• DOLAR
    5,7813
    %0,13
  • EURO
    6,3694
    %-0,03
  • ALTIN
    271,02
    %0,34
  • BIST
    103.972
    %0,83
Kadınların iradesiyle yeni bir üretim alanı…

Kadınların iradesiyle yeni bir üretim alanı…

Öykü Naz Mustafaoğlu ve Berfin Binbir, iki senedir yürüttüğü ön hazırlık aşamasının ardından Plexus Müşterek Alan’ı fiili olarak harekete geçird

 

Öykü Naz Mustafaoğlu ve Berfin Binbir, iki senedir yürüttüğü ön hazırlık aşamasının ardından Plexus Müşterek Alan’ı fiili olarak harekete geçirdi. Yeni nesil sanatçıların bir araya gelip üretebilecekleri, üretimlerini sergileyebilecekleri, alternatif üretim ortamlarına dair tartışmalar yürütebilecekleri bir mekân ihtiyacına karşılık ortaya çıkan Plexus’tan Berfin Binbir, Öykü Naz ve sanatçı Ebru Tamer ile konuştuk.

Proje çalışmaları ne zamandan beri var? Nasıl karar verdiniz?

Öykü: Biz Berfin’le bu projeyi iki senedir planlıyorduk ama imkânlarımız kısıtlıydı. Yeni nesil sanatçılar için alan olmadığını düşünüyorduk. Hepimiz ayrı ayrı üretimler yapıyorduk ama sergileyebilecek bir ortam yoktu. Bir araya gelelim ve bir yerimiz olsun istiyorduk daha sonra Sirkeci’de bir hanın en üst katı bize hibe edildi. Mekânın başka şeylere de elverişli olduğunu görünce sanatçı atölyesi de kurabileceğimizi düşündük. Yeni nesil sanatçıları, fikir sahibi olan insanları kucaklayacak bir alan yok. Birilerinin bize yardım etmesini beklemek yerine harekete geçme dürtüsü oluştu.

SÖZLÜ BİR TARİH BIRAKMAK

Çok yeni bir projeden bahsediyoruz. İleriye dönük planlarınız ne?

Öykü: Nihai hedefimiz Plexus’un sanatçılar üzerinden kâr amacı gütmeden o sanatçının temsiliyetini yapması, ihtiyaçlarına karşılık vermesi. Mesela İzmir’de, Çanakkale’de başka kolektifler de var ama bu insanlar arasında çok sıkı bir iletişim ağı yok. Birbirimizden haberdar olmadığımız zamanlar olabiliyor. Bizim bunu yapmak istememizin asıl sebebi de bizden sonra bu işi yapan insanlara sözlü bir tarih bırakma isteği. İnsanların kendisini çaresiz hissetmesini istemiyoruz. Diğer inisiyatifler ve kolektiflerle de yapacağımız etkinliklerin hepsini kayda alıp yayınlamak istiyoruz.

BURADA PARA GEÇMİYOR!

Müşterek demenizin nedeni nedir?

Berfin: Plexus bir yandan bizim için de bir okul gibi. Müşterekler Türkiye ya da dünya siyasetinde ekolojiyle tartışılıyor. Sanat bunun çok içinde değil gibi. Biz de bir mekânı müşterek olarak nasıl dönüştürebileceğimizi görmeye çalışacağız. Temel derdimiz, hepimiz emek üretiyoruz ancak değeri yokmuş gibi görülüyor piyasada. Hepimiz kendi köşemizde üretim yapıyoruz. Onu ya çok zorlayıp piyasaya yedirmeye çalışacağız ya da görünmeyeceğiz. Bunlar da istediğimiz şeyler değil. Birlikte nasıl üretebileceğimizi, birbirimizi nasıl dönüştüreceğimizi göreceğiz bu süreçte. Kendi aramızda emeğin değeri olduğunu gösterebilmek adına tahta paralar bastık. Hep birlikte oturup iş kalemlerini belirleyeceğiz. Örneğin Öykü bir iş üretti, ben onun fotoğraflarını çektim, diyelim onun karşılığı üç tahta para ise onu bana verecek. Kendi ekonomisi olan bir sistem kurmayı hedefliyoruz.

Kolektif olarak yaratmak istediğiniz bu mekânda eksikleriniz neler?

Berfin: Yeni olmamızdan kaynaklı şu anda mekânımız çok sağlıklı bir durumda değil, birtakım şeylerin tadilata girmesi gerekiyor. Boyaya ihtiyacımız var, çatımız akıyor, penceremiz kırık vs. Fongogo üzerinden ihtiyaçlarımızı gidermek için bir kampanya başlattık. Önümüzdeki günlerde bu haliyle bir film gösterimi yapacağız. Ne olursa olsun biz bu işi yapacağız…

Çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Öykü: Şu an buradaki esnaf da bizim tam olarak ne yaptığımızı anlamaya çalışıyor. Bulunduğumuz handakiler ile iletişim içindeyiz. Oturup çay içiyoruz, sohbet ediyoruz. Yardımcı olmaya çalışıyorlar. Han erken bir saatte kapanıyor ancak ileride yapacağımız etkinliklerin geç saatte biteceğini düşünüp şimdiden bize yardımcı olmaya çalışıyorlar.

RESİMLERİN BANA DERT OLDU

Plexus’a nasıl dahil oldun?

Ressam Ebru Tamer: “Berfin benim yıllar öncesinden arkadaşım. Ben balık resimleri yaparken çevremdeki insanlar ‘Bunları balık restoranlarına götürüp satabilir, faturalarını ödeyebilirsin’ demişti. Ben de nasıl böyle bir şey yapacağımı düşünüyordum. Sonra o süreçte Berfin’le karşılaştık. Resimlerimden bahsettim, o da çok üzüldü bu fikre. Biz tekrar karşılaştığımızda ‘Resimlerin bana dert oldu’ dedi. Bu beni çok etkiledi. Sanat insanların kafasına kakalanan bir şey olarak görülüyor ama talep edilen bir şey haline gelsin istiyorum. Ben resim ‘ister misiniz’ demek zorunda kalmayayım, onlar gelip istesinler. Burası öyle bir yer olacak. Zaman içinde yeni ihtiyaçlara ortam oluşturacak olması beni çok rahatlatıyor. Sokakta resim yapan birkaç arkadaşla buluştum bu süreçte. Geleceklerini söylediler ve çok mutlu oldular. Bunlar da çok güzel hissettiren detaylar.”

Meral Danyıldız/Seda Balmumcu- Birgün

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM