Aşı emperyalizmi

Aşı emperyalizmi

ABD Başkanı Joe Biden, aşı konusunda tavrını daha göreve gelmeden belirlemişti. En kısa zamanda, halkın aşılanması tamamlanacaktı! Hem de, bir iddia ortaya attı: Göreve geldiği ilk 100 gün içerisinde 100 milyon kişinin aşılanması tamamlanacaktı!

ABD Başkanı Joe Biden, aşı konusunda tavrını daha göreve gelmeden belirlemişti. En kısa zamanda, halkın aşılanması tamamlanacaktı! Hem de, bir iddia ortaya attı: Göreve geldiği ilk 100 gün içerisinde 100 milyon kişinin aşılanması tamamlanacaktı!

Trump-Biden çekişmesinin yarattığı gürültü içerisinde, kimse Biden’e “bunu nasıl yapacaksın, aşıları nereden temin edeceksin” sorusunu yöneltmedi.

ABD iç politik saflaşması içerisinde, Biden’ı sosyal politikalar alanında “duyarlı”, Trump’ı ise, “paragöz muhafazakâr” göstermek ağır bastı!

Ancak, Biden “sözünde durdu”! “İlk 100 gün içerisinde 100 milyon kişi aşılanacak” dedi ve yaptı!

İki gün önce, Alman ZDF televizyon kanalının sitesinde yer alan bir veriye göre, aşıları tamamlanmış kişi sayısı 61.4 milyon, yani toplumun % 18.4’ü, toplam aşılanan kişi sayısı ise, 106.2 milyon, yani toplumun % 31.8’i!

Peki, Biden aşıları nereden temin etti? Paranın Avrupa merkezi İsviçre 250 bin aşı temin edemediği için politik çalkantılar yaşarken, Joe Biden nasıl oldu da, 100 milyon kişiyi, söz verdiği 100 günden de önce aşılayacak kadar aşı temin etti?

Biden’ı alkışlayanlar da, karşıtları da bu soruyu sormuyor. Bu da, bize ABD mentalitesinin önemli bir unsurunu gösteriyor. Sonuca nasıl ulaştığın kimsenin umurunda değildir, önemli olan başarıp başaramadığındır!

ABD HANGİ AŞIYI KULLANIYOR?

Yukarıdaki sorunun cevabı, ABD’nin kullandığı aşının kimliğini öğrendiğimizde ortaya çıkıyor.

ABD Biontech/Pfizer aşısı kullanıyor! Moderna aşısı da kullanılmaya başladı ve ABD’nin Sağlık Kurumu CDC’nin yaptığı açıklamalara göre, Johnson&Jonson aşıları da devreye giriyor.

Cevabı anlamanızı kolaylaştırmak için şunu da ekleyeyim: Biontech/Pfizer aşısı, aşıyı “bulan ve tasarlayan” bilimciler Almanya kökenli olduğu halde, Almanya ve/veya Avrupa’da kullanılmıyor!

Avrupa ülkeleri, ABD’de izin verilmeyen Astra/Zeneca aşısı kullanmaya yönlendiriliyor. Hatta, zorlanıyor, diyebiliriz.

Ekleyelim; kendi ülkesinde izin vermediği ve kullandırmadığı Astra/Zeneca aşılarını ABD iki komşusuna “hediye” etti! Biden’ın “hümanist” yüzü olmasına karar verilen Kamala Harris, Meksika’ya 2.5 milyon doz, Kanada’ya ise 1.5 milyon doz Astra/Zeneca gönderildiğini açıkladı.

Kendi kullanmadığı aşıları komşularına göndermesinin herhangi bir “hümanist” nedeni olmadığını bize “Amerikan açıksözlülüğü” ele veriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki’ye göre, “ABD, Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador ile, göçmen sorunu alanında daha yakın bir işbirliği arzu ediyor”!

Sadece ABD ile Avrupa ülkeleri arasında aşıya erişimde yaşanan ilişkilere bakarak dahi, emperyalizmin ne olduğunu ve emperyalist hiyerarşinin ne anlama geldiğini anlamak mümkün.

Almanya ürettiği aşıyı kullanamıyor! Avrupa ülkeleri, ABD’nin kendi ülkesinde kullandırmadığı aşıyı kullanmaya zorlanıyor!

Ekleyelim; Avrupa ülkeleri ne Çin’de üretilen Sinovac ve ne de Rusya’nın ürettiği Sputnik V aşısını kullanabiliyorlar. Çünkü yasak! Böyle bir girişim, ABD’nin cezalandırması ile sonuçlanacaktır!

AŞI EMPERYALİZMİNİN LİDERİ ABD

Anlaşılan o ki, ABD “Batı sistemi”nde hem kimin hangi aşıyı kullanacağını ve hem de dağılımın miktarını belirliyor!

İtiraz eden var mı, diye sorarsanız, gözümden kaçmış olabilir birkaç yorum, ama Almanya sosyalist solunun en önemli figürlerinin yayınlarını taradım ve örneğin; Biontech/Pfizer aşısına ABD’nin mafyavari çökmesi ve Almanya’nın kendi ürettiği aşıyı kullanamaması konusunu emperyalizm teorisi ile değerlendiren tek bir makale dahi bulamadım!

Alman solu, Kovid-19 virüsü salgının emperyalist paylaşım ve rekabet savaşındaki rolü ile ilgilenmiyor!

Küresel ölçekte de, emperyalizmin “altta kalanın canı çıksın” ilkesi gereği, yoksul ülkelerin aşıya erişimi büyük ölçüde kısıtlanmış durumda! Çin ve Rusya’nın bağlantıda oldukları ülkelere gönderdiği aşılar dışında, tamamen terk edilmiş olduklarını Dünya Sağlık Örgütü dahi kabul ediyor.

Sözü, Türkiye’ye getirip bitireyim. Haber şu:

“Türk Tabipleri Birliği Kovid-19 İzleme Grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala Sinovac aşısının koruma oranının yüksek olmadığını, iki doz aşıyı yaptırdığı halde salgına yakalanan hastaların olduğunu söyledi.”

Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz’a konuşan Pala, Sinovac aşısı ile ilgili tereddüt oluşturmak için gerekli tüm cümleleri kuruyor. Ancak, elinde bir veri var mı, diye sorarsanız, koskoca profesörün, hem de tüm hekimlerin çatı örgütü Türk Tabibler Birliği’nin “Kovid-19 İzleme Grubu” üyesi bir hekim akademisyenin elinde gazetelerde yayınlanan Brezilya’daki sonuçlar hakkındaki haberler dışında bir kanıt olmadığını anlıyorsunuz!

Halbuki, benim okur olarak ilgimi çekse de, bir bilimcinin hüküm vermek için kesinlikle itibar etmemesi gereken medyada, Sinovac aşısının Brezilya’nın tersine başka ülkelerde çok etkili olduğuna dair de onlarca haber çıkmıştı. Ancak, Prof. Dr. Pala sadece Brezilya’dan açıklanan verilere itibar ediyor!

Neden acaba?

Küresel aşı emperyalizminin acımasız rekabetine ve hiyerarşik savaşına bakınca, insanın aklına masum cevaplar gelmiyor!

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
ali rıza özkan

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM