Yeni Muhalefet

escort bolu escort adiyaman escort aydin escort agri escort kirsehir escort aksaray escort amasya escort erzurum escort bartin escort batman

Binali Yıldırım’ı rahatlatan son görev!

Unutulmaz iki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi:

31 Mart 2019 ve 23 Haziran 2019…

Binali Yıldırım’ı rahatlatan son görev!
Turgut Çelik
Turgut Çelik( turgutcelik@hotmail.com )
122 views
02 Temmuz 2019 - 17:50

 

Unutulmaz iki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi:

31 Mart 2019 ve 23 Haziran 2019…

İki seçimin de kazananı Ekrem İmamoğlu, yitireni de Binali Yıldırım.

Binali Yıldırım, 31 Mart’a “Kazandım” diye ekranlara çıkmıştı.

Oysa seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu’ydu. CHP’nin elinde “ıslak imzalı tutanaklar”ın olması,  açıklanan veriler, “Kazandım” demeye yetmiyordu.

Ya o “ıslak imzalı tutanaklar” olmasaydı?

“Atı alan Üsküdar’ı geçti” olacaktı.

(31 Mart’taki gibi bir seçim bir daha yaşanır mı?

Büyük konuşmayalım ya, o seçimin akla ve mantığa sığmayacak bir gerekçeyle, kimi sandık kurullarındaki başkanların kamu görevlisi/ memur olmadıklarına bağlanarak, sadece  Büyükşehir Başkanı için iptal edilmesi ve yenilenmesi yolunu açan bir YSK, zor bulunur.)

*****

06 Mayıs 2019, YSK’den 4’e karşı 7 oyla çıkan seçimin iptali edilmesi ve 23 Haziran’da yenilenmesi kararı, siyasal tarihimizde bir “beyaz sayfa” olarak yer almayacak kuşkusuz.

13 bin oy fark az bulunmuştu. Bu farkın, koskoca İstanbul’da seçimi kazanmak için yeterli olmayacağı gibi akıl dışı söylemler dile getiriliyordu. 1 oy farkın bile seçimi kazanmada yeterli olduğunun demokrasinin bir kuralı olduğu unutuluyordu.

Suçlamaların haddi hesabı yoktu.

“Çaldılar”la suçlayanların, “Kim çaldı?” sorusuna yanıt veremedikleri ve beni/ seni /onu ikna edemeyecekleri, ağızların her açılışında görülüyordu.

*****

Sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yenilenen 23 Haziran seçiminde tek oy pusulası kullanıldığı için seçimin kimin kazandığı kısa sürede belli olma olasılığı vardı.

Zaman geçiyor, YSK’den bir ses yok.

YSK, seçim yasağını ne zaman kaldıracaktı?

Eski seçimlerin aksine AA da suskundu.

Bugüne kadar, yayın yasağını dinlemeyen havuz medyası da derin bir sessizliğe bürünmüş!

Neler oluyordu?

O kör olası kuşku gelmiş başköşeye oturmuştu.

Havuz medyası kanalları, AA’nın veri akışına ne zaman başlayacağının saatini “son dakika” haberi olarak ekranlarda sürekli tutuyordu.

Havuz medyası kanallarının ilk kez yayın yasağına uyması, seçim sonucunun kendileri açısından olumsuz olduğunun resmiydi.

*****

Ekranlara bir “son dakika” düştü.

O da ne?

Adaylardan Binali Yıldırım açıklama yapacaktı.

Binali Yıldırım, ekranlarda gözüktü; önce, karşıda olduğu anlaşılan saate gözlerini dikti, YSK’nin seçim yasağını kaldırdığını söyledi.

Saat 19.15’ti…

Binali Yıldırım “bomba”yı patlattı:

“Rakibim Ekrem İmamoğlu seçimi önde götürüyor.”

(“Önde götürüyor”un gerçek deyişi, “kazananı”ydı.)

AA’dan veri akışı başladı; yayın yasağı kalkmıştı demek.

Oysa ANKA’nın verileri zaten sosyal medyada parça parça paylaşılıyordu.

Fark büyüktü.

Binali Yıldırım, YSK Başkanı Sadi Güven’in görevini üstlenmişti!

*****

Binali Yıldırım, 31 Mart ve 23 Haziran’da herkesten önce ekranlara çıktı.

İlki, “Erken kalkan yol alır” misaline uygundu ilk çıkışı.

Çıkışla gelecek galibiyet (!), CHP’nin elinde “ıslak imzalı tutanaklar”la önlendi.

(CHP, önceki seçimlerde bunu niye yapmadı ya da yaptı da AKP’nin yaptığı gibi, gerçeği “Çaldılar”a bağlamakla masum mu gözükmeye çalıştı?)

Ya ikincisi?

Binali Bey, başkasından duyacağına benden duyun misali bir havayla, sonucu açıklıyor, hem YSK’ye hem AA’ya mesaj veriyor, onları rahatlatıyordu!

Bir mesaj da kendi “ittifak”ına…

Binali Bey, üzülmesine karşın rahattı!

Binali Bey yitirmişti, ama asıl yitirenler başkalarıydı.

(Binali Bey, bundan sonra bir daha belediye başkanlığı seçiminde göremeyiz.

2014’te İzmir’de Aziz Kocaoğlu karşısında; 2019’da önce 31 Mart’ta, sonra 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu karşısında, toplamda 3 kez yenilgi alıyor.)

*****

Türk siyasal tarihinde unutulmaz iki seçim:

31 Mart 2019 ve  23 Haziran 2019…

Bu iki seçim daha çok konuşulur.

Konuşulacakları bir yana bırakarak bitirelim.

Son söz:

Çalınca (!) fark 13 bin, çalmayınca 806 bin oluyorsa, bir hakkın yenmesine seçmenin tepkisi, alacak olana bir ders niteliğinde olacak; aksini düşünenleri ise yeni yenilgilere sürükleyecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Olaylara ayrı bir bakış, ayrı bir yorum