• DOLAR
    $1.199,6800
  • EURO
    $0,2741
  • ALTIN
    $34.860,0000
  • BIST
    $139,1700
Hukuk’san; Adil olacaksın, adil yargılanma hakkını sağlayacaksın

Hukuk’san; Adil olacaksın, adil yargılanma hakkını sağlayacaksın

Yine mi “Hukuk Reformu?” Ne çok canımız sıkılıyor da düşüveriyor gündemlere reformlar..
Ne çok içi boşaltılası kavram varmış!  Demokrasi, özgürlük, illa da reform…
Reform(!)ların hangisi toplumda iz bıraktı, yeni ortaçağlar çağrıştırmaktan öte?

 

Yine mi “Hukuk Reformu?” Ne çok canımız sıkılıyor da düşüveriyor gündemlere reformlar..

Ne çok içi boşaltılası kavram varmış!  Demokrasi, özgürlük, illa da reform…

Reform(!)ların hangisi toplumda iz bıraktı, yeni ortaçağlar çağrıştırmaktan öte?

Oysa hukuku insani ve vicdani kılacaksan, yaşam hakkını temel kuracaksan, çok şey gerekmez reform adına. Adil yargılanma hakkını getir yeter! Gölgen düşmesin hukukun üstüne; yeter!

Hukuka güven bitmişse adil yargılanma hakkına güvenin tükenmişliğinden…

“Hukukta Reform” aldatmacalarıyla bir kez daha yakmayın toplumun canını!

Bu sizi, adil yargılanma talebiyle bu güne dek can verenlerin vebalinden kurtarmaz ama yeni veballer yüklenmenizin önünü keser hiç değilse. Bu da bir kazançtır.

Asıl tarihi sorumluluk da budur. Yeni veballerin önünü kesmek!

Sanki bir asır geçmiş gibi unuttuk, 27 Ags. 2020 tarihli haber bültenlerini: “Adil yargılanma hakkı için ölüm orucundaki Ebru Timtik Hayatını Kaybetti!”

Daha önce de;(3 Nis.2020) “288 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi Helin Bölek, hayatını kaybetti.” haberini vermişti ayni bültenler. Onun da talebi adil yargılanma idi.

Bu zihniyet devam ettikçe ne ilk, ne de son olacak bunlar.

Hukuk, bu gün unutmuş görünse de, adil yargılanma hakkı beklerken hayatını kaybedenleri tarih unutacak mı?

Dileriz bir gün iner o dosyalar raftan… Hukukun güçlü halkası kavrar “hukuk katli”ne meydan verenlerin yakasını.

Hukukun itibarı saraylarla değil, adil yargılanma hakkı ile sağlanır.

Salt kendileri için değildi Helin’lerin, Ebru’ların bu talepleri. Hukuku vebalden kurtaracaktı

Onlara bu hakkı çok gören hukuk zebanilerine, gün gelende aynı hak gerekmeyecek mi?

Mahkemenin kadıya mülk olmadığını bilmez mi bu insanlık artıkları!

Adil yargılanma hakkı, en yüce insan hakkı ise, insanlıktan esirgenen bu hak, yarın “insan(!) oldukları iddiasıyla kendileri için de vazgeçilmez hak olmayacak mıydı?

İntikamı, cezasına esas alan hukuk, adil midir? Adil değilse, hukukun işlevi nedir?

İntikamı veya korkutulmuşluğunu yargısına temel alan hukukçu bağımsız ve tarafsız mıdır?

İnsani erdemlerin en yücesidir insan hakkı! Hele ki yaşam hakkı!

Yaşam hakkına aldırmazlık cellatlık değil midir?
Kendi vicdanlarına esareti onurdan saymaz mı o cellatlar?

O vicdan, vicdan mıdır, sormuyor ve sorgulamıyorsa?

Bu türden acıları kanıksamak da kanıksatmak da doğrudan insan hakkı ihlali değil midir?

Adaleti tartamayan vicdan daha neyin terazisidir?

Terazi kabaktansa, ne fark eder ki; dirhemi ha kurşundan, ha taştan, ha b.ktan!

İsteriz ki adalet terazisi bu dünyada adil tartsın!  Ahirette; Tanrı kendi mizanını kullansın. Bu dünyanın hakkı ahrete bırakılmasın

Hakların en yücesidir adil yargılama istemi!

Bu hakkı bir kişiden esirgemek, hangi erdemsizliğin zirvesidir siz söyleyin!

Ey aklına geldikçe hukuk reformundan söz eden Yüce(!) Kuvvet(?), bu hak sağlansın yeter. Reformun en makbulü budur işte.

Adalet olmadan devlet, adil olmadan insanlık olur mu?

Adil olmayan yargıyla darağaçları kurmak, adil yargılanma hakkından mahrum bırakmak faşist düzenlerin, darbelerin işidir.

Mademki şu an “İleri demokrasi(!)nin zirvesindeyiz; demokrasinin asli görevi değil mi bağımsız yargı eliyle adil yargılama…

Adalete ağıt yakmaktan öte yapılacak hiç mi iş kalmadı bu ülkede?

Adil yargı susturmaz, sindirmez, korkutmaz. Aydınların sustuğu ülkeye güneş doğar mı?

Hukukun sustuğu ülkede “devlet”  geleceğe kök salar mı! Beka sağlanır mı?

Daha dün kimlere uygulandı bu hukuksuzluk, daha sırada kimler var?

Bu şartlar altında “bu son olsun!” talebi iyi niyetli bir gaflettir!

Ne yazık ki; bu koşullar devam ettikçe, bu dalaletin, bu ihanetin devamı da gelecektir!

Ülkede, hak hukuk adalet hâkim kılınacaksa, tek yol, hukuksuzluğu Silivri’ye göndermektir.

Hukuk, devletin bekasına temel kurum yapıldığında görülecektir ki, diğer bütün kurumlar nefes alacak, aldatmalar, soygunlar, talanlar, devlet eliyle zenginleştirmeler –hem de kendiliğinden- son bulacaktır. .

Devlet kasasından haksız kazançlar üzerinden yapılan “hayır(?) ve hasenatlarla günah çıkarmalar da dahil buna…

*

Hukuku, hukuksuzlukta kullanmak en büyük insanlık ayıbıdır.

Hukuk Reformu aldatmacasıyla yeni ayıplar getirilecekse, yeni ayıplara HAYIR!

  1. Aralık 2020

 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
mehmet halil arık

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM