparatoru danışmanlarına, çocuklarının savaşta iyi düşünen başarılı birer general olmaları için bir yol bulmaları talimatını vermiş.

Bu talimat üzerine imparatorun danışmanlarından “Herssabbin Dahire” adlı bir Hint düşünürü satranç oyununu bulmuştur.

Daha sonra Hint İmparatoru, bir satranç takımını, yanında bir mektup ile birlikte, hediye olarak Pers İmparatoruna göndermiş.

Mektubunda oyunla ilgili hiçbir açıklama yapmamış, sadece:

Kim daha çok düşünüyor,

Kim daha iyi biliyor,

Km daha çok ileriyi görüyorsa o kazanır. İŞTE HAYAT BUDUR diye yazmış…

***

Pers İmparatoru bu mesajı dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile paylaşmış ve ondan önce oyunu çözmesini;

Sonra da karşılık olarak Hint İmparatoru’na hediye edilmek üzere başka bir oyun bulmasını istemiş.

Oda bulmuş; adı TAVLA…

Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir.

Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi de son derece etkileyicidir.

Tavlanın 4 köşesi 4 mevsimi, içindeki karşılıklı 6’şar hane 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12’şer hane günün 24 saatini simgeler…

***

Buzur Mehir’in bulduğu oyunu çok beğenen Pers İmparatoru; Hint İmparatoru’ nun hediyesine karşılık olarak bir tavla takımı göndermiş.

Hediyesine iliştirdiği mektupta şöyle yazmış:

Evet,

Kim daha çok düşünüyor,

Kim daha iyi biliyor,

Kim daha çok ileriyi görüyorsa o kazanır.

Ama şansı da unutmamak gerekir. İŞTE HAYAT BUDUR…

***

Dün Erzurum da B.B.Erzurumspor futbol takımı ile Adana Demirspor futbol takımlarının maçı vardı.

Seyredenler fark etmişlerdir.

Kora kora denilecek nitelikte bir maç oldu ve maçı Adana Demirspor futbol takımı maçı 2-1 kazandı.

Bu maçtan önce Boluspor-Hatayspor maçı oynandı. Hatayspor maço 1-0 kaybetti…

Fakat maçlar öncesi ben Facebook hesabımdan hem HATAYSPOR’a hem de ADANA DEMİRSPOR’a rakiplerinin adını vererek başarılar dilemiştim…

Erzincan’da görevliyken tanıştığım ve gerçekten iyi dost olduğum

Erzurumlu ALTUN ailesinin büyük oğlu ONUR,

Paylaşımımı okuduktan sonra bozulmuş ve özelime bolca sitemli bir mesaj çekerek Erzurumspor’ un, ben istesem de istemesem de Adana’ yı yeneceğini yazmıştı…

Son olarak da Erzurum yenilirse “siyaset” ve siyasetçiler yüzünden yenileceğini söylemişti…

***

Fanatizmi en iyi bilenlerdenim.

Siyasetin ve özellikle Erzurumluların taptığı Kaç’Ak Saray müdavimlerinin;

On üç yıl boyunca eğitimden spora yargıya ve sandık sonuçlarına varana dek nasıl tuzak kurduklarını ve oyun oynadıklarını da bilenlerdenim…

Onun inadına bir cevap verirsem kırılacağını hatta ailece keyif aldığımız dostluğumuza zarar vereceğini düşünerek yukarıdaki yazıyı aynen gönderdim.

Sonra da dedim ki;

Bak ONUR’cuğum “hayatın her alanında her aşamasında hatta son yıllarda şahit olduğun gibi siyasette de aklına gelmedik oyunlar oynanır…

Her zaman olmaz ama “oyunu” genelde iyi oynayanlar kazanır.

Onun için “iyi oynayan kazansın…”

***

Maç bittikten yaklaşık bir saat sonra babası aradı; önce tebrik etti başarılar diledi. Sonra en kısa zamanda Erzurum’a CAĞ KEBABI yemeye davet etti…

***

Demem o ki; siyasetin el attığı her şey “bıktıracak” ve “utandıracak” seviyelerde kirlendi, ama bu ülkede hala dürüst ilkeli, çağdaş ve “ışık” yayan insanlar, kurumlar örgütler var.

Herkesi o “torbaya” atmamak lazım…

Ülke hala “yıkılmadıysa” bunda kurucu önderimizin attığı temellerin yanı sıra bu tür insanların varlığı ve direnci sayesindedir…

Şayet henüz inmemişse gözlerimize perdeler inmesine, ülkenin ve toplumun geleceğinin karartılmasına izin vermeyelim…

Spor “oyunları “gelip geçici zaferlerdir ve her yenilginin-mağlubiyetin telafisi mutlaka vardır. Ama ülke ve toplum sorunlarına,

Tepkisiz, sessiz ve duyarsız kalındığı sürece “ ihanetin ve kötülüğün” telafisi yoktur…

***

Çok sayıda kutlama mesajı aldım ama maçlar henüz bitmedi, gün doğmadan neler doğar bu ülkede, onun için çok teşekkür ederim.

Ama bendeniz “tebrikleri” kabul etmek için son düdüğün “şampiyonluk” için çalmasını bekleyeceğim…

İşte hayat budur…

 

İstanbul 02.07.2020 03.55

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
erdoğan özgenç

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM