İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 98’inci yıl dönümü dolayısıyla Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Korgeneral Kemal Yeni ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra sırasıyla Yerlikaya, Yeni ve İmamoğlu, kurumları adına Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunmasının ardından önce İmamoğlu, sonra Yerlikaya Anıt Özel Defteri’ne yazdıkları mesajları okudu.

İMAMOĞLU: İSTANBULUMUZUN KURTULUŞU, MİLLETİMİZİN İSTİKLALİ AÇISINDAN DÖNÜM NOKTASIDIR

İmamoğlu, Anıt Defteri’ne yazdığı mesajında, “Cumhuriyetimizin kurucusu aziz Atatürk; 6 Ekim 1923 tarihinde, İstanbulumuzun düşman işgalinden kurtulması, milletimizin istiklali açısından dönüm noktasıdır. Bu kutlu günün 98. yıl dönümünde, sizi ve mücadele arkadaşlarınızı şükranla yad ediyoruz. Bağımsızlık yolunda canlarını ortaya koyan şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın milletimize armağan ettiği, şahsınızın önderliğindeki kahraman ordumuzun düşman işgalinden kurtardığı aziz İstanbul’a, en kutsal emanetlerimizden biri olarak sonsuza kadar sahip çıkacağız. 16 milyon yurttaşımızın yaşadığı bu muhteşem kente; adil ve eşit hizmet sunmak, İstanbul’u çağdaş olan şehirler içinde en ileriye taşımak adına çalışmaktan onur duyuyoruz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, 16 milyon İstanbullu hemşerim adına en içten saygılarımı sunuyorum” dedi.

YERLİKAYA: GELDİKLERİ GİBİ, BİR DAHA GELMEMEK ÜZERE GİTTİLER”

Vali Yerlikaya da “Cihan imparatorluğuna 5 asır boyunca başkentlik yapan, ‘Medeniyetimizin hülasası’ İstanbul’umuzun
Zincirlerinden ve esaretten kurtuluşunun 98. yıl dönümünde hepinizi saygıyla selamlıyorum” diye başladığı konuşmasında şunları söyledi:

“İstanbul birlikteliğimizin, medeniyetimizin ve bağımsızlığımızın sembolü, adeta kilit taşıdır. Ancak, gözbebeğimiz, ziynetimiz ve servetimiz olan bu kutlu şehir, 16 Mart 1920’de işgal edildi. Demir yığını zırhlılar, Boğaz’ı yara yara ilerledi, ama yarılan sadece Boğaz’ın soğuk suları değildi.
Aynı zamanda bu işgal, milyonlarca vatan evladının da boğazını düğümledi, yüreğini yaraladı. İstanbul ışıksız, İstanbul nefessiz kaldı.
Bildiğiniz üzere şehrimiz 4 yıl, 10 ay, 23 gün süre işgal altında kaldı ve bu işgali sadece İstanbul değil; Anadolu’nun en ücra köyünün her hanesi, yüreklerinin ta derinliklerinde yaşadı. İstanbul işgal altındayken, Ay yıldız mağrur, vatan özgür olamazdı. İstanbul’un işgali ve
kurtuluşu arasında geçen süre, aynı zamanda Milli Mücadele tarihimizin ta kendisiydi! Ve işte o gün işgalciler, tam da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi: ‘Geldikleri gibi, bir daha gelmemek üzere, al bayrağımıza selam durarak gittiler. Galip olarak geldiklerini sananlar,
Mağlup olarak döndüler İstanbul’dan. Ve altını çizerek ifade etmek isterim ki: 6 Ekim 1923 tarihi, Sadece İstanbul’un, sadece Türkiye’nin değil…
Toprakları işgale uğrayan bütün mazlum milletlerin dillerindeki zafer türküsüdür.

Tören, İBB Mehteran Bölüğü’nün dinletisiyle son buldu.