İstanbul
DOLAR13.6368
EURO15.4099
ALTIN803.62
Oktay Erol

Oktay Erol

Mail: [email protected]

BİR ŞEYLER YAPMALI / ESİN KAYNAĞI

2020 yılının başında dünyada, mart ayından bu yana da ülkemizde görülmeye başlanan corona virüsü konusunda konuşulanlar, aslında şu an içinde bulunduğumuz çıkmazlar için de birer esin kaynağı sayılabilir.

İnsanlık tarihi, doğada olağan/ görülen birçok olgudan esinlenerek “teknoloji” adı verilen ilerlemeyi sağlamışlardır.

Örneğin tekerlek ya da uçağın bulunuşunda, rüzgarın yuvarlayarak sürüklediği çalılar ile uçan kuşlar esin kaynağı olabileceği konusunda görüşler var.

Corona virüsü açıklamasında “yakalanan kişilerin çoğunda, hafif/ orta düzeyde etkiler göstermekle birlikte, tedaviye gereksinim olmadan iyileşme sağlanabildiği gibi; bazı durumlarda hastalık ileri düzeye ulaşmakta, tıbbi yardıma gerek duyulmakta” sözlerine yer veriliyor.

Bazı canlı organizma corona virüse karşı koyarken, bazıları da silahsız/ savunmasız kalıyor!

Bu olgu, her hangi bir esin sağlanmasında yeterli olmayabilir!

***

Anımsayalım, Çin’de hastalananların titreyerek yere düştüğü görüntülerin yayımlandığı, yaşamını yitirenlerin gripten çok olmamasına karşın korku yayıldığı, sokakların yasaklandığı, sarılmanın/ tokalaşmanın suç sayıldığı, insanın açlıkla sınandığı günlerde bilim insanları, başta da Sağlık Bakanı şunları söylüyorlardı:

“Korunmak için üç kurala uymak gerekiyor; sosyal aralık, temizlik, maske… Bunlara uyalım, kendimizi koruyalım!”

O günlerde, sırada maske ile beklediğim fırının önüne annesiyle gelen beş yaşlarındaki çocuk, günlerdir evden çıkamamanın ardından “anne n’olur, uzaktan göreyim parkı” diye yalvarmasına tanık olduğumda gözlerimin yaşardığını yadsıyamam!

Bilim insanları, “ivedi kullanım izni” alan aşıların tartışma konusu olduğu günlerde, bir saptama daha yapıyorlardı:

“Semptomlarımız, covid 19’un herkeste aynı biçimde etki göstermediği yönünde. Virüs, bazı hastalarda zorluklar yaşatmasına karşın, bazılarının ayakta geçirebildiği yönünde. Onun için bağışıklık sistemimizi güçlendirici biçimde beslenmemiz gerekmekte!”

Ama nasıl? Açlık sınırı altında kalan asgari ücretle mi, emekli maaşıyla mı?

***

Bağışıklık sistemi nedir?

Canlı organizmayı, hastalıklara karşı koruyan bir düzenek olarak sözü edilir. Vücudu hastalıklara karşı korur, zararlı maddeleri yok eder. Bu sistem tüm maddeleri tanır, ayrıştırır, zararlı bulduklarını kovar…

Peki, bağışıklık sistemini bu denli güçlendirmek için ne yapılmalı?

Nezle, grip, soğuk algınlığı, farenjit, ishal gibi mevsim geçişlerinde görülen, kolayca bulaşan hastalıklardan korunmanın yolunun, bağışıklık sistemini güçlenmesiyle sağlanabildiğini sıkça duyarız!

Bunun için de doğru beslenmek, gerekli vitaminleri almak, düzenli uyumak, vücudun gereksindiği suyu/ hareketi sağlamak, stresten uzak durmak, temizliğe önem vermek gerektiğinin altı çizilir…

Tüm bunları olmasa bile, bir kaçını yerine getirmek için kişi başı ne kadar harcama yapılmalı ki, bağışıklık sistemi güçlenebilsin?

Örneğin doğru beslenmek nedir?

Zamanında uykudan kalkılacak, kahvaltıda gereken vitaminler alınacak, strese neden olabilecek kaygılardan uzak kalınacak…

Her gün ekmek, zeytin, peynirle yapılan bir kahvaltı değil bu; arada bir de olsa bal olacak, yumurta olacak, süt olacak, sucuk olacak…

Öğle, akşam yemekleri de aynı biçimde…

Dört kişilik bir ailenin harcamasını düşünelim bir de…

***

Hep sözü edilir…

Dört kişilik bir ailenin bir aylık masrafı nedir?

Anne babanın dışındaki çocuklardan biri ilkokul, diğeri lise öğrencisi olsun…

Yalnız sabah kahvaltısı kırk liradan aşağı değildir! Öğle ile akşamı da eklediğinizde, günlük yüzelli lira düşünün, aylık dörtbinbeşyüz lira yapar!

Bu dört kişilik ailenin tek harcaması yemek değildir elbette; elektrik, su, telefon, ısınma, giyim/ kuşam, okul masrafları…

Bunun içine kirayı, dinlenmeyi, sağlığı eklemedik bile…

Dört kişilik bir ailenin temel gereksinmelerini karşılayabilmek, bugün için “çift rakamlı” asgari ücreti, emekli maaşını gerektirdiği gün gibi açık…

Ama “bugün için”…

Bağışıklık sistemi güçlü, sağlıklı bir toplum olabilmenin yolu bu!

***

Corona virüs için bu güne değin yapılanların içinde, sistemler en çok “aşı” konusunu gündemde tuttu!

“Aşının” gündemde tutuluşunun nedeni, küresel güçlerin, corona virüsle kasalarına milyarlar girecekti; 2020 yılında başlayan salgının, aslında daha öncesinde hazırlıkları olduğu, aşı için dünyanın en varsıl insanlarının yatırımlar yaptığı, tüm ülkelerde uzantıları olduğu konuşuluyor zaman zaman!

Peki, neden insanların bağışıklık sistemlerini artırmak için çalışmalar yapılmaz, neden herkesin doyması istenmez, neden herkesin alım gücünü olması için çaba kaçınmaz?

Bağışıklık sistemini oluşturmak için gereken sağlıklı beslenme yerine, “neden” tüm dünya ülkelerinde “aşı” zorunluluğu doludizgin yola koyulur?

Düşünüyorum; öyleyse aşı yaptırmalıyım!

Sürecek

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar