• DOLAR
    6,1196
    %0,10
  • EURO
    6,6444
    %0,10
  • ALTIN
    324,61
    %-0,48
  • BIST
    7,9212
    %0,20
Balkan Paktı

Balkan Paktı

Bugün 9 Şubat; 1934’teTürkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya  arasında imzalanmış olan Balkan Paktı’nın yıl dönümü.

 

Bugün 9 Şubat; 1934’teTürkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya  arasında imzalanmış olan Balkan Paktı’nın yıl dönümü.

Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra, ulusumuzu Ortaçağ karanlığından kurtarmak ve yokluk/ yoksunluk içindeki ülkemizin ekonomik kalkınmasını sağlamak için, öncelikle komşularla olmak üzere, tüm devletlerle barışık olmamız gerektiğinin bilincindeydi. Zaten, “Ulusal kurtuluş savaşları dışındaki savaşlar cinayettir” diyen Büyük Önder savaş karşıtı, insancıl bir kişiliğe sahipti. Bu nedenle “Yurtta Barış, Dünyada Barış” diyerek amacını gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Kin, nefret, intikam vb. duyguları bir kenara bırakarak, geçmişte yıllarca savaşılmış, büyük düşmanlıklar yaşanmış ülkelere bile dostluk elini uzattı. Türkiye’nin barışçı politikalarının samimi olduğunu gören ülkeler de uzatılan eli karşılıksız bırakmadılar.

Önce, Mora İsyanından bu yana kanlı düşmanımız olan Yunanistan ile el sıkıştık. Halklar arasında derin kin ve intikam duyguları oluşturmuş 100 yıllık düşmanlığın ötesinde, daha dün birbirimizi boğazlamıştık ve iki taraf da büyük acılar yaşamıştı. Egolarını tatmin peşinde koşan küçük politikacıların, bu iki ulusu barıştırması değil, bir arya getirmesi bile olası değildi. Bunlar, tersine düşmanlıkları daha da derinleştirirlerdi. Bu işi ancak akılcı ve gerçekçi olarak ülkelerinin çıkarlarını düşünen, büyük devlet insanları başarabilirdi. Atatürk ve Venizelos, Lozan’dan kalan sorunları da çözerek bunu başardılar ve 30 Ekim 1930 günü, Türkiye ve Yunanistan arasında “Dostluk, Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma Balkan devletleri arasında dayanışmanın gerçekleştirilmesinde önemli bir gelişme oldu.

Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri, Paris Barış Konferansı’nda; uluslararası barışı ve güveni sağlamak amacıyla, bugünkü Birleşmiş Milletlerin karşılığı olan Milletler Cemiyeti’ni kurmuşlardı.

Cumhuriyet kurulduktan sonra, Atatürk’e, “Milletler Cemiyeti’ne girmek için başvuralım” diyenler oldu. Atatürk, “bizim başvurmamız şık olmaz. Onlar davet ederse gireriz” dedi.

Türkiye uluslararasında saygınlık kazanınca Atatürk’ün beklediği davet geldi ve 18 Temmuz 1932’de Milletler Cemiyetine Üye Olduk.

Yunanistan ile imzalanan antlaşmadan sonra, 1933 yılında Türkiye sırasıyla Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya ile birer Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması yaptı. Bu ikili antlaşmalar Balkan devletleri arasında anlaşma yolunu açarak Balkan Paktı’nın imzalanmasına zemin hazırladı ve Antlaşma,  9 Şubat 1934’te Atina’da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya Dışişleri Bakanlarınca imzalandı. Pakta girmeyen Bulgaristan ve Arnavutluk’a da katılım hakkı açık tutuldu.

Bu antlaşmayla imzacı devletler Balkanlar’daki sınırlarını korumak ve bölgedeki mevcut durumu değiştirmek isteyen devletlere karşı önlem almayı amaçladılar. Ortak savunma niteliğindeki bu anlaşmanın en önemli maddesi tarafların bu antlaşmayı imzalamayan diğer bir Balkan devletine karşı, birbirine haber vermeden siyasi bir harekette bulunmamayı ve siyasi yükümlülük altına girmemeyi garanti etmesiydi.

Balkan Paktı, kuruluşundan itibaren çeşitli alanlarda başarılar elde etti. 1935’te İtalya’nın Habeşistan’a saldırması üzerine, Milletler Cemiyetinin aldığı zorlayıcı ekonomik önlemlere Pakt’a üye dört devlet birlikte katıldı. 1936’da Montrö Konferansı’nda, Boğazlar statüsünün Türkiye lehine değiştirilmesinde, Pakt üyelerinin Türkiye’yi desteklemesi ve dayanışma politikasını izlemesi bu başarılara örnektir.

Bu gelişmeler üzerine, Venizelos, Türk-Yunan ilişkilerinde ve Yakın Doğu’da barışın sağlanmasındaki büyük katkılarından dolayı Atatürk’ü 12 Ocak 1934’te Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi.

Daha önce, 13 Ekim 1921’de Türkiye ile Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Sovyet Rusya arasında imzalanan Kars Antlaşmasıyla kuzey ve kuzeydoğumuz da barış sağlanmıştı.

Balkan Paktı’ndan sonra 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran’da Sadabat Sarayı’nda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan Sadabat Paktı ile de doğu ve güneydoğu sınırlarımız barışa kavuştu.

Sonuçta, Atatürk’ün üstün diplomatik dehası sayesinde Türkiye, çevresi dostlarıyla çevrili bir barış adası olarak yaşamaya başladı.

Ne yazık ki dünyanın örnek aldığı yüzyılların dehasından, ondan sonra bizi yönetenler gerekli dersi alamadıkları için, dün barış adası iken bugün ateş çemberi içinde kaldık…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM