• DOLAR
    8,3465
  • EURO
    9,6822
  • ALTIN
    504,34
  • BIST
    1,1649
Öpüşmüşsünüz…

Öpüşmüşsünüz…

Dün işim vardı, öğleden sonra çıktım evden, bir kaç saate bitti işim, eve dönerken uzun zamandır uğrayamadığım büfeci Mehmet Bey’in yanına uğrayıp,
Pandemi ile ilgili alınması gereken önlemleri alıp plastik bardakta iki bardak çay içtim…

 

Dün işim vardı, öğleden sonra çıktım evden, bir kaç saate bitti işim, eve dönerken uzun zamandır uğrayamadığım büfeci Mehmet Bey’in yanına uğrayıp,

Pandemi ile ilgili alınması gereken önlemleri alıp plastik bardakta iki bardak çay içtim…

Oradan kalktım aklıma görüşmeye gittiğim yerde sehpanın üzerindeki Hürriyet Gazetesindeki bir haber dikkatimi çektiği için o gazeteyi almak için “büfeye” gittim ve aldım…

Böyle konuları pek yazmam…

Fakat mesele bizim gençliğimizden beri sıkça yaşanan ve gerçekten acı sonuçlara sebep olan bir mesele olduğu için yazmak istedim…

***

Hatay’da lise öğrencisi H.İ., kız arkadaşıyla öpüştüğü iddiasıyla okul müdürünün odasında azarlanmış, suçlanmış ve psikolojik baskıya maruz kalmış…

Gururu kırılan H.İ., balkondan atlayınca felç kalmış ve olay mahkemeye intikal etmiş…

İdare mahkemesi, olaydan okul yönetimini sorumlu tutmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı’ nın öğrenciye “bir milyon yedi yüz bin TL” tazminat ödemesine karar vermiş…

***

Hürriyet’in haberine göre; öğrenciler okul müdürü A.E. un “yediğiniz haltları anlatın bakalım; öpüşmüşsünüz” dediğini, öğretmen N.A. nın H.İ’ yi “senin bacına yapsalar ne düşünürdün, seni okuldan atacağız” diye tehdit ettiğini söylemişler…

H.İ adlı erkek öğrenci maruz kaldığı psikolojik baskı nedeniyle okulun balkonundan atlayarak intihar girişiminde bulunmuş…

Ve H.İ. olayın ardından “felç” kalmış ve yüz de 93 oranında engelli hale gelmiş…

Kırıkhan Cumhuriyet savcılığı olayla ilgili olarak soruşturma açmış ve soruşturma sonucunda müdür A.E. ve öğretmenlerin H.İ’ nin intihara yönlendirecek fillerinin saptanmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermiş…

***

Hatay Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişliğince 3 Ağustos 2016’da hazırlanan ikinci raporda, gençlerin yaşları itibariyle ergenlik döneminde bulunmaları bakımından olaylardan fazlası ile etkilenebileceği ve ani tepkiler verebileceği, karamsar ve isyankar bir yapıya sahip olabileceği ve kolayca öfkelenebileceğine dikkat çekilmiş…

H.İ’ nin ailesi, MEB’e başvurarak zararlarının tazminini istemişler.

Taleplerinin reddedilmesi üzerine ailenin avukatı Ali Habip, H.İ’ nin hakaretlere, psikolojik baskıya ve şiddete maruz kaldığı için balkondan atladığını,

Olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş…

***

Sizleri “hukuki” terimlerle sıkmamak için muşlu, mışlı cümlelerle kısaca anlatım…

Haberi ilginç kılan birinci etken şu;

Hatay 1’inci İdare Mahkemesi ise oy birliği ile 8 Temmuz 2020’de örnek bir karara imza atıyor. Mahkeme, H.İ’ ye “kalıcı sakatlık-sürekli iş göremezlik tazminatı” olarak 1 milyon 410 bin TL,

Anne ve babasına da bakım gideri olarak 109 bin TL ödenmesine hükmediyor.

Mahkeme ayrıca H.İ ve ailesine de toplamda 210 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar veriyor…

Sonrası dava dosyasında…

***

Yazımın ilk satırlarında yazdığım gibi bu tür olaylar ilk defa olmuyor, bizim “lise” hatta ortaokul yaşlarımızda bile yaşanan olaylar…

Ki bizim gençliğimizde genç kız çocuklarının üzerindeki “aile”  baskısı günümüzün dizi ve sinema filmlerine konu olacak nitelikteydi.

Kılık kıyafetler eğitimli çağdaş mahallelerde de inanılmaz derece de özgürdü…

Dizilerde giyebiliyorlar artık, ama maalesef geçen gün o dizilerden birisine RTÜK ihbarname göndermiş ve uyarmış…

Çünkü RTÜK’ün AKP ve MHP’li üyeleri ırzı namusu cinsellikle ölçüyorlar ve saçma sapan gerekçelerle dinimizle ve Kuran-ı Kerimle bütünleştiriyorlar.

***

Eğer Kuran-ı Kerime anlayarak bakarsanız meselenin anlattıkları ve düşündükleri gibi olmadığını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz…

İnsan üzülüyor haliyle, maalesef Türkçe açıklamalarını okumayanlar ya da okuduklarını anlayamayanlar bunlara körü körüne inanıyorlar…

Tıpkı Hatay’da bu kafayla ve şartlarda yetişmiş okul müdürü ve öğretmenleri gibi…

***

Hem öğretmenlere olan derin saygı ve sevgiden, hem de dava dosyasında adı gençlerin kişilik haklarına zarar vermemek için cümleleri özenle seçtim.

Beni asıl üzen ne biliyor musunuz?

21 nci yüzyılın ilk çeyreğini neredeyse bitirmek üzereyiz…

Hala bir arpa boyu yol alamamışız.

Ve Türkiye gibi akıl almaz ve mucize gibi “devrimlerle” kurulan bir ülkede hala “öpüşme” nedeniyle gençler okuldan atılabiliyor,

Gururlarına yediremedikleri için intihar edip hayatlarına kıyabiliyor ya da “sakat” engelli kalabiliyorlar…

Yazıktır…

Bırakın çocuklar “çocukluklarını” ve “gençliklerini” doya doya özgürce yaşasınlar…

***

Hiçbir yasada öğretmene ya da okul müdürüne “öpüştüler” ya da el ele dolaştılar diye ceza verme hakkı verilmemiştir.

Bilakis onlara düşen temel görev; gençlere hayatın gerçekleri doğrultusunda olumlu uyarılar yapmak, daha da ötesi aşk ve sevgi hakkında “yol” göstermektir…

Unutmayın::

Dünya da; yaşınız ne olursa olsun var olduğunuz sürece sizin için ”sevmekten ve sevilmekten”  daha mucizevi bir ilaç yoktur…

Görüyorsunuz işte!

Bugün Türkiye de yıkılan ya da felaketle sonuçlanan, ya da “mutsuz” sürdürülen evliklerin çoğu “sevmeden” aşık olmadan, birbirini tanımadan yapılan evliliklerdir…

***

Yapmayın…

Çocukları, gençleri (kız erkek) anlamaya çalışın, empati yapın ve lütfen her arkadaşlığı da “bel altına” bağlamaya kalkmayın…

Kalkarsanız emin olun sadece günümüzün iflah olmaz tacizci tecavüzcü sapıklarına “ilham” kaynağı olursunuz…

Çıkarın kafalarınızı kumdan…

***

Hatay 1 nci İdare mahkemesinin “üyelerini,” aşık olmak ve sevmek cesaretini gösteren gençleri yürekten kutluyorum…

İstanbul 18.09.2020 04.15

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
erdoğan özgenç

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM