Tarım News
İstanbul
DOLAR18.6319
EURO19.4916
ALTIN1066.1
Serdar Dinçbaylı

Serdar Dinçbaylı

Mail: [email protected]

AT YALANI, ÖPEYİM İNANANI!

Son moda siyaset çok komik, sık sıkabildiğin kadar. İstediğin kadar yalanın ortaya çıksın, hiçbir şey olmamış gibi kaldığın yerden devam et!

Geçmişte söylediklerini inkâr et...

Geçmişi inkâr et...

Geçmişte kıç kıça yürüdüğün uğursuzları inkâr et...

Videolarla, ses kayıtlarıyla, bilim adamlarıyla yüzüne yüzüne doğruları vursunlar!

Hiçbir şey olmamış gibi pişkin pişkin seçmeninin suratına sırıt!

İşte günümüzde buna politika deniyor. Yani Yunancadan dilimize geçen ve kökeni “Devlet yönetme sanatı” demek olan politika bizimkilerin elinde böyle kepaze bir duruma düşüyor.

Ne acı değil mi?

BANA HER ŞEY YUKİ’Yİ HATIRLATIYOR

Her gördüğümde tüylerim diken diken oluyor Ahmet Davutoğlu’nu.

Rahmetli Orhan Boran’ın Yuki’sinin riyakâr haline benzetiyorum.

Yuki, sincap-tavşan bozması bir kuklaydı ve Boran’ın üstün yetenekleriyle can bulmuş, kendisiyle dalga geçebilen bir çocuk programı karakteriydi.

Neden Davutoğlu’nu görünce aklıma Yuki geliyor anlayamıyorum!

Çünkü Yuki gözümüzün içine baka baka yalan söylemezdi, düzgün bir karakter, kişilikli bir kuklaydı!

Bir televizyon programında Davutoğlu’na gençler zamanında Fethullah Gülen iblisine “Hoca efendi” dediğini anımsatıyorlar.

Davutoğlu şiddetle reddedip, “Asla öyle bir şey demedim. Ben ne söylediğimi hatırlarım vs.” gibi üstten üstten, kibirle kendini savunuyor.

Ama gençler zehir gibi, buluveriyorlar şak diye o konuşmasını Davutoğlu’nun.

Bal gibi demiş işte baş iblise “Hoca Efendi”.

Surat mosmor oluyor ama o riyakâr gülümseme yok olmuyor.

Gerçi bugünkü kabinenin neredeyse tamamının övgü dolu sözleri var baş iblise.

En üst makam bile bu yıvışık ilişkiden, “Kandırıldık” diye sıyrılmadı mı!

Neyse...

Sonra mültecilerden yakınıyor aynı programın içinde Davutoğlu.

Moderatör iyi hazırlanmış, şaak diye Suriyeliler’in Türkiye’yi büyüttüğünü söylediği bir video geliyor ekrana.

Videonun sonunda sırıtarak, “Bu güzel bir işgal” de demez mi Yuki.

Bu kez çaresiz suratından o riyakâr sırıtma da yok oluyor.

Oturduğu koltukta adeta yok oluyor.

“MARS’A CAMİ YAPTIK!”

Tek mi bu alemde Ahmet Davutoğlu?

Yok canım hepsi öyle.

Turizm bakanı ekranda güle güle vatandaşlara ucuz olur diye kışın tatile çıkmalarını öneriyor.

Dalga geçiyor herhalde.

Bir tek, “Şubat’ta Marmara Adası’ndan midye çıkarmak sıkıntılı olabilir” demediği kaldı makarasını tamamlamak adına. 

Makara demişken makara kukaracı Egemen’i hatırladınız mı Bakara Suresi’ni tiye alan?

Şimdi Prag’da büyükelçi!

Ayıp yaa...

Mesela ülkeyi 20 senedir tek başına yöneten AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan var, işin profesyoneli.

Ay’a gideceğiz” dedi.

Yerli uçak yapacağız” dedi.

Yerli araba yapacağız” dedi.

Yazları kışın, kışları yazın enflasyonun kökünü kazıma sözü veriyor.

Bir haftalık kazancıyla Türkiye’de 5 yıldızlı otelde iki hafta tatil yapabilen Alman vatandaşları için “Bizi kıskanıyorlar” bile dedi!

IMF’ye borç verecek durumdayız” dedi, Konya’dan hallice Birleşik Arap Emirlikleri’ne borç almaya gitti.

Oturduğu evin günlük masrafı on milyon (10 000 000 TL) lira bu ülkeye. İşkembeden sallamıyorum, Sayıştay raporu, hem de 2021 raporu.

Şimdi kim bilir kaç on milyon oldu yüzde 300 enflasyonla!

Onlarca, yüzlerce örnek gösterebiliriz ama geçen gün üç kıtada, Türkiye’nin bugünkü topraklarının iki katını (1.5 milyon kilometre) kaybeden, kaybederken de kişisel servetine çil çil akçeleri ekleyen (devrinde Dünya’nın en zengin insanlarından biri) padişah Abdülhamit için, “Abdülhamit Han bir milim toprak kaybetmeden 33 sene Osmanlı’yı idare etti” dedi.

Biz göreve geldiğimizde oy kullanmanın yaşı kaçtı? 30, 30’un altındakiler oy kullanamıyordu. 18’e biz indirdik” dedi.

1995’te DYP-SHP koalisyonunun indirdiği, o da 21’den 18’e olduğu, ülke tarihinde seçmen yaşının en fazla 24 olduğu falan yazıldı çizildi.

Her şeyi ben yaptım” bakışı milim eksilmedi surattan.

Hatta üzerine, “Daha iyi arabaya binmek, daha yeni telefon alabilmek, daha çok konsere gidebilmek gibi süfli heveslerle başka ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyoruz" diyebilecek yüzü buldu kendisi saraylarda yaşarken, özel uçak filosu kurarken, camiye bile yüzlerce lüks araba ile giderken!

Tüm bunları yaparken de, oluşan tüm olumsuzlukları başta CHP olmak üzere kendisi hariç herkese yükledi.

Tarih böylesini görmedi, ülke böylesini yaşamadı, siyaset hiçbir zaman bu kadar ayaklar altına alınmadı.

Buna rağmen yarın televizyona çıkıp, “Dün gece Mars’a cami yaptırdık hamdolsun” dese kitlesi inanacak.

Galiba ülke maalesef layık olduğu şekilde yönetiliyor.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar