İstanbul
DOLAR17.9644
EURO18.366
ALTIN1028.4
Haydar Yalçınoğlu

Haydar Yalçınoğlu

Mail: [email protected]

SÜLEYMAN SOYLU VE DON KİŞOT

Süleyman Soylu 28 Aralık 2021 tarihli konuşmasında kendilerine her şeyi yaptıranın Allah, Allah, Allah olduğunu söyledi. Bu konuşma içinden bu güne kadar çıkılmayan kader konusu ile ilintilidir. Kader konusunda Emevi iktidarını meşrulaştırmak için ileri sürülen cebriye görüşüne dayanır. Bu görüş deterministtir. Bunun karşısında ise kaderiye görüşü yer alır ki, tamamen free will denilen hür irade veya voluantirizm anlayışına dayanır. Bu ikisi arasında Şiilerin " muhtariyet" görüşü yer alır. tartışma uzundur. Ben sadece konunun şeytan ile ilgili detayını vereyim.

Determinizm - voluantirizm tartışmalarının 100 yıldır sol içinde bir devrim stratejine ilişkin olarak tartışıldığını belirteyim.

İnebahtı deniz savaşında Osmanlı’ya esir düşmüş bulunan Cervantes, beş yıl Osmanlı’da esir kalmıştır. Tutulduğu yer Cezayir’dir. Fakat bugünkü Tophane’de Kılıç Ali Paşa’nın kendi adına yaptırdığı camide köle olarak çalıştığı da belirtilir. Cami inşaatı bitince azat edilen Cervantes’in burada tasavvuftan ne kadar etkilendiği, Hallac’dan haberdar olup olmadığını bilemeyiz. Bu ancak bir roman konusu olabilir. Belki de, inşaata eşlik eden bir Süryani taş ustası tarafından, Cihangir sırtlarında çamurdan yapılmış bulunan kulübelerin birinde ona Hallac ve Mevlana okunmuştur.

Cervantes'in Şeytan ( İblis ) konusundaki düşünceleri tamamen Hallac'tan alınmadır. "Don Kişot" isimli eserinde Şöyle yazar İblis hakkında:

Efendim öğrenmek istediğiniz başka şeyler varsa, çekinmeden sorabilirler; hemen cevap verebilirim kendilerine. Ben Şeytan olduğum için her şeyi bilirim”. Evet, Şeytan genel bilicidir.

Hallac da Şeytan'ın genel bilici ve bilgelerin en bilgesi olduğunu belirtir.

Bilgelerin en dikkatlileri bile Şeytan konusunda sesiz kaldılar. Ermişler öğrenmiş oldukları şeyi bildirmekonusunda kendilerini bulamadılar. Oysa Şeytan özün dışa vurumuna onlardan dahayakındır. (tüm epistemoloji özün ve gerçekliğin dışavurumu ile ilgilenir). Oanlaşmaya uydu... kendini izledi ve kendi üzerine lanet getirdi. Sonsuz zaman

sonrasının sonsuz zaman sonrasına kadar”. “Ey kardeşim! Anladıysan bu geçidi tüm

darlığı ile kavramışsındır. Tüm gerçek dışılığıyla hayalinde canlandırmışsındır ve

üzüntüyle, kaygıyla geri dönmüşsündür”.

Evet İblis özün dışavurumudur. Özün dışavurumu ise hakikatin kendisidir. Bu konu derin bir epistemoloji konusudur. Bu konuya girmeyelim. Fakat Diğer bir tartışma yine Tanrı ile İblis arasında geçer. Hallac, "Tavasin" isimli eserinde bu tartışmayı açıklar.

Tanrı Adem'e secde et emrini yerine getirmeyen İblis'e "Emre niye karşı geldin ey zebun ( alçak, zelil)" der.

İblis , "evet doğru, bir aşık zaten zebun" der. ve devam eder, "ben ahdimden dönmem ve bir'i asla ikilemem" der.

Bu konuşma Mevlana'nın Divan - ı Kebir isimli eserine yansımıştır. O "Ey aşıklar, ey aşıklar , ben kepaze bir aşığım" der.

Bu konuşma bir aşk öğretisi olan Teosufizmin doğuş kaynağıdır.

İblis daha sonra Tanrı'nın emri ile iradesi arasında bir ayırım yapar. O tanrı'ya "senin emrin ile iraden farklıdır, eğer iraden benim Adem'e secde etmen yönünde olsa idi, her şeyi kuşatan iraden ile ben buna uyardım, ama iraden bu yönde değildi, sadece emrin bu yöndedir" der.

Tartışma uzundur. Ama Soylu Tanrı'nın iradesine mi, emrine mi bakmaktadır!

İblis gider iken Don Kişot sana son bir soru sorayım der:

Şeytan, atını mahmuzlamış giderken Don Kişot bağırdı;

"- Bir dakika bekle!.. Sana son bir soru daha soracağım; ondan sonra ne cehenneme gidersen git!.."

Şeytan, atının dizginlerini çekti;

"- Sor bakalım," dedi alaycı bir sesle, "ama lafı uzatma işim acele."

"- Ormanda savaş naraları atanlar senin adamların mıydı?"

"- Elbette... Benim adamlarım çoktur!"

"- İyi ama Mağripliler gibi 'Allah, Allah!' diye bağırıyorlardı?"

"- Ne sandın ya!.. 'Şeytan, Şeytan!' diye mi bağıracaklardı?

Bizim işimiz bu: Aldatmak, daima aldatmak!..

Böylece Cervantes İblis'in ikili karekterini ortaya koyar. O bir taraftan bilgelerin en bilgesi, iken diğer taraftan Allah Allah diyerek halkı kandırmaktadır.

Cahillerin bir zararı olmaz, çünkü sınırsızdır. (Sınırsızlık bir konuda sebep sonuç bağıntısının kopmasıdır) . Tehlikeli olan bilgelerin aldatmasıdır ki, bu kasda ve hatta bir fiilin taammüden icrasına gire.

HALKIN FERASETİN GÜVENİN, AYDIN İHANETİNDEN BERİ DURUN DERİM.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar