Yeni Muhalefet

escort bolu escort adiyaman escort aydin escort agri escort kirsehir escort aksaray escort amasya escort erzurum escort bartin escort batman

“Hiçbir zaman para tarafında olmadım”

Sinema sektöründeki paylaşım krizine ilişkin konuşan Cem Yılmaz “Ben her zaman fikir tarafında oldum, hiçbir zaman para tarafında olmadım” dedi.

“Hiçbir zaman para tarafında olmadım”
140 views
28 Ocak 2019 - 19:47

Türkiye’de CJ CGV/Mars Entertainment Group ile yapımcılar arasında bilet fiyatları ve promosyonlar üzerinden yaşanan paylaşım krizi sonrası ilk kez kapsamlı bir röportaj veren Cem Yılmaz, kendisine yöneltilen eleştirilere yanıtladı, sektöre ilişkin değerlendirmede bulundu. Her zaman fikir tarafında olduğunu, hiçbir zaman para tarafında olmadığını belirten Yılmaz, sektöre ilişkin “Kârlılık da bu halde olduğunda, kim girer ki bu işe? Bırak kâr etmeyi, filmler kendi parasını çıkaramıyor” yorumu yaptı.

“EMEK KUTSALSA HERKESİN EMEĞİ KUTSAL, AYRIMCILIK YAPMANIN ALEMİ YOK”

Molatik’e konuşan Yılmaz, sinemacılar arasında ayrımcılık yapıldığını savundu ve “Ben işin patronuyum evet ama patronların konuştuğu, ‘yapımcılar’ denilen şey, zihnimizde canlandırdığımız gibi, elinde purolu, viskili ‘Türk sinemasına ne yapacağız bakalım?’ diyen insanlar değil ki. Eline mürekkep bulaşmış, çalışan, yazan, çizen insanlar da var aralarında. Ben sette yerlerde sürünüyorum. Sektörde bir dertleri olan emekçiler var, bir de tuzu kuru patronlar var gibi bir tablo çizilmesi hoşuma gitmedi. Emek kutsal ise herkesin emeği kutsal. Ayrımcılık yapmanın alemi yok. Ben başkasının derdi için dertlenebilen bir insanım. Bir şeyin mücadelesi verilecekse, gücümü kutsallaştırmam” ifadelerini kullandı.

“FEDAKARLIK YAPAN SEYİRCİ SÖMÜRÜLDÜĞÜ ZAMAN RAHATSIZ OLUYORUM”

Sinema seyircisinin fedakarlık yaptığını düşündüğünü belirten Yılmaz, “Evinden kalkıp filmime gidip bilet alıyor. Bu insanı arada başka bir mekanizma sömürdüğü zaman rahatsız oluyorum. Sinema bambaşka bir işletme. Ben bambaşka bir yapıyım. Ben küçük odamda, evimde yazarken ‘sanat’ yaptığımı düşünüyorum ama iş birden ekonomiye dönüyor… Bunlar işin gidişatı ama o gidişatta bir tuhaflık olduğunu sezersem filmimi alır çadır tiyatrolarında bütün Anadolu’yu gezebilirim. Ben duygusal bir insanım. Ama mekanizma öyle değil ki…” dedi.

“KABALIĞA MARUZ KALAN İNSANLARIN TEPKİSİ NEYSE BEN DE ONU GÖSTERİYORUM”

Mars Entertainment Group Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Irmak Acar’ın “Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmazlar çıkar, onlar film çekmezse çekeni bulacağız” sözlerine de değinen Yılmaz, “Ben bir sözün espri olup olmadığını anlama yeteneğim olduğunu düşünüyorum. Uzun zamandır bu işteyim. Dolayısıyla bir espri olduğu zaman espriyle cevap verebilirim ama bu sözün bir espri olmadığı çok açık. Kabalık ve nezaketsizlik hiç hoşlanmadığım bir şeydir. Ben özel hayatımda, sahnede olduğum gibi değilim ki. Bir kere bana özel hayatımda para ödenmiyor. Sahnede para ödeniyor, bir beklenti var, bir gösteri alanı orası… Ama hayat öyle değil. Kabalığa maruz kalan insanların tepkisi neyse, ben de onu gösteriyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“NE DEMEK NEREDEYDİN? SETTEYDİM! EKONOMİ BAKANLIĞINDA BİR KURUM MUYUM BEN?”

Bazılarının kendisine “Bizim filmlerimiz salonlara girmezken sen neredeydin?” diye sorduğunu aktaran Yılmaz, “Yahu neredeydin olur mu, setteydim, ne demek neredeydin? Laptopun başındaydım, film yazıyordum. Bana sorulacak soru mu bu?” dedi.

Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomi bakanlığında, maliye bakanlığında, kültür bakanlığında bir kurum muyum ben? Bu olaylar olurken bu kurumlardan hiçbiri fark etmiyor ve bir komedyen kapının aralığından diyor ki, ‘Beyler buldum, tekelleşme oldu’ filan… Bu benim vazifem mi? Bu işin komik, acıklı tarafı.”

“ÇOK KIRICI ŞEYLER SÖYLÜYORLAR, ‘ONLAR EL ELE YÜRÜRKEN…’ FALAN”

İnsanların kendini kutsadığını öne süren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Niye insanlar sektörden, bir diğer yanda dirsek çürüten arkadaşını, bir diğer sette iyi bir şey yapmaya niyetlenmiş bir sinemacıyı kendinden farklı görüyor? Kendini niye kutsuyor? ‘Biliyor musunuz ben ödül törenlerine hırkayla gidiyorum, dolayısıyla ondan daha iyi bir sinemacıyım’ mı? Adı bu mu bu işin? Böyle değil. Doğru değil bu. Çok kırıcı şeyler söylüyorlar. ‘Onlarla el ele yürürken…’ falan. Kiminle, ne el elesi? Ben tek başına bir adamım. Bak A4 kağıdı. Bunu alıyorsun, yazıyorsun, ‘Karakomik Filmler’ diyorsun, başlıyorsun yazmaya. Öbür arkadaşına diyorsun ki, ‘Sen bu filmin görüntü yönetmeni olur musun?’, ‘Olmam, çünkü hırkan yok!’ falan demiyor ki, ‘Gel beraber güzel bir şey yapalım’ diyor.”

“50 MİLYONU DUYUNCA ‘GÖRÜŞÜRÜZ’ DİYORUM”

Hayalindeki projeleri gerçekleştirmek için yeterli parayı bulamadığını belirten Yılmaz, şunları söyledi:

“İki tane Yahşi Batı kadrosunun hikayesi hazır. Biri Galata Cinayetleri. Yalnızca sanatçıları öldüren bir seri katil var, onu çözmeye çalışıyorlardı. Tam bunu yazmaya başlarken Guy Ritchie Sherlock Holmes’u yaptı, muhteşem bir görseli vardı. Adamlar yapınca… Bizim onun yanına ekonomik olarak yaklaşmamız mümkün olmadığı için duruyor hâlâ. Geçenlerde Russel Crowe ile bir hikaye üzerine konuştum. ‘Ne yapıyorsun?’, ‘Şununla uğraşıyorum’, ‘Güzel poster’ diyor, ‘Beraber bir şey yapalım’ diyoruz. ‘Nasıl bir bütçe düşünüyorsun?’ diye sorduğumda ’30 milyon dolar olursa ikimiz birden oynarız, daha başka birileri olursa 50 milyon dolardan başlarız’ diyor. Ben de ‘Görüşürüz’ diyorum… ‘Görüşürüz’ diyorum evet, bu bir gerçek…”

NE OLMUŞTU?

2016’da Güney Koreli CJ CGV şirketine satılan sinema salonu ve dağıtım telekli Mars Entertainment Group ile BKM, Boyut Film, Çamaşırhane Film, Fikir Sanat, Madd Entertainment, Mustafa Uslu, NuLook ve TAFF gibi dev yapımcılar arasında bilet fiyatlarından elde edilen gelirin doğru paylaşılmamaması ve promosyonlarla bilet fiyatların yükseltilmesi üzerinden tartışma başlamıştı.

Yaşanan tartışmada yapımcılar Mars Entertainment Group’u filmlerini vizyona sokmamakla tehdit etmiş, Mars’ın kurumsal ilişkiler direktörü Aslı Irmak Acar’dan da “Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmazlar çıkar, onlar film çekmezse çekeni bulacağız” açıklaması gelmişti.

Bu açıklama üzerine “Yavaş çıkarsın” yorumu yapan Cem Yılmaz, devamında “Hanımefendi hadi bırak Cem Yılmaz çıkarmayı da tüm Türkiye’de sinema biletini 15 lira yapmayı teklif ediyorum, 40 liraya bilet satmak yok, var mısın? Yoksun tabii…” demişti.

ODTÜ Sinema Topluluğu ise Cem Yılmaz’a Cem Yılmaz’a bir çağrıda bulunarak, “Tekelleşen salonlara alternatif olarak amfilerimizi açıp burada öğrencilerle birlikte filminizi gösterme/üzerine sohbet etme imkanı vermek isteriz. Var mısınız?” demişti.

Daha sonra Cem Yılmaz’dan çağrılarına yanıt gelmediğini belirten öğrenciler, “Cem Yılmaz medyada bu konu üzerinde dikkat çekmeye devam ederken davetimizi yok sayarak aslında açıklamalarında samimi olmadığını göstermiş oldu” demişlerdi.

evrensel

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Olaylara ayrı bir bakış, ayrı bir yorum