İstanbul
DOLAR17.9559
EURO18.3116
ALTIN1019.0
Faruk Haksal

Faruk Haksal

Mail: [email protected]

PRATİK, YİNE PRATİK, MUTLAKA PRATİK

Demokrasi, halkın içinde yaşadığı toplumda siyası, toplumsal ve ekonomik alanlarda karar alma süreçlerine doğrudan ve fiilen katıldığı ve alınan kararların uygulanmasını özgürce denetlediği bir uygarlık sistemidir.

Temsili demokrasi kavramı, nüfus yoğunluğunun arttığı günümüz koşullarında zorunlu olarak başvurulan bir teknik-pratik detaydır.
Ancak bu başvuru zorunluluğu sistemin esasını bozamaz, tahrip edemez, yok edemez.

Önemli olan halkın iradesinin temsilciler vasıtasıyla [ama] en hassas ölçülerle, dürüst bir biçimde yönetim erkine yansıtılabilmesi ve etkili olmasının sağlanabilmesidir.
Ortada sadece bir temsil-temsilci ilişkisi yani halk tarafından temsilcilere verilen vekaletin asilin [vekalet verenlerin] iradelerine uygun bir biçimde kullanılması esası mevcuttur.

Bu esas çiğdendi mi?
Demokrasiden söz edilemez.
Bu durumda halk iradesinin türlü çeşitli yollarla çöp sepetine atılması yöntemi ağır basar ve demokratik rejimi çökertir.
Yurttaş olanı biteni bilme hakkına sahiptir.
Bu hak ertelenemez, yok edilemez.
Yurttaş, kendisini yönetip yönlendirecek olan kuralların oluşturulmasına -mutlaka!- kendi istek, irade ve bilincinin katılmasını talep eder.
Demokrasilerde bu talep kutsaldır; görmezden gelinemez.
Yurttaş, adaletin tarafsız olmasını; hakimlerin ondan bundan talimat almayan, cübbesinin önünü hiç kimsenin önünde iliklemeyen kişilerden oluşmasını talep eder.
Demokrasilerde bu talep de kutsaldır; asla görmezden gelinemez.
Sosyal adalet, uygarlık değerleri, çağdaş bir toplumda yaşama hakkı demokratik rejimlerin olmazsa olmazları arasındadır. 
Demokratik rejimler, orta çağ kültür sürecinin aşılması ile ulaşılan bir aydınlanma kültürü içinde var olur; yaşar ve gelişir.
Eeee?
Diyeceksiniz ki, bütün bunları biliyoruz.
Niye temcit pilavı gibi bol kepçe anlatıp duruyorsun?..
Anlatıp duruyorum.
Ve anlatmaya devam edeceğim.
Çünkü bütün bunları bilmek yetmiyor.
Talep etmek gerekir.
Düşünceleri, idealleri, amaçları [eski deyimi ile] kuvveden fiile çıkartmak gerekir.
Yani, öncelikle kendi bireysel hayatımızın içine sokmak, sindirmek…
Ve sonra da bu olgunlaşma sürecini topluma iletmek/yaymak gerekir.
Yani pratik, sonra pratik, daha sonra yine pratik…

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar