Yeni Muhalefet

escort bolu escort adiyaman escort aydin escort agri escort kirsehir escort aksaray escort amasya escort erzurum escort bartin escort batman

CHP’de yenilmişlik duygusu ve saldırılar…

CHP’de yenilmişlik duygusu ve saldırılar…
Avatar
Erdoğan Özgenç( erdogan.ozgenc@gmail.com )
185 views
28 Ocak 2019 - 17:50

4 Şubat’tan itibaren büyük ihtimalle “seçim” çalışmalarımız
başlayacak, bana da düşen var.
Onun için yakında yazılarıma bir süreliğine ara vereceğim, eğer uygun
görülürse “Facebook’ u” kapatacağım…
Zaman akıl almaz bir şekilde ve son derece “hızlı” gelip geçiyor.
Yazmak istediklerimin çoğunu zaman yetersizliğinden yazamıyorum…
Bir daha ne zaman yazabilirim bilmiyorum; ama her seçim döneminde
olduğu gibi “CHP’ ne ve seçmenlerine” inanılmaz saldırlar, bazı
seçmenlerde de “yenilmişlik duygusu” öne çıkmaya başladı, onun için bu
konularda birkaç kelam etmek istiyorum…
Katılan olacaktır, katılmayan olacaktır, olabilir herkesin düşüncesine
saygım var…
***
24 Haziran seçimi de, diğer seçimlerde çok gerilerde kaldı, buralara
takılıp kalmak buralardan koz çıkarmak akıl karı değildir. Bunları
“cahil” ve “korkak” kişiler yapar…
Seçimlerin değerlendirilmesi yapılır, eleştirilir ama bunlar
“partinin” kurumsal kimliğine zarar verecek zafiyete uğratacak
nitelikte olmamalıdır.
Bugün emin olun AKP kalesini ayakta tutan tek gerçek budur…
CHP’li iseniz kurumsal yapının bir parçasısınız demektir. Bu yapının
zarar görmemesi ve zafiyete uğramaması için anlamsız tartışmalardan
uzak durmak zorundasınız…
Hele ki bu tartışma ve eleştiriler “kişileri” hedef alarak ve
aşağılayarak yapılıyorsa kimse kusura bakmasın, bunları yapanlar
CHP’li de “solcu” da olamazlar…
İlkelerimiz var. Bu ülkelerin devamlılığını sağlamak gerekir; acele
etmeden, vakur kalarak ve inanarak, sağduyu, akıl ve mantıkla…
Omuz omuza ve programa, çizilen yola uyum sağlayarak…
***
Ülkede yeni bir rejim var, siyasetin yolları da ahlakı da çok değişti;
ülke koalisyonlardan şikayet ederek iktidara gelenlerin yarattığı
koalisyonla eş anlamlı “ittifak” hikayeleri ile seçimlere gidiyor
artık. Şimdi ülkede iki “ittifak” oluşumu var; Cumhur ittifakı” ve
“Millet ittifakı…”
CHP’ nin kemik kitlesi ve olası yeni seçmen kitlesi dikkatle takip
edildi ve İYİ Parti ve SP ile “ittifak” yapılmak zorunda kalındı.
Bu ittifakta yer alan bir “parti” olarak her şey benim dediğim gibi
olacak diyemezsiniz…
Haksızlık ve ahlaksızlık olur…
Tek başımıza da başarmamız mümkün değil…
***
Hatırlayın geçen seçim döneminde çok büyük bir dayanışma örneği sergilendi,
ama dedim ya siyaset OHAL kararları ile etik kavramlarından
arındırıldı, ayak oyunlarına endekslendi…
En iyisi yapılmaya çalışılsa da YSK ve diğer kurumların yaptığı
ahlaksızlıklar yüzünden istenilen sonuçlar alınamadı.
Yani “gücümüz” yetmedi.
Şimdi sağa solsa çamur atarak değil bu “güç” eksikliğinin giderilmesi
için elimizi taşın altına koymanın zamanıdır…
***
Bakıyorum herkes birbirine çamur atmaya, suçlamaya, ben senden daha
iyi yaparım daha iyi düşünürüm demenin peşinde. Yani birbirimiz
yenmeye çalışıyoruz.
Bu şekilde “güç kazanmak” mümkün değildir, daha çok güç kaybetmemize
neden oluyor.
Böyle devam edilirse kimse kusura bakmasın “yenilgi” kaçınılmaz olur…
Dediğim gibi 24 Haziran seçimleriyle birlikte, Türkiye’de sistem değişti…
***
Özetle, otoritenin merkezileştiği ve daha çok otoriterleştiği, Cumhur
ittifakı üyelerinin planlı bir şekilde zehir, kin nefret ve öfke
saçtığı bir döneme girdik.
Bu süreçten geçerken, kısa vadede önümüzde yeni bir hedef var: “Yerel seçimler…”
Bu yeni sistemin de tek panzehiri var; demokrasi!
Bu yerel seçimler “demokrasiyi” güçlendirmek için önümüzdeki tek
fırsattır. Tek adam sistemine karşı “demokrasi” bağımsızlık ve
özgürlükler…
***
Bu seçimden önce seçilen ve gerçekten son derece başarılı olan
“belediye başkanları” örneği var önümüzde, bunları bile ağır şekilde
eleştirenler var.
Oysa yapılan yadsınamaz güzellikleri gündeme taşımak gerekiyor. Ki
“iktidarın” kendi geleceği için ”yerel seçimlere” ağırlık veriyor.
Bu bağlamda Sosyal demokrat belediyecilik uygulamalarının Türkiye’ nin
en temel sorunlarına,
kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklayarak, en köklü ve
sürdürülebilir çözümler ürettiğini güçlü bir şekilde ortaya koymak
zorundayız…
***
Hüsranlarımızı, kızgınlıklarımızı bir tarafa bırakıp, bu seçime
odaklanmalı, daha iyisini yapmaya gayret etmeliyiz.
İki aylık kısacık bir süre var önümüzde
AKP’lilerin yaptığı gibi Genel Başkana, Genel Merkeze ve birbirimize
sımsıkı sarılmalı,
yerel seçim öncesi bizi bölecek, güç kaybı yaşatacak bir hesaplaşmaya
asla girişmemeliyiz.
Çünkü Türkiye çok daha iyisini hak ediyor.
Bunu da en iyi bilenler bizleriz, en büyük umut da biziz, biz olmak zorundayız.
Başka bir CHP, başka bir Türkiye yok. Onu aydınlık geleceğe taşıyacak
olanlarda bizleriz.
***
Herkes zamanı bilaistisna akıl mantık ve izan çerçevesinde
değerlendirmek zorunda, kendi çıkar ve beklentilerine göre değil…
Bakın MHP’ne gebe kalmış AKP bile bunları yapmıyor, neden acaba?
Emin olun AKP seçmeni de MHP seçmeni de mutlu değil; ama
değerlendirmelerini yukarıda bahsettiğim eksenlerde yapıyorlar…
O nedenle “umutsuz” olmanın zamanı değil diye düşünüyorum…
***
Evet, CHP’ne ve Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na,
MYK üyelerine delegelere çok büyük saldırılar hakaretler var…
Bunların kimler ve ne amaçta olduklarını da gaye iyi biliyoruz.
Başarmaları için bekledikleri bir tek şey var CHP seçmeninden;
“yenilmişlik duygusuna” kapılmaları…
Bu toplum değişmez, bu adayla bu kafa ve genel başkanla seçim
kazanamayız diye düşünmemizi, sandığa gitmememizi istiyorlar…
Bunu bir an evvel çürütmemiz ve gerekli duyarlılığı göstermemiz gerekiyor…
***
Bunun için siz beğenseniz de beğenmeseniz de CHP genel merkezinde ve
teşkilatın her kademesinde son derece bilimsel sosyolojik ve ekonomik
çalışmalar yapan ehil insanlar var.
Bunları yok saymak doğru değildir…
Değişim ve devrimler kolay şeyler değildir; uzun ve soluklu bir
mücadeleyi gerektirir.
Özellikle bu “çağda” en ufacık bir sıçrama dahi başarıya götürebilir.
Bu bağlama düne saplanıp kalmanın bir alemi yok…
Ülkemizde insanlarımız da çok daha iyi şeyler layık…
***
CHP’nin ve diğer “muhalif” partilerin sivil toplum kuruluşları bu
konuda ellerinden gelenin çok daha fazlasını, özveri ve güven içinde
yapmak zorundalar.
Kuşatılan ve Saray’a koşulsuz “biat” eden bir medya düzeni içinde
bundan ötesini yapmamız mümkün değildir, o nedenle STK lara köstek
değil destek olmak lazım…
Çok sayıda çalışan ve emek veren insanlar arkadaşlarımız var; onları
akıl dışı suçlamalarla yermek yerine “anlamamız” gerekiyor…
Aksi; toplumda hızla artmaya başlayan ”yenilmişlik duygusunun”
değirmenine su taşımak olur ki bu da sadece AKP nin işine yarar Cumhur
İttifakının değil…
***
Fırsatlar değerlendirmek zamanı. Yapabiliriz, başarabilir ve ülkemizin
yitip gitmekte olan “onurunu” kurtarabiliriz.
Bu bize verilen hem bir görevdir hem de atalarımızdan kalan “mirasın”
yasal hakkıdır…
Bu cennet vatan hepimizin…
Haydi, karanlıkları yok etmek ve “aydınlık” vaat eden partimize sahip
çıkmak için bir “mum” da siz yakın; sorumluluğu alın ve üzerinize
düşeni mutlaka yapın “oy kullanın”

İstanbul 28.01.2019 15.30

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Olaylara ayrı bir bakış, ayrı bir yorum