• DOLAR
    8,0436
  • EURO
    9,5108
  • ALTIN
    490,87
  • BIST
    1,1820
Kim kazanıyor kim ölüyor…

Kim kazanıyor kim ölüyor…

Emekçilerin sağlığını tehdit eden salgın koşullarında,
“İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ nun” ertelenen maddeleri bir kez daha ertelenerek geniş bir kitle bir kez daha yasal korumanın dışında bırakıldı…
AKP’li “dört” vekil sayesinde…

 

Emekçilerin sağlığını tehdit eden salgın koşullarında,

“İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ nun” ertelenen maddeleri bir kez daha ertelenerek geniş bir kitle bir kez daha yasal korumanın dışında bırakıldı…

AKP’li “dört” vekil sayesinde…

Sanırım 2012 yılında çıkan bu kanunla ilgili uygulama sekizinci kez ertelendi…

Dünyada bir ilk…

İşverenlere her türlü “teşvik” var ama bu kanunu “uygulama” zorunluluğu yok…

İnsanın ise beş kuruşluk değeri…

***

Sizlere önce yasa çıktığından bu yana hayatını kaybeden işçilerle ilgili dökümü vereyim.

2013 Yılı: 1235 İşçi

2014 Yılı: 1886 İşçi

2015 Yılı: 1730 İşçi

2016 Yılı: 1970 İşçi

2017 Yılı: 2006 İşçi

2018 Yılı: 1923 İşçi

2019 Yılı: 1736 İşçi

2020 yılı: (son 9 ayda) 1493 kişi yaşamını yitirdi…

294 kişi Covid-19’dan…

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre iş kazaları sonucu hayatını kaybeden kişi oranı,

İsveç, Almanya gibi ülkelerde 100 binde 0,7-1 seviyesinde; Türkiye’de bu oran 6-7

***

Bunlar;  hem pandemi sürecinde hem de bugüne kadar ertelenen yasayı uygulamamakta ısrar eden yani “maliyetten” kaçan

“teşvikçi” işverenlerin “insan maliyeti” hesabına yazılan ölümler…

***

Kim bu işverenler, merak ediyor musunuz?

Bunların çoğu %95’i işe yaramadığı anlaşılan maskeleri ve sahte dezenfektanları üreten firmalar…

Hepsi AKP’li ve teşvik zengini…

Salgın başladığında sadece “üç” firmaya maske üretme izni verilmişti, ertesi ay “sekiz” onu takip eden ayda “otuz altı” firmaya “teşvikli” maske üretim izni verildi…

O sıralarda “maske” karaborsa oldu…

Ertesi ay 69 firma daha “maske üretme” izni ve teşvikini aldı, hemen sonra 72 firma daha, Temmuz da ise 41 firma daha ‘teşvikli maske üretme’ izni aldı…

Ve bunca teşvik ve firma sonrasında “maske üretimi” Türkiye’ nin ihtiyacının on, on beş katına çıkıverdi…

Şu anda envai çeşit maske piyasada…

***

Ve Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan “maske” raporundan; üretilen bu maskelerin %95’ inin salgından korumadığını öğrendik…

***

Bize hatırlarsanız ısrarla “maske” takma zorunluluğu getirildi…

Taktık…

Sonra, sahte ve hiçbir işe yaramayan maskeler varken yüzümüzde hastalandık ve öldük…

Ama o firmalar kazandı…

Hala da kazanmaya ve “teşvik” almaya devam ediyorlar. Vergileri, kredi borçları ya erteleniyor ya da siliniyor…

Yani anlayacağınız, Saray “kaynakları” yandaşların ceplerine akıtmaya devam ediyor…

İşçi emekçi, vatandaş,

Sağlık çalışanları, doktor, eczacı bu işe yaramayan maskeler ve dezenfektanlar yüzünden salgından ölmüş kimin umurunda…

***

Birisi çıksın bana salgının önüne geçmek için güçlü bir devletin yapması gereken kontrollü bir plan yapıldığını söylesin. Söyleyemez; çünkü yapılmadı…

Kaynaklar zorunlu malların üretimine ayrılmalıydı; ayrılmadı “sermayenin” emrine tahsis edildi.

Yetmedi KDV indiriminden tutun,

Kamu bankalarından “ucuz kredi” teminine kadar bir dizi “teşvikler” sağlandı…

Çarkları aynı hızla dönüyor…

Her şeyden önce 2000 yılından beri bekledikleri “esnek çalışma” ortamları hazırlandı ve salgına rağmen uygulamaya konuldu…

MUSİAD’ın yaptığı açıklamalara göre ilgili yasa 2023 yılına kadar ertelenmiş…

Ne diyeyim…

Deveye diken bu millete….diyorum ne alınan var ne gocunan…

***

Tüm ölümleri “sahte” ve işe yaramayan (%95) maskelere bağlamak doğru olmayabilir. Ama bendeniz, sağlam, titiz, çalışan,

Doğru ve gerçek maske üretimi yapan (%5)firmalara büyük haksızlık ve saygısızlık yapıldığını düşünüyorum…

  1. lığı raporda sahte maskenin yarattığı birinci risk şöyle sıralanmış:

“Kalitesiz filitrasyon özelliği olmayan kumaşla maske üretimi ile doğrudan halk sağlığı ve sağlık çalışanlarının risk altına sokulması…”

Suç mu? Suç…

Ama bunun ne kadar büyük bir ihmal ve ”suç” olduğunu dile getireni hiç duydunuz mu?

***

Nerede o salgın sürecinde; yanlış rakamlar verildiğini söyleyen ve doğrusunu oransal olarak açıklayan TTB’ne saldıranlar…

Halk sağlığını tehlikeye atan bu kalpazanlar hakkında bir soruşturma, kovuşturma isteyen, açan oldu mu?

Ben hiç duymadım, varsa duyan yazsın…

***

Bu arada sahte ve işe yaramaz olan sadece maske değil; ülke genelinde kullanılan antiseptik ve dezenfektanların büyük bölümü de sahte…

Virüsten koruyabilmesi için içerisinde en az yüzde 10 olması gereken povidon-iyot oranının, sahte ürünlerde yüzde 3,3′ lere kadar düştüğü,

Bunun da virüsün yayılmasında kritik rol oynadığı Merkez İlaç Başkanlığı tarafından “Sağlık Bakanlığına” bildirilmiş…

Sıkı durun; hastanelerin kullandığı “dokuz” markaya ait “otuz üç” sahte ürünün de adı verilmiş…

Pandemi ile mücadele sürecine ilişkin övgüler düzülen ülkede;

Bir yığın “teşvik”

Yüzlerce “yandaş firmaya “ruhsat”  ve piyasada merdiven altında üretilen sahte maske ve sahte dezenfektanlar…

***

Pandemi sürecinde bu sağlık sisteminin özeti şu; “ne kadar çok ölüm, o kadar çok kazanç”

***

Söyleyeceklerim bu kadar “hakim” bey karar sizin…(!)

 

İstanbul 16.10.2020 05.11

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
erdoğan özgenç

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM