• DOLAR
    5,5920
    % 0,22
  • EURO
    6,1981
    % 0,14
  • ALTIN
    271,2818
    % -0,08
  • BIST
    95.734
    % -0,87
Sana düşler getirdim bana gülüşler ver/ Kemal Bayrakçı

Sana düşler getirdim bana gülüşler ver/ Kemal Bayrakçı

ah o hançerin çeliğinde şavkıyan su içindeki kıvılcımdan yıldırımlar yaratmış sevda korosu güzelliği nasırında yaşayan insan yüzün gölgelenmesin içine attığın kahırdan ne acılar çektin teknesinde her zerrenin yoğrulduğu hüzünlerin kemendiyle sevinçlerin boğulduğu ne acılar çektin yürek kitabından sormalı gözyaşı tomurcuklarını yanağından koparmalı hasret bahçesinde aşk sırrına erdiğinde dudaklarında gülüşler sürgün verdiğinde.   ah o sonsuz […]

ah o hançerin çeliğinde şavkıyan su

içindeki kıvılcımdan yıldırımlar yaratmış sevda korosu

güzelliği nasırında yaşayan insan

yüzün gölgelenmesin içine attığın kahırdan

ne acılar çektin teknesinde her zerrenin yoğrulduğu

hüzünlerin kemendiyle sevinçlerin boğulduğu

ne acılar çektin yürek kitabından sormalı

gözyaşı tomurcuklarını yanağından koparmalı

hasret bahçesinde aşk sırrına erdiğinde

dudaklarında gülüşler sürgün verdiğinde.

 

ah o sonsuz hayatın kalbinde köz

gibi külünü soyunarak patlayan aşk

vücudumuzu öpüşleriyle dağlayan

dağları koynunda ağırlayan aşk

pir sultan olup dirilir elinde ışıktan asası

kapanır tarihin gözleri ama sayfası

boynunda yağlı urgan celladına darılmaz

sevgiye kardeşliğe açılır düşmanlığa açılmaz

Hacı Bektaş Veli’nin gönlündeki dört kapısı.

 

ah o ölümsüz dizelerin zulasında saklı

bir lamba gibi gözlerinde parlayan söz

ipin ucunda sınandın her şafak vakti

savaş suçlusu gibi kurşuna dizildin

duvar dibinde

kapanmaz durur bir fiskenin yarası

gonca güller gibi bedeninde

kalbinde açmamış çiçekleri hürriyetin

göz pınarlarında barış kuşlarının yuvası.

 

ah o güzel aşkların pıhtısı tomurcuk

toprağın karnını tekmeleyen cemre

alnına annesinin kalbi çizilmiş çocuk

tufanlar eğitir seni hayatın kundağında

sıcağın kanımda dökülmez sim

içimden bir şeyler kopar her ağladığında

ağlama havalansın dilinde ezgilerin her mevsim.

 

ah o çürümüş kalplerin sığınağı

namlusuna ölüm sürülmüş savaş

ne zaman acıksan insan etine

hayatın el değmemiş hürriyetine

bir elinde filinta bir elinde atom bombası

çıkarsın karşımıza kuzu postunda

kulaklarımda çınlıyor ölümün kalleş kahkahası

ve paramparça bedenlerin silinmez çığlığı

ciğerimi dağlıyor kağıt gibi yanan bebeklerin

ateşten kefen diken hıçkırığı.

 

ah o soğuk yüzünde kılıç yarası

gibi insanlık utancını taşıyan ölüm

bir yanım sallanır darağaçlarında

“dostlar beni hatırlasın”

savrulur külüm Veysel’iin Sivas’ında

giyotin ağzında  kıvranır bir yanım

ağlar başımda celladım

o ağlar ben ölürüm

yer altında düşlerimin emzirdiği

bir gül olup gözünüze görünürüm.

 

ah o saçlarını rüzgarda dağıtan

kanatlarını gök yüzüne daldıran barış

sana dokunulmamış özlemler getirdim

bana kanatlarından akan ışığı ver

çiçekle donanmış ağaçların dansını

halay çeken kuşların bahtını ver

yanmış yakılmış düşler getirdim

bana sarı esmer siyah beyaz gülüşler ver.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM