EnerjiSa
İstanbul
DOLAR31.0656
EURO33.6455
ALTIN2032.3

İşçiler, Cengiz Holding önünde çadır kuracak!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
İşçiler, Cengiz Holding önünde çadır kuracak!
Abone ol
Satera Elektronik’ten çıkarılan Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye 18 işçi için, şirketin ortaklarından Cengiz Holding önünde, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun da katılımıyla eylem yapıldı. Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu da "İşçileri geri işe alarak, mücadelelerini kabul etmediğiniz takdirde, biz üçüncü günün sonunda burada, Cengiz Holding'in önünde çadır kuracağız ve eylemimizi buraya taşıyacağız" dedi.

Cengiz Holding ve Kolin İnşaat ortaklığıyla İstanbul'da kurulan Satera Elektrik Fabrikası'nda çalışan 18 işçinin işine son verilmişti. İşçilerin, DİSK'e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası'nın iş yerinde örgütlenerek çoğunluğu elde etmesi üzerine işten çıkarıldığı iddia edilmiş, bunun üzerine protesto eylemleri başlamıştı. Eylem bugün de DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun katılımıyla Cengiz Holdin'in Üsküdar'daki binasının önüne taşındı. Eyleme, Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ve DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ile işçiler de katıldı. 

"CENGİZ YİNE KORUNUYOR"

“Sendika hakkımız engellenemez” pankartıyla bir araya gelen işçiler, “Satera işçisi yalnız değildir” ve “Atılan işçiler işe geri alınsın” yazılı dövizler taşıdı. Eylemde, “Her yer direniş”, “Satera’ya sendika halaylarla girecek” şeklinde sloganlar atıldı. İşçiler, "Cengiz yine suç işliyor, yine korunuyor! Ama yağma yok, işçi sınıfı var. Cengiz ve Kolin işverenlerini bir kez daha uyarıyoruz" dediler.

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu da eylemde yaptığı konuşmada, işçiler geri alınmadığı takdirde 3'üncü günün sonunda Cengiz Holding önünde çadır kuracaklarını söyledi. Serdaroğlu'nun konuşması şöyle:

"SATERA İŞÇİLERİ BUGÜN ARTIK TÜRKİYE’DE KLASİKLEŞEN BİR SALDIRI İLE KARŞI KARŞIYA: Yine bir eylem alanında birlikteyiz. Yanımızda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan dostlarımız var sevgili kardeşlerimiz var. Satera Elektronik şirketinin yapmış olduğu saldırıya karşı verilen bir mücadele değil aslında Türkiye’deki bir hukuksuzluğa, sendikalaşmaya karşı yapılan bir saldırıya, hak, hukuk arayan işçilere yapılan bir saldırıya karşı verilen bir mücadelenin boyutudur. Onun için buradayız. Onun için Gebze’den Kocaeli’nden başka yerlerden arkadaşlarımız, atılan arkadaşlarına destek vermek için buradalar. Evet dostlar dört bir taraftan saldırıyorlar elbette bununla sınırlı değil, başka direnişlerimiz her an olabilir. Örgütlenmede yaşadığımız bu saldırılar maalesef ki sadece buradaki fabrikalarla sınırlı değil gördük pandemi süreci içerisinde ve ekonomik krizi içerisinde taleplerimizin ve sendikalaşma istediğimizin karşılığında hangi tür davranışlarla karşı karşıya kaldığımızı. Bugün de bunlardan birisiyle karşı karşıyayız. Evet Satera işçileri bugün artık Türkiye’de klasikleşen bir saldırı ile karşı karşıya.  

ARKADAŞLARIMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ANAYASASINA GÜVENEREK SENDİKALAŞTILAR: Yüzde 90’nı kadınlardan oluşan bu genç arkadaşlarımız maalesef bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'na güvenerek bir sendikalaşma içerisine girdiler. Ama onlara hayatlarının ilk baharında ilk tokadı sermaye ve sermayeye göz yuman bugünkü siyasi iktidar ve siyasi anlayış atmaya çalıştı. Onun için bugünkü Satera eyleminde özellikle Türkiye’nin kalbur üstü olan, patron olan kesimine karşı mücadele veriyoruz. Aslında bir değil iki tane patronla karşı karşıyayız. Cengiz Holding ve Limak inşaat üzerinden kurulan bu fabrika arkadaşlarımızı kapı dışarı etti, sendikalaşmayı engellemek için her türlü hukuksuzluğu sürdürmeye devam ediyor.    

MESELE İŞVEREN İNSANCA ÇALIŞMA ŞARTLARI SAĞLASIN VE İNSANCA YAŞAYACAK BİR ÜCRETİ VERSİN MÜCADELESİDİR: Birleşik Metal İş sendikası Türkiye’nin en iyi sözleşmesini yapan bir sendikası olmasına rağmen kısa bir süre içerisinde alım gücünü kaybediyor. Ve biz bu ülkede ek zam geleneğini yarattık. Başta Messa olmak üzere bütün fabrikalarda ek zaman mücadelemizi başarıyla sonuçlandırdık. Mesele, 'işveren beni orada insan yerine koysun, insanca çalışma şartları sağlasın ve insanca yaşayacak bir ücreti bana versin' mücadelesidir. 600'ün üzerinde işçiyi çıkardı. Çıkartabileceğiniz başka işçiler varsa onları da çıkarın. O işçiler size çökmeyecek, o işçiler mücadelerini sürdürecek. Dün Bağdat Caddesi'nde nasıl eylemlerini başlatmışlarsa bundan sonra onların bulunduğu yer yerde bu mücadeleyi devam ettirecekler. Artık hak mücadelesinden çıktı, bu onur mücadelesini sonuna kadar sürdürecekler.

FABRİKA İŞÇİLERİ GERİ ALMAZSA 3 GÜNÜN SONUNDA CENGİZ HOLDİNG'İN ÖNÜNDE ÇADIR KURACAĞIZ: Şimdi biz işverene burada 3 gün süre veriyoruz. Eğer 3 gün içerisinde işveren Satera, işçilerin bu sendikalaşma mücadelesine saygı gösterir, atılan işçileri geri alır ve sendikayla görüşmelere başlarsa; bu mücadeleyi elbette fabrikanın içerisinde ve sözleşme süreci içerisinde sürdüreceğiz. Ancak işveren kabul etmediği takdirde, biz 3 günün sonunda burada, Cengiz Holding'in önünde çadır kuracağız ve evlerimizi buraya taşıyacağız.  

"YASAYI AYAKLAR ALTINA ALMA CESARETİNİ İKTİDARDAN ALIYORLAR'

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da eylemde yaptığı konuşmada, Satera şirketinin suç işlediğini belirtti. “Yasayı ayaklar altına alma cesaretini bu ülkeyi yöneten ve sırtlarını dayadıkları iktidardan alıyorlar. Onlar güçlerini iktidardan alıyor bizler ise her gün hayatını yeniden üreten işçilerden alıyoruz” dedi.

"Eğer bir ülkede kadınlar özgür değilse eğer bir ülkede kadın işsizliği yüzde 50’ler düzeyindeyse, eğer bir ülkede işçiler sendikalaştığı için kapının önüne konuluyorsa o ülkede demokrasi olmaz o ülkenin geleceğinden söz edilmez" diyen DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, şunları söyledi:

"BUGÜN TÜRKİYE’DE HER ŞEY AMA HER ŞEY İŞÇİLERİN SENDİKALAŞMASININ ÖNÜNDE ENGELDİR: Bugün Türkiye’de her şey ama her şey işçilerin sendikalaşmasının önünde engeldir. Yasalar, mevzuat, mahkemeler, hukuk devletin tutumu, iktidarın tutumu, işverenlerin tutumu, her şey işçilerin sendikalaşmasının önünde engeldir. Öyle, bir mevzuat getirmişler ki bir işyerinde örgütlenmek, yetkiyi almak, toplu sözleşme yapabilmek deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. Hadi örgütlendiniz çoğunluğu aldınız ondan sonra önünüze bin bir türlü engeller çıkar. İşte Satera’da olduğu gibi çoğunluk tespitini bakanlıktan almış olan sendikamızın bu süreci tamamlamasından sonra işveren başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere bütün öncüleri işten çıkararak sendikal örgütlenmeyi kırmaya çalışıyor.

GENÇ KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 50’YE VURDU: Hani sürekli söylüyorlar ya 'Kadın istihdamını artıracağız, kadınların çalışma hayatına katılmalarını sağlayacağız, şunu yapacağız bunu yapacağız' diyorlar ama Türkiye’de hala kadın işsizliği yüzde 30 düzeyinde hatta genç kadın işsizliği yüzde 50’ye vurdu. Yani bugün Türkiye’de her iki genç kadından biri işsiz. Çalışma şanslarını elde eden arkadaşlarımız da aynı işi yaptıkları erkek işçilerden daha düşük ücretle ve daha olumsuz koşullarda çalışıyor. İşte buna itiraz eden, eşitlik talep eden, sendikal haklarını talep eden kadınlar ise bu haklı talebi baskıyla, işten çıkarmalarla karşı karşıya kalıyor. O nedenle bugün Satera’daki arkadaşlarımızın yaptıkları bu mücadele sadece kendi hayatları kendi işleriyle ilgili bir mücadele değil. Bu mücadele ve bu onurlu duruş, bu gencecik kadın arkadaşlarımızın, kız kardeşlerimin gösterdiği bu onurlu duruş bu ülkenin geleceğidir. Eğer bir ülkede kadınlar özgür değilse, eğer bir ülkede kadın işsizliği yüzde 50’ler düzeyindeyse, eğer bir ülkede işçiler sendikalaştığı için kapının önüne konuluyorsa o ülkede demokrasi olmaz o ülkenin geleceğinden söz edilmez."

SATERA'DAN AÇIKLAMA: İŞTEN ÇIKARMALARIN SENDİKA ÜYELİĞİYLE İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTADIR

Bu arada, Satera'dan yazılı açıklamada, işten çıkarmaların her şirkette olabilecek türden olduğu ve sendikalaşmayla ilişkisinin bulunmadığını iddia edildi. Şirket açıklamasında şunlara yer verildi:

"Sayaç ve modem üretiminde Ar-Ge faaliyetlerine odaklanarak, ülke sanayine katkıda bulunmayı hedefleyen teknoloji girişimi şirketimiz bir şirketler grubu yatırımıdır.

Henüz kurulum aşamasındaki şirketimizin üretim hattı yatırımları devam ederken toplam mavi yaka çalışanımız da 50-60 kişi arasında değişmektedir. Çalışma hayatının olağan akışı gereği her kurumda olabileceği gibi şirketimizde de yaşanabilen işten çıkarmaların iddia edildiği gibi sendika üyeliği ile ilgili hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Grubumuzda 'disiplin suçları ya da performans sıkıntıları ve 2-6 aylık deneme sürecinin olumsuz sonlanması' dışında herhangi bir sebepten işçi çıkarma söz konusu değildir. Hal böyle iken, üzülerek takip ediyoruz ki işten çıkarılanların sayısı ve nedeni konusunda kamuoyunu yanıltacak iddialar öne sürülmektedir.

Bilinmesini isteriz ki şirket olarak etik değerleri gözeterek faaliyet gösterirken çalışanlarımıza adil, şeffaf, güvenli ve huzurlu bir çalışma ortamı sunmak en büyük önceliğimizdir. Saygı, dürüstlük ve güvene dayalı olan bu süreçte, çalışanlarımızın temsil edilme ve örgütlenme haklarını tamamen kendi hür iradeleriyle kullanmaları için gereken ortamı her zaman kendilerine sağladığımızı belirtir, durumu bilgilerinize sunarız." 

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Emek ve Özgürlük İttifakı, ittifak protokolünü Yüksek Seçim Kurulu’na sunduÖnceki Haber

Emek ve Özgürlük İttifakı, ittifak proto...

CHP eski milletvekillerinden İnce'ye çağrı: Büyük dayanışmanın parçası ol!Sonraki Haber

CHP eski milletvekillerinden İnce'ye çağ...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar