İstanbul
DOLAR16.9909
EURO17.4955
ALTIN984.39
Osman Selim Kocahanoğlu

Osman Selim Kocahanoğlu

Mail: [email protected]

HUYUM KURUSUN SUÇUM BUNDAN İBARET...

Mümkün olduğu kadar günlük politika ile ilgilenmemeye çalışıyorum. Ama öyle olaylar gündeme getiriliyor ki ister istemez karışmak zorunda kalıyoruz. Şimdi de bir BORALTAN köprüsü diye bir olay ortaya attılar. Kars Aras nehri üzerinde bir Boraltan köprüsü varmış. 1944 yılında Türkiye bize sığınmış 146 Azeri Türkünü Ruslara teslim ederek Stalin tarafından kurşuna dizilmesine neden olasıymış!. Bu olay Suriye sığınmacıları üzerinden yorumlanarak kendilerini temize çıkarıyor, 70 sene önceki bir olayı günümüze malzeme yapıyorlar. Kahrolsun zalimler, kahrolsun CHP'nin yaptıkları...?!

Yazılı ve sözel medyada ve biraz da Cazim Gürbüz'ün sayfasında küçük bir gezintide anladım ki, verilen bilgi önce akademik olarak doğru değil. Yazılı bir belge bir ATASE kaydı, bir tanık var mı? Yok. Hatta ne köprü var ortada ne böyle bir olay... Diyelim böyle bir olay oldu, günümüzle ne ilgisi var...Efsane üstüne efsane, yanlış üstüne yanlış...

Konuyu uzatmayayım. Bu uydurmaların hepsi Cumhuriyeti karalamak isteyen siyasal İslamcılığın masalları... Hani çarşaflı bir kadın tarihçimiz vardı, adını unuttum. İstiklal Mahkemesi 1925 yılında Erzurum'da Şallı Bacı diye birini ipe çektiğini yazmıştı... Vuku bulmamış bir olay, bir zırva... Zırva kültürü aynen devam ediyor.

Bir zamanlar Akçabat doğumlu fesli püsküllü bir tarihçimiz vardı, keşke Yunan galip gelseydi, Lozan hezimettir diye dolanır dururdu kendi dehlizlerinde. Sizlere ömür oldu. Tabutunu birileri omuzladı. Şimdi de tam onun benzeri biri var. Hısnı Mansur doğumlu. Ekran ekran gezdiriliyor. Bunun sadece fesi püskülü yok...Yakalı gömlek giyip boynuna medeniyet yuları takıyor. Şalvar yerine ütülü pantalon giyiyor. Önünde kimin kemiği varsa ona göre havlıyor. Yarın da başkasına havlar...

Öyle bir Cumhuriyet düşmanı ki, tarih konusunda bilmediği şey, uydurmadığı yalan, atmadığı iftira yok. Bir TV programında da beraber olmuştuk. Öyle bir kültür ki, yalancılık ve hırsızlık karşısında şeytan gibi susuyor, bunları da dine sahip çıkma adına kutsal bir icazete bağlıyor.

Bu sabahın bir çay sohbetinde yayıncı bir kardeşim bana dedi ki, Osman hocam boşver bunları...Tatlı canını niye üzüyorsun ki...Yezid soylu Kerbela kültüründen beri bizde siyaset işleri hep böyle gidiyor. Din iman bu işin politika sosudur. Olmadan olmaz. Gerçi söylediği doğruydu... Ben de ona dedim ki:

Aziz kardeşim, Katip Çelebinin "ümmet-i büleha ve BEHİME makulesi" dediği(1625), şu bizim Türkçü Ali Suavi'nin İBRET gazetesi yazılarında (1872) "sümüklü böcekler" taifesi dediği tezek kafalı bu yobazlığa karşı ben de sessiz kalamıyorum. Huyum kurusun, ben de böyle biriyim işte, suçum da bundan ibarettir...

(*) Bir Not. Karadeniz pide salonu 20 yıllık dostumuz Hasan Selalmaz'a aittir. Korona deyyusu ahirete götürdüğü için şimdi evlatları çalıştırıyor. Şunu söyleyim ki 20 yıldır çay parası ödemedim. Gene de almazlar. Bilmem ahrette nasıl hesaplaşırız.

OSK/ 16 Mayıs 2022

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar