İstanbul
DOLAR18.5039
EURO18.1433
ALTIN988.22
Serdar Dinçbaylı

Serdar Dinçbaylı

Mail: [email protected]

ENSEYİ KARARTMA!

Bu lafım Galatasaraylılar’a ve AKP’nin işkencesindeki Türk halkı için.

Önce ilk aşkımız Galatasaray’a bakalım...

İki gündür özellikle bekliyorum. Neredeyse okuyabileceğim ve izleyebileceğim tüm ilgili neşriyatı inceledim.

Giresun mağlubiyetinden sonra birkaç küçük akıllı yorum dışında maalesef spor yazarları bir kez daha skor yazarları olduklarını kanıtladılar.

Ne yapsınlar ki, en kolayı yazıyı skora göre ayarlamak; hata yapan varsa yargısız infazla, “Büyük takımın topçusu değil” dersin. Hocaya iki sallar genç oyunculara, “Tecrübesiz”, yaşlılara “Artık kıçını kaldıramıyor” yaftasını yapıştırırsın.

Ülkenin siyasi durumunun da ortaya koyduğu gibi düşünemeyen, eğitimsiz, özellikle cahil bırakılmış kitlede dâhi ilan edilirsin.

34 senelik gazetecilik hayatımda değil maçı adını bile zor yazabilen skor yazarları gördüm maalesef!

Ooo baştan ayağa kimseyi mi beğenmiyorsun, amma da ukalasın” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Evet, seyrettiği maçı anlayamayan, yazılarını emekçilerin düzeltip okunabilir hale getirdiği yazarları, televizyonda şaklabanlık yapan yorumcuları beğenmek zorunda değilim.

Kendini eğitmeyen, çalışmayan, merak etmeyen, okumayan, ülkeye yararlı bir birey olmayı aklından bile geçirmeyen, Kurtlar Vadisi’ndeki karakterlere öykünen, bir elinde tespih diğer elinde bıçakla dolaşan cahilleri de beğenmek zorunda değilim.

Onları beğenmiyorum diye ne diyecek olan varsa buyursun buradan yaksın.

AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan kendini ekonomist sanınca batırdığı Türkiye’de yaşamanın sıkıntıları bu satırlar.

Farkında olmanın cezasını çekiyoruz bir avuç insan.

Futboldan konuşmaya çalışırken bile ülkenin üzerindeki ağır hava peşimizi bırakmıyor.

ANTALYA MAÇINDAN İYİYDİ

Neyse gelelim Galatasaray’a...

İlk hafta deplasmanda son dakika golüyle kazandığı Antalya maçından birkaç gömlek daha iyi oynadı Sarı Kırmızılı futbolcular.

En azından Seferoviç’i az da olsa topla buluşturmayı başardılar.

Rakibin tek pozisyonu Marcao’nun yerine getirilen Abdülkerim sayesindendi, o da gol oldu.

Her ne kadar İngilizce yazıları Türkçeye çevirip kendi yazmış gibi gazeteye veren Türkiye’nin en araştırmacı spor yazarı, “31 Ağustos’a kadar” diye yazmışsa da bu sene transfer 8 Eylül 2022 Perşembe gece yarısı sona erecek.

Galatasaray’ın o tarihe kadar Marcao ayarında bir stoper alması şart. Para artarsa Seferoviç’ten kaliteli bir de golcü alınırsa hayat bayram olur taraftara.

Haa kimse alınmayacaksa birilerinin Abdülkerim’le ilgilenmesi gerek. 28 yaşındaki Meramlı’nın fiziki değil de daha çok zihinsel problemleri var.

Profesyonel bir yardım Abdülkerim’i istenilen seviyeye çıkartabilir. Benim gördüğüm kadarıyla henüz Galatasaray’a geldiğinin farkında değil.

Okan hoca maça akıllı dokunuşlar yaptı. Santrforu çiftleyiverdi cesurca.

Aynı cesareti AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan da yapabilse mesela!

Hata yapmışım, faiz sebep enflasyon sonuç değilmiş, tam tersiymiş” diyebilse ne güzel olur.

Dolar on küsür liralara gerilemezse Taksim Meydanı’nda “Ben eşeğim” diye bağırmayan Serdar’ı sopalarla kovalasınlar.

Hata yaptığını kabul edecek cesareti olmadığı için bu kadar bol keseden atıyorum.

Keşke beni yanıltsa da arkadaşlarıma eğlence çıksa.

Sonuçta Okan Hoca iyi, takım iyi, defans ve hücumda biraz sıkıntı var, takviyeyle düzelir. Takviye gelmezse de rakiplerinden daha kötü durumda değil Galatasaray.

Taraftar tek koltuk boş bırakmadı, tüm alkışlar onlara ama devamını da bekliyoruz. Çünkü bu sene sanırım her hafta daha iyi oynayarak işin devamını getirecek.

BİR DEVİR KAPANIYOR

AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın o koltukta günleri sayılı.

Nereden mi biliyorum?

Her gittiğim yerde yaptığım kişisel röportajlardan tabii ki.

Hemen atlamayın, “Senin gittiğin yerlerdeki insanlar zaten AKP’ye oy vermiyodur ki” diye.

Sarıgazi, Güngören, Bağcılar gibi ilçelerde de işim oluyor. Önüme gelenle konuşurum.

Siyasete atıldığı günden bu yana kendisinden başka kimseye oy vermediğini söyleyen amcalar, teyzeler, yaşıtlarım, yaşı tuttuğundan beri AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan’a oy verdiklerini söyleyen küçüklerim artık kendisinden nefretle bahsediyorlar.

Bu kez çok yanlış yaptı, bu kadar pahalılık olmaz” en fazla kullandıkları cümle.

Adaletsizliği, din sömürüsünü, istibdadı, tarikatları, yaratılan sınıf farklarını, kayırılan akrabaları, eşe dosta sağlanan ayrıcalıklıkları eğitimsiz halka yedirmek çok zor değil.

Tarih boyunca tüm despotlar bunu bir şekilde başarmışlar. Ancak en eğitimsizinden, en cahilinden halk bile cebindeki yangına duyarsız kalmaz, kalmıyorlar da.

Balyozlar’ın, Ergenekonlar’ın, kahraman askerlerin FETÖ’cüler tarafından vatan hainliğiyle suçlanmasının, Gezi Parkı’nda öldürülenlerin, alaşağı edilen akademisyenlerin, her şeyin başına imam getirme zihniyetinin, halkın parasıyla yapılan sarayların, 5 müteahhide ülkenin anahtarının teslim edilmesinin, oy uğruna mücahit kılığındaki mültecilere vatandaşlık verilmesinin, ormanların madenlere peşkeş çekilmesinin, para eden her şeyin satılmasının cezasını marketlerin vereceği hiç aklımıza gelir miydi!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar