Roma ve Hollywood festivallerinde bir Türk yönetmen…

Roma ve Hollywood festivallerinde bir Türk yönetmen…

TUM-HABERLER.COM Genel Yayın Yönetmeni/ sitemiz yenimuhalefet.com yazarı Ali Rıza Özkan ile söyleşen Burak Kum, amacının Yabancı Dilde Oscar Ödülü olduğunu söyledi.

Türk yönetmen Burak Kum, kısa bir süre önce Roma Uluslararası Kısa Film Festivali’nde Büyük Ödül’ü kazanmıştı.

Kum, uluslararası sinema alanındaki başarısını iki uluslararası festivalin başlangıç filmlerini hazırlayan yönetmen olarak sürdürüyor.

TUM-HABERLER.COM Genel Yayın Yönetmeni/ sitemiz yenimuhalefet.com yazarı Ali Rıza Özkan ile söyleşen Burak Kum, amacının Yabancı Dilde Oscar Ödülü olduğunu söyledi.

Kum’la yapılan söyleşi şöyle:

1) Sevgili Burak, önce Roma Uluslararası Kısa Film Festivali’nde büyük ödülü aldın ve hemen arkasından güzel gelişmeler oldu. Okurlarımızla, senin cephendeki yenilikleri paylaşır mısın?  

Roma Uluslararası Kısa Film Festivalinden kazandığımız ödülden sonra festival ekibi ile etkili bir iletişim kurmaya başladık. Daha sonra festival tanıtım filmi ihtiyaçlarının olduğunu fark ettik. Sonra bir film hazırladık. Hazırladığımız tanıtım filmini yolladığımda yayınlayacakları filmler önünde logo şeklinde de kullanacaklarını söylediler. Daha sonra beklemediğim bir şekilde, hızla ve övgü ile filmi sosyal medya hesaplarında paylaştılar. Bu beni çok mutlu etti. Zaten keyif alarak yaptığım bir çalışmaydı. Güzel olmamış mı? Ardından daha ilginç bir şey oldu… Roma’dan ödül alan Absürt Adam kısa filmimizi Uluslararası Hollywood Kısa Film Festivaline yolladık. Aslında bu, Hollywood ile ilgili yaşadığım ilk güzel gelişmemiz değil. 2019’da Stage 32 film festivalinde “Nevermind” filmimiz kazanan film seçilmiş; akademi ödülü kalitesinde olan Hollyshort ve Raindance Film Festivalinde gösterilmişti. Her neyse, daha sonra Uluslararası Hollywood Kısa Film Festivali ile bir tanıtım filmi yaptık. Onlar da bu tanıtım filmini hemen paylaştılar. Tüm bu güzel gelişmelerde, uluslararası alanda önemli film eleştirmenlerinin Absürt Adam kısa filmimiz ile ilgili çok olumlu görüşleri ve Rüya Bilmecesi (The Science Of Sleep) filminin görüntü yönetmeni Jean-Louis Bompoint’nın film hakkında gurur duyulası yorumlarının, etkisi olduğunu düşünüyorum.

2) Türkiye’de sinema sektörü neredeyse üzerine ölü toprağı serilmişçesine durağanlığa girmişken, sendeki aktivitenin kaynağı nedir?  

Evet, Türkiye’de sinema sektörünün zor zamanlar yaşadığı doğru. Bu sorunun cevabının iki büyük nedeni olduğunu düşünüyorum. Nedenlerden biri, bugünlerde dünyadaki Covid-19 salgını. Setler kalabalık, uzun çalışma saatleri ve çok sayıda mekânda çekilen sahneler, maskesiz çalışma gerektiren kamera önü, ekipleri işin içinden çıkılmaz noktaya götürüyor. Setler aksıyor ve sonunda duruyor.  İnsan sağlığı ve çalışma koşulları benim için her şeyden önemli. Bu noktada kontrollü bir yönetmen olduğumu söyleyebilirim. Küçük bir stüdyoda, az oyuncu ile kısa sürede çekilen filmler yazıp çekiyor ve kendi imkânlarımla kurgusunu yapıyorum. Bu durum, içinden geçtiğimiz zor dönemlerde ciddi bir avantaj. Nedenlerden bir diğeri ise başka bir salgın! Türk Sinemasında görülen bence en büyük salgın, aynı senaryoların, aynı oyuncular ile aynı biçimde çekiliyor olması. Bu ortak bir dil yaratmak yerine, yavan bir öğüne dönüştü. Dahası kuyrukçuluk! Bunun çeşitli sebepleri var. Aslında filme kıyıdan köşeden bir şekilde bulaşmış herkes ne demek istediğimi çok iyi anlıyor. Bu konuda öfkemi yaşam enerjime çevirmeye çalışıyor ve gücüm yettiğince üretiyorum. Herhalde durmadan kısa filmler çekmemin nedenlerinden biri kendimde yaratmaya çalıştığım bu güç: Türk sinemasında yeni bir şeyler yapmak!  60’larda film çeken üstat yönetmenlerin yaratıcılık konusundaki arayışlarına ve gerçekleştirme dirayetine, tüm gücümle yetişmeye çalışıyorum. Bu konuda mütevazı olamıyorum. Sağlıklı olduğum sürece de üreteceğim.

 3) Roma ve Hollywood festivalleri hakkında bize bilgi verebilir misin? Bildiğim kadarıyla her ikisi de uzun yıllara dayanan köklü festivaller…  

Elbette,  aslında Roma Kısa Film Festivali çiçeği burnunda yeni bir festival. Buna rağmen altın festival kategorisinde değerlendirilen bir festival. Çünkü bunun gerekliliklerini çok iyi bir disiplin ve içtenlikle yapıyor. İyi bir iletişim ile iyi organize edilip sunuluyor. Amaçları yeni denemeler yapan ve benzersiz hikâyeler anlatan, öncü filmleri desteklemek. Bunun bir parçası olduğumuz için çok mutluyum. Uluslararası Hollywood Kısa Film festivali daha köklü bir festival. Bağlantıları çok kuvvetli. Yapımcıların, yazarlar ve yönetmenlerin ilgi odağı bir festival. Bu festival ile ortak bir şeyler yapmanın bizim için yeni, güzel olanaklar demek olduğunu biliyorum.

4) Tabii ki, hayalinin festivallere tanıtım filmleri yapmak değil, o festivallerde yarışacak filmler çekmek olduğunu biliyorum. Önünde, çekmeyi bekleyen bir film projesi var mı?  

Evet var. Şu an Zeynep Üstünipek ile birlikte ortak yazdığımız tek mekânda geçen “aynı masanın etrafında” uzun metraj film projesi kurgu aşamasında. Bununla birlikte kültür bakanlığına ilk filmini gerçekleştirecek yönetmen desteğine “Harita Okuyucuları” adlı projemle başvurdum. Sonucu heyecanla bekliyorum. Amacımız sadece sıradan bir uzun metraj film çekmek değil. Şimdi değil ama ileride en iyi yabancı dilde akademi ödülü için kolları sıvamak, daha da önemlisi seyircinin uzun zaman boyunca etkisinden kurtulamayacağı filmler yapmak. Önümüzdeki en büyük engel yapım desteği bulamamak. Sinema oldukça pahalı bir iş ve ülkemizde bu iş için yapım desteği bulmak çok zor.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM