Tarım News
İstanbul
DOLAR18.6296
EURO19.4889
ALTIN1067.8
Oktay Erol

Oktay Erol

Mail: [email protected]

YİNE KOZAN DEVLET HASTANESİ...

Hastalıklı toplumlar, ortaya konan işin niteliklerinden uzak durmayı yeğler; her şeyleri derme/ çatmadır, “yapıldı/ konuştu/ geldi” densin diye uğraş verilir!

İçlerine baktığınız, toplumsal yarar yönüne baktığınızda kocaman boşluklar görülür, kocaman boyalı/ süslü/ aldatıcı yapılar görülür!

Betona yatırılan milyarların yurttaşın yaşamına ne kattığını düşündünüz mü hiç?

Öyle çok değil, yirmi yıl öncesinin olanaklarını koyun bir yanınıza, diğer yanınıza da bugün içinde bulunulan koşulları; hani ne verdi göğü yarılan beton yapılar?

Ardından her fırsatta övgüler dizilen, ederleri sürücüleri boğan oto yolları, köprüleri düşünün; yurttaşın ekmeğinin artmasına nasıl bir katkı sağladı, eğitimde hangi atılımların önünü açtı, akademisyenlere kaç bilimsel çalışma yaptırdı, üretimde ne denli artış gösterdi?

Sağlık sisteminde çığır açacağı ileri sürülerek yapılan ödeme güvenceli kent hastaneleri ile diğer ilçe hastanelerinin durumu da içler acısı…

***

Emeklerinin karşılığını vermeyip, “giderlerse gitsinler” diyerek uğranılan haksızlığa destek verilince sağlık görevlilerinin, öncelikle doktorların birer birer yurt dışına çıkışlarının önü açılınca “bundan” başka sonuç beklenmiyor!

Hastanelerde yeterince doktor yok, kalan doktorların her birine yüzelli- ikiyüz/ bazen üçyüz hasta düşünce ne verimlilik kalıyor, ne de yapılan işte nitelik!

Bir doktorun, bir hastaya kaç dakika ayırması gerekir; üç mü, beş mi, on mu, yoksa ne gerekiyorsa o denli mi?

Öyle değil işte!

İşin doğrusu, “normal koşullarda, bir uzman bir günde yirmiden çok hastaya bakamaz” deniyor!

Gittiğiniz bir hastanede, sırasında beklediğiniz doktorun kaç hastaya baktığına bir bakın; yirmiyi, beşle/ onla/ onbeşle çarpmanız gerekecek!

“Giderlerse gitsinler” demenin sonucu bu!

***

Kozan ilçesi…

Buradaki hastane yalnız Kozanlılara değil; Feke, Tufanbeyli, Saimbeyli, İmamoğlu, Aladağ ilçelerinin de gereksinildiğinde sağlık sorunları için geldikleri hastane…

Kozan’da otuz/ kırk yılda bir hastane yenilenir nedense; yenisi yapılırken de eskisi yerle bir edilir! Onca yapılan masraf, başka bir alanda yarar sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın, daha önceden sözler verilmişse bile/ unutularak kepçelerle/ iş makineleriyle yıkılır!

Anımsıyorum, geçtiğimiz yıldı. Muhalefet milletvekilleri olsun, Belediye Başkanı Kazım Özgan olsun “yıkılmaması” için çok konuşmaları, karşı durmaları yarar sağlamadı! “İktidarın” vekilleri de sessizliklerini sürdürünce yerle bir edildi!

Başkan Özgan, mimar olması nedeniyle yapının durumunu bildiğinden “otuz milyon değerinde bir yapı, güçlendirilerek/ iyileştirilerek başka amaçlı kullanılabilirdi” demesi bile yararlı olmadı!

***

Hep “yeni, kocaman yapılardan” söz ediliyor ya; sanki betondan duvarlar yenilenince “sağlıkta/ ilgide” daha iyi yerlere gelinecek!

Hastalar sırada daha az zaman bekleyecek, daha çok uzman doktorlar görev yapacak, en bilindiklerinden emar çekimi için aylar sonrasına gün verilmeyecek!

Yapının duvarları/ boyaları yenilenince olmuyor işte; içinde işinin uzmanı, uzmanın makineleri olmayınca olmuyor!

Bugün Kozan’dan bir sağlık görevlisiyle görüştüm! “Türkiye’de ekonomi, eğitim, pazar, dar gelirlinin durumu nasılsa, hastanelerde öyle” dedi!

Kozan devlet Hastanesi’nde yeterince iç hastalıkları/ kadın doğum/ cildiyeci olmadığını, üstelik çocuk cerrahının “hiç” olmadığını söyledi!

Kozan bir başına değil ki; ayrıca doktorların dinlenmeleri var, nöbetleri var, olağanüstü durumlar için alınacak önlemler var…

Yeni betondan yapılarla övünüp, yurttaşı hastalıklarıyla baş başa bırakmak bu!

***

Hastanelerinde hastaya bakılmaz, yurttaştan temel besin ürünleri uzaklaştırılırsa, her şey yoksulun “yokluğunu” çalana verilmek için kurgulanırsa, orada “sağlıktan” söz edilemez!

Toplumun her yanını “hastalık” bürür!

Ortaya konulmaya çalışılan “işin niteliği”, insan yaşamından uzaklaştıkça, ona koşut olarak yaralar da açılır/ büyür/ kapanması zorlaşır!

“Nitelik”, insana yönelik olmalı; onun yaşamını kolaylaştırmalı, dinlendirmeli!

Eğitim gibi, bilim gibi, tarım gibi elbette “betona” yatırım yapılmalı!

Ama böyle işleri boşaltılarak, nitelikten uzaklaştırılarak, hele hele insanı halı altına süpürerek değil!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar