İstanbul
DOLAR17.9515
EURO18.3127
ALTIN1019.4
Serdar Dinçbaylı

Serdar Dinçbaylı

Mail: [email protected]

YAŞAM TARZIMIZ DA GİTTİ!

AKP zihniyetiyle, ekonomik kararlarıyla ülkeyi batırdı. Pahalılıktan şikayet ederken pek yakında yokluktan imanımız gevreyecek.

Dünden kısa bir örnek...

Eşim Asena ile önce pet shop, sonra da eczaneye gittik.

Birbirinden çok farklı iki sektör.

İki dükkanda da sorun aynı; raflar boş. Dolar, Avro öyle arttı ki,artık ithalatçı parayı denkleştirip yeni mal getirtemiyor.

Örnekle açıklayayım...

10 litre kedi kumu ithal ediyor ithalatçı 10 liraya, 13’e satıyor.

Bir kalemde yüzde 30 kâr, ne âlâ değil mi!

Ancak ekonomimiz öyle bir şahlanmış ki; ithalatçı firma tekrar kedi kumu getirmeye kalktığında 15 liraya mal olacak dövizdeki artış nedeniyle.

O da getirmiyor ne olacağı belirsiz piyasada.

Hadi kediye yedirecek, içirecek, hatta kakasını yaptıracak bir şeyler buluruz da ilacı olmasa yaşayamayacak hastaları ne yapacağız.

En aşağı 10-15 kalem ilaç uzun süredir gelmiyor ağabey” diyor eczanedeki arkadaşımız!

Birkaç ay sonra tüm ürünlerde aynı sıkıntıyı yaşayacağız.

6 ayda benzinin litresi 7 liradan 30 liraya çıkarsa türlü türlü melanetler görmemiz sürpriz olmaz.

ET, SÜT, YUMURTA HAYAL OLDU

Birkaç marjinal isim hariç AKP’ye gönül verenlerin hayatları işle ev arasında geçer.

Parası olsa da bara, gece kulübüne, restorana, tatile gitmez. Eve gelip yemeğini yer, televizyonunda yandaş kanalları seyreder, vakitlice de uyur.

Aralarında coşanlar da var ama beni ilgilendirmez kimsenin özel hayatı. Benim tanıdıklarım tarif ettiğim şekilde yaşıyor. 

Zaten büyük çoğunluğu dar gelirli olduğu için liderinin sözünü dinleyip evlerinde mışıl mışıl uyurlar.

Eğlence yok, sağlıklı beslenelim yok, kaliteye para harcayıp ruhu beslemek hiç yok.

Ekmek yese şükredip uyuyor, “Çocuğun zekası gelişsin diye ekmeğin yanına balık koyayım” diye bir tasası yok.

Kitap, sinema, tiyatro zaten yok. Televizyon hepsinin yerini alalı çok olmuş.

Netflix’e, Karl Marx’a liderlerinin dili dönmüyor Dostoyevski mi okuyacak kitle!

Neyse bu vesileyle ülkeyi neden batırdılar çözdüm...

Kendilerinin hayat tarzına baskıyla, kanun hükmünde kararnameyle, gazla, copla, hapisle uyduramadılar.

Baktılar ki ahali hâlâ yiyor içiyor, geziyor tozuyor, tatile gidip bikini falan giyiyor, önlemenin yolunu buldular...

Ne varsa eğlendirmeye yönelik 4 kat zam yapalım!

Sıkıyorsa git bir bara meyhaneye de ye iç bakalım. Adam başı 500 liradan başlıyor en ucuz yer.

Sıkıyorsa günü birlik Silivri’ye gidip denize gir. Sadece benzin bin küsür lira tutuyor.

Sıkıyorsa Yalova’daki yazlığına git, sıkıyorsa balık al, yedir çocuğuna; et, süt, yumurtanın yanına yaklaş sıkıyorsa!

Sözün özü, zorla kendileştiremediklerini ekonomiyle deviriverdiler. “Yemesinler, içmesinler, gezmesinler, sürtmesinler sağda solda” diye çıktıkları yolda başarılı oldular.

GÖZLERİMDEKİ IŞIĞA BAK NEBATİ!

Bir gazete haberi:

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, BDDK tarafından açıklanan uygulamanın süresiyle ilgili hedefleri konusunda, “Aldığımız bütün kararlar daimi kararlar değil. Hepsi geçici. Dövizle işiniz yok, TL ile iş yapın diyoruz” dedi.

A benim canım, a benim cingözüm; dövizle işimiz yoksa, neden hergün benzine, elektriğe, şekere, yağa zam yapıyorsunuz.

Esas senin işin dövizle, anlayamadın mı bu kadar zamandır!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar