İstanbul
DOLAR13.5716
EURO15.3055
ALTIN804.85
Oktay Erol

Oktay Erol

Mail: [email protected]

MUTLU TEK BİR HABER BE, ÇOK MU?

Her şeyin bir dayanma/ direnme noktası vardır!

Bir ağacın dalının, bir insanın beyninin, bir ırmağın genişliğinin dayanma/ direnme noktası…

Hiçbir şarkısını tam olarak dinleyemediğim, sahnede tepinmesini bile hoş bulmadım Hayko Cepkin’i bile yaşananlar çileden çıkarmış olmalı ki, en son Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın cemaat yurdunda canına kıymasından sonra dayanamayıp bir gencin ölümü seçmesini, bir gencin trafik kazasında yaşamını yitirmesini, gencecik askerlerin canına kıyılmasını, dövizdeki tırmanışı, ard arda gelen zammı, salgını soruyor, diyor ki:

“Mutlu tek bir haber be, çok mu?”

Çok demek ki!

***

Sabah, Tellidere’nin “Metro Yurt” durağı yanındaki geniş alana gelen mahalle sütçüsünü beklerken, biraz ilerideki belediye ekmek büfesinde ekmek kalmadığı için söylenen bir kadının “neden daha çok getirmiyorlar” diye yakınırken, bir başkasının “ama hep biri alamayacak” dedi!

Kadın durduğunda da “büfede ekmek bir lira, kimi fırında ikibuçuk lira oldukça, büfedeki ekmek hep eksik olacak, hep birileri alamayacak” dedi.

Günde on ekmek tüketen bir aile büfeden on liraya aldığı ekmeğe, fırında yirmibeş lira ödeyecek!

Aylık biri üçyüz lira, diğeri yediyüzelli lira.

Geçtiğimiz ay binbeşyüz lira aylık alan emeklinin maaşının yarısı ekmeğe gitmiş, ya da asgari ücretin dörtte biri…

İnsanlar market raflarında, pazar tezgahlarında “ucuz” olanı seçtiği gibi, “ekmek” alırken de aynı yöntemi seçiyor!

Büfe önlerinde yağmurda/ şemsiye altında uzayan kuyrukların “ne zaman” kısalacağı konusunda şu ana dek bir gelişme yaşanmadı, ancak bu işin sevicileri “kuyruğa fotoğraf çektirmek için giriyor” diyecek denli aklı uçurama yuvarlanmış olanları korumayı/ kollamayı sürdürüyor!

“Mutlu tek bir haber be, çok mu?”

Çok demek ki!

***

Mahalle sütçüsünü beklerken, boş alanın köşesine dökülen çöpler dikkatlerden kaçmıyor!

Çöpte neler yok ki; sobanın kül atığı, portakal kabuğu, poşetin yırtıklarından sızan yemek atığı, corona virüsün olmazsa/ olmazı maskeler, kırık cam şişe parçacıkları…

Tüm bunlar herkesin/ her yerde karşılaştığı/ karışılacağı görüntüler…

Siz hiç, büyük baş hayvan kemikleri olan bir çöp yığını gördünüz mü kentin ortasında?

Metronun “Yurt Durağı” çıkışında, günlük iki/ üç kez ekmek dağıtımı yapılan büfenin on metre ilerisinde, günlük süt için gelenlerin bulunduğu yerin yakındaki bir çöp yığınında…

Süt bekleyenlerden biri, çöp yığının on metre ilerisindeki bir evi göstererek “burada bir zabıta oturuyor ama, görmemiş demek ki” dedi!

Biri de “haydi bu koca kemikleri görmedi, bu çöpü de mi görmedi? Aslında halk iyi düşünceler taşıyor da, bunların yaptığı duyarsızlık! Ben haftada bir buradayım, kendi çocukları hergün burada! Bunu görmemek, bilmemek gibi bir durum düşünülemez, bu hem duyarsızlık, hem de umursamazlık” dedi.

Yaşı ilerlemiş biri, eline aldığı bir çubukla yaklaşık bir metre uzunluğundaki kemiği yerinden oynatmaya çalışırken, bir yanda da düşüncelerini söyledi:

“Bu kemik uzaktan buraya getirilmiş olamaz! Buraya gelene dek birçok belirsiz yerler var! Belki de bir kaçak kesimin eti sıyrılmış kemikleridir” dedi.

Sütçüyü beklerken nelere tanık oldum böyle?

“Mutlu tek bir haber be, çok mu?”

Çok demek ki!

***

Sütçümüz, hep verdiği saatin “sonrasında” gelmesine karşın, üç yıldır aldığımız sütte her hangi bir sorun olmaması nedeniyle beklemeye değiyor!

Geçtiğimiz hafta, süt üreticilerinin fiyatı artırması nedeniyle kilosunu artırmıştı!

Ancak sırada bekleyenlerin bazıları “artışı” yeni duyduklarını belirtti!

Tüm bidon dolduranlardan bazıları, eksilterek almak zorunda kalınca sütçü, “isterseniz soldurayım, bir sonrakinde kalanı ödersiniz” demesine karşın, “iktidar” bilmişlerinin “ayağını yorganına göre uzat” sözlerine uyarak “eksik” almayı yeğledi!

Bir bidonda, bir “fırın ekmeği” fark bile tüketicinin umurunda...

Hayko Cepkin bile dayanamadı olanlara “Mutlu tek bir haber be, çok mu” dedi!

Çok demek ki!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar