• DOLAR
    6,1235
    %0,16
  • EURO
    6,6526
    %0,23
  • ALTIN
    326,02
    %-0,05
  • BIST
    7,9274
    %0,28
Sakın Vazgeçme Didimli!

Sakın Vazgeçme Didimli!

Dünya adlı gezegenimizde kaynaklar sınırlı ve buna karşın buğday başaklarının üstel büyümesi gibi artan bir nüfus var.

 

Dünya adlı gezegenimizde kaynaklar sınırlı ve buna karşın buğday başaklarının üstel büyümesi gibi artan bir nüfus var. Bir başka deyişle; sınırlı olan kaynaklar azalırken, bu kaynaklara uzanan ellerin sayısı her geçen günle birlikte artıyor, artıyor ve artıyor.

Uluslararası egemenlerin, kendilerini DÜNYANIN EFENDİSİ sananların; sömürüsü sürdükçe (üstelik bu kaynaklar yenilenebilir ya da sürdürülebilir olmadığından) her geçen günle birlikte kaynaklar tükeniyor.

Bu kaynaklar insanlığın ortak kullanımında ya da envanterinde olsa ve eşit paylaşım söz konusu olsa, belki sorun bu denli büyümeyecek…  Ama Dünyanın Efendisi sayrılığına tutulmuş olanların saldırılarıyla ve bir mirasyedi gibi har vurup, harman savurması sonucunda hızlı bir yok oluş süreci yaşanıyor.

Ne yazık ki gün gelecek, kaynaklar tükenecek, paylaşılacak ya da paylaşım savaşı verilecek hiç bir şey kalmayacak. Dünyamız yok oluşa sürüklenecek ve “sözde” Dünyanın Efendisi bile iflas edecek.

Ve o acımasız saldırganlardan, sömürgenlerden ne yazık ki irili, ufaklı her kıtada, her ülkede, her bölgede, her kentte var.

İşte onlardan bazılarıyla da Didimliler’in savaşımı var.

Kamu yararını düşünmek yerine, özel yararını düşünen eller şimdi de Didim’i sıraya almış ve artık Didim’e saldırmak için atağa kalkmış. Yalnızca tarihsel, tarımsal, doğal değerleri olan topraklarına göz dikmekle kalmayıp, denizlerini de kirletmek için plan, program yapmış, paralar saçmış.

Bilindiği gibi onlar; Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi kurmak istiyorlar. Ama Didimli buna karşı çıkıyor; Didimli, Didim bozulmasın, kirlenmesin, turizm kenti olarak varlığını sürdürsün istiyor.

Ve onlar…

16 Ocak 2020 günü ÇED Raporları’nı sunup, halkı kandırmak için sunum yapacaklardı. Ama halkın direnmesi sonucu başarılı olamadılar, geri çekilmek zorunda kaldılar. Şimdilik geri çekilen bu efendiler; biliyoruz ki yine gelecekler, yine saldıracaklar, istediklerini almak için belki de birilerini satın alacaklar.

Üstelik köylülerle yaptığımız söyleşilerden öğrendiğimiz kadarıyla bazıları “alan razı, satan razı, sana ne oluyor Didimli Niyazi?” yaklaşımındalar.

 

Ve şu ÇED Raporları…

Biz böyle raporları Bursa’da kaç kez dinledik?… Orhaneli’de filtresiz Termik Santralı, İznik Gölü kıyısında Cargill, Hasanağa’da Sanayi Bölgesi ve Uluaabat Gölü’nde Kerevitaş ve Ovaakça’da Doğalgaz Çevrim Santralı olmaz dedik!

Ama hepsi de oldu.

(Yazılarımızda da sıkça bu birikimlerimizi, deneyimlerimizi anlattık da… Biliyoruz ki hiç okuyan olmadı.)

Üstelik iktidarda AKP’nin olmadığı günlerde yaşadık bu olumsuzlukları…

Sanki Menderes’den beri; iktidar olanların en öncelikli görevi ülkenin doğal kaynaklarının talanına izin vermek ya da öncülük etmek…

Korkuyoruz, endişeliyiz ve biliyoruz:

Uysa da olacak, uymasa da olacak “halka rağmen” AKEGEMENLER desteklediği ve KILIÇ istediği sürece SÜOSB… Bu nedenle asla rehavete kapılmamalı Didimli

Bu geri çekilmeye aldanmamalı, erken sevinmemeli…

Umalım ki 16 Ocak günü yaşananlar bir Pirus zaferi olmaz!

Kılıç 2 yıl öncesinde bölgeyi tapusuna geçirmiş, fizibilite raporlarını onaylatmış ve egemenlerin etkilisini de, yetkilisini de yanına almış.

Bunlar bekleyip, konuyu soğutur, ama durmaz, vaz geçmez, yeniden saldırır.

Güvenilmesin günübirlik utkulara, her an tedbirli olunup, soruna ilgi azalmasın, konu sürekli gündemde tutulsun.

Ve sonunda sermayenin değil, halkın istediği olsun!

Didim, 16 Ocak 2020

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM