İstanbul
DOLAR18.5039
EURO18.1433
ALTIN988.22
Nil Yurda

Nil Yurda

Mail: [email protected]

BU MASA DAĞILMAZ

Seçime sekiz ay kala siyasette de dedikodu kazanları kaynamaya başladı.

Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda dedikodular arttıkça da karşı mahalleden “bu masa dağılır!” tezahüratları yükseliyor.

Karşı mahallenin hoşuna giden ve onlara tabiri caizse gaz veren hususlardan biri HDP, diğeri ise Kılıçdaroğlu aday olursa Akşener ve diğer parti liderlerinin karşı çıkacağı ihtimali…

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu aday olsun diyenlerde de “Kılıçdaroğlu daha önceki seçimleri kazanamadı yine kazanamaz, bu ülkenin tarzına uygun bir lider değil, Recep Tayyip Erdoğan tarzında biri lazım” görüşü hâkim.

Bunu ilk olarak İstanbul seçimlerini kazanan Ekrem İmamoğlu için duymuştuk. “Erdoğan’ın hakkından İmamoğlu gelir, o da onun gibi Karadenizli… vb. söylemler yapılmıştı.

Mansur Yavaş ise şimdiye kadar sessiz ve sakin bir tavır sergiliyor, daha çok belediye projeleriyle ve işlerine odaklanmış durumda…

Cumhurbaşkanı adaylığı potasına girmek istemiyor gibi…

Ancak onun aday olmasını isteyen bir Ankaralı grup var.

Kısacası CHP kulvarında İstanbul kitlesi İmamoğlu’nu, Ankara kitlesi ise Mansur Yavaş’ı istiyor.

Solcular, ulusalcıların bir kısmı, Kürtler ve CHP tabanının büyük bir bölümü Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda hem fikirler.

Masa sabit yerinde duruyor, dağılan seçmen gibi görünüyor.

Bu durumda Kılıçdaroğlu’nun seçmenin dağılan kafasını toparlaması gerekiyor.

En azından aday olacaksa kesin karar vermeli, netlik kazandırmalı ki bu şekilde seçmenleri adaylığını-adayı benimsemeleri konusunda ikna edebilmeli.

Adaylık zaman aşımına uğradıkça kazan daha çok kaynıyor ve seçmenlerin kafası iyice karışıp, dağılıyor.

Siyasette motivasyon, aşinalık önemli kavramlardır. Belirlenecek adaya seçmenlerin aşina olmaları zaman alan bir aşama…

CHP seçmeninde net olan bir şey var ki o da şu; Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Temel Karamollaoğlu, Ali Babacan ve benzeri profildeki kişilerin aday olmasını kesinlikle istemiyor.

2002 yılında zamanın ruhu Erdoğan için çalışırken, artık o ruh ekonomik krizle ve artan zamlarla birlikte değişti.

Zamanın ruhu Kılıçdaroğlu’na yöneldi diyebilirim.

Bu nedenle ruhsal iklim bozulmadan 6’lı masanın adayını açıklaması ve kitlelere kabul ettirmesi gerekiyor.

Unutulmaması gereken bir şey var ki o da şu; Meral Akşener ve İyi Parti meclisteki varlığını Kılıçdaroğlu’nun demokratik hamlesine borçludur.

Bu yüzden Kılıçdaroğlu’nun adaylığını masadaki herkesin desteklemesi ve kitlelerine kabul ettirmesi gerekir.

Ailesiyle birlikte maddi-manevi mütevazı bir yaşam sürdüren Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olduğu zamanlarda ilk yapacağı işin rasyonalist parlamenter sisteme geçiş ve ülkeyi saraydan değil Çankaya Köşkü’nden yöneteceği aşikâr…

Kimi AKP destekçisi gazetecilerin de Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın karşısında zayıf rakip olarak gördükleri için aday olmasını istediklerini biliyorum.

Ancak dediğim gibi, AKP’nin zamanı zamlarla değişti, ülkenin sosyolojik, ekonomik, psikolojik olarak Kılıçdaroğlu gibi bir lidere ihtiyacı var. Çünkü bu ülkenin yeni bir makyavelist lideri kaldırabileceğini hiç zannetmiyorum.

Aksi halde 5-10 liraya içtiğiniz çayı, kahvelerde 20 liraya içmeye başlar, memleket sorunlarını konuşmaya devam edersiniz.

Bu ülkeyi küllerinden yeniden doğurup, diriltecek partinin bundan 99 yıl önce olduğu gibi yine CHP’nin olacağını düşünenlerdenim.

O yüzden zamanın ruhuna şimdiden uymaya başlayın.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar