Biz saçmalamaya devam edelim

Biz saçmalamaya devam edelim

Öyle yoğun ve çaresizlik dönemler yaşıyoruz ki…
Artık ne üretebiliyor nede sağlıklı düşünebiliyoruz. Ve zaman….
Zaman çocuklarda bile çok fazla hızlı…

 

Öyle yoğun ve çaresizlik dönemler yaşıyoruz ki…

Artık ne üretebiliyor nede sağlıklı düşünebiliyoruz. Ve zaman….

Zaman çocuklarda bile çok fazla hızlı…

Hepimizin başı dönüyor. Bu hızlı zaman akışını sadece ben hissediyorum diye düşünürken öğrencilerimin de aynı dertten muzdarip olduğunu görünce…

Demek ki zaman hepimiz için çok fazla hızlı akıyor kanısına vardım.

Dünya nereye doğru gidiyor bilemiyorum ancak bu hızın arasın da akılımızı, düşüncelerimizi korumamızın, hayallerimizi ve üretkenliğimizi yok etmemiz gerektiğinin farkındayım…

Kendimizi mutlaka koruma altına almalıyız.

Bizim ayakta tutan, üretkenliğimiz, hayallerimiz ve sürekli iyiliğe, yeniliğe yönlendirmemiz gereken beynimiz.

Arkadaşım geçenler de salgından dolayı yaşadığı boşluğu, sıkıntıyı anlatırken ona tek dediğim “ bir meşgale bul…”

Bu sıkıntılı dönemler de yazabilir, okuyabilir ve hatta yarım bıraktığınız öğrenim hayatınızı tekrar hareketlendirebilirsiniz.

Önce bunun ihtiyacını yaşamalısınız, biliyoruz ki çoğu keşifler,başarılar ve icatlar ihtiyaçlardan doğmuştur.

Amerikalı Edwin Land 1943’te sahilde küçük kızının fotoğrafını çektiği zaman kızı sabırsızlıkla, ‘Baba! Niçin resmi hemen şimdi göremiyorum ?’ diye sormuştu.

Bu soru babayı düşünmeye sevk etti. Düşünmesinin semeresini ise, ona ün kazandıran Polaroid makineyi geliştirerek gördü. Burada küçük kızın, o güne kadar düşünülmemiş veya hayata geçirilememiş bir olay için babasına ilham kaynağı olmuştur.

Daha önce “Mucit Kadınlar” yazımda paylaşmıştım.Şimdi Mucit kadının adını hatırlamıyorum ancak porselen yemek takımı kırılınca bulaşık makinesini icat ettiğini iyi hatırlıyorum.

Ayrıca aynı yazım da korse takmaktan sıkılan mucit kadının sütyeni bulması gibi…

Beynimizin sağ tarafı, zihindeki resimlerle veya hikâyelerle ilgilenmekten ve çapraz bağıntılar kurmaktan hoşlanır. Beyin fırtınaları çalışmaları sağ beyni uyarır.

Yapılan çalışmalar çocukların (bilhassa 2-7 yaş arası) okula gitmeden önce, okul dönemine göre sağ beyni dokuz kat daha fazla kullandıklarını ortaya koymuştur. Yani çocuklar yeni (mucitce) fikirleri daha fazla üretirler.

Havan topunu ilk icat eden Fatih’tir. Barutu ateşli silahlarda ilk kullanan Osmanlılar’dır. İlk uçan insan bir Türk’tür. Mimar Sinan hâlâ aşılamamıştır. Bir Itrî, bir Dede Efendi henüz geçilemedi. Bir Gazali yetişmedi.

Süleymaniye Kütüphanesi hâlen Dünyanın en çok el yazması eser bulunduran kütüphanesidir. Ancak mâzide kalmış bu hâmasî destanlara bakıp iç geçirmektense, davranıp “Eski hâl muhâl, ya yeni hâl, ya izmihlâl” deyip, gayrete gelmenin zamanın çoktan geldiğini ve geçmek üzere olduğunu fark etmeliyiz.

Bunları neden mi, yazdım?

Yaşadığımız kaostan artık düşünemez, üretemez ve kullanamaz olduğumuz beynimiz bizi terk etmeye başlamak üzere. Düşen motivasyonumuzu her şeye rağmen tekrar canlandırmak, üretmek ve hayallerimize sahip çıkmak zorundayız.

Yaşadığımız olumsuzlukların hiç biri bizim irademizle gerçekleşmiyor, o halde biz  de bizim gücümüzün yettiği ve tek sahip olduğumuz beynimizi çalıştırma, üretme ve yeni fikirleri hayata geçirmeyle uğraşalım ki bu sıkıntıların sonun da ruhsal problemlerle de uğraşmayalım.

Belki kaderci diyeceksiniz lakin bir gerçek var ki olanın da olacağın da ölümün de önüne geçemiyoruz.

O halde, Albert Einstein dediği gibi; ” Ortaya atılan yeni fikirlerde bir ilginçlik, saçmalık yoksa bu fikirde umut yok demektir.”

Umudumuzu, üretkenliğimizi hiç kaybetmeyelim ve saçmalamaya devam edelim…

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın,akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
seray sayar levent

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM