• DOLAR
    7,8129
  • EURO
    9,3464
  • ALTIN
    446,54
  • BIST
    10,4485
Anız yakma…

Anız yakma…

Anız nedir?
Anız tarım topraklarında hasattan sonra kalan ürünün kök ve sapları ile tarla sınırındaki otlardır.
Nadasa bırakılmayacaksa;
Tarlanın bir sonraki ürüne hazırlaması için bunların çabucak toplanması gerekir…

 

Anız nedir?

Anız tarım topraklarında hasattan sonra kalan ürünün kök ve sapları ile tarla sınırındaki otlardır.

Nadasa bırakılmayacaksa;

Tarlanın bir sonraki ürüne hazırlaması için bunların çabucak toplanması gerekir…

Ne yazık ki bu kolay bir iş değildir…

Gelin isterseniz önce bilmeyenler için kısacık bir kaç bilgi verelim…

Ayçiçeği,

Mısır

Buğday, biber vs “hububat” anızları çok kolay ve çabuk ama çok da dumanlı yanar…

Her zaman “çevre” için potansiyel tehlikedirler…

***

Çukurova; özellikle Adana ve Mersin her yıl bu aylarda”anız yakımından” dolayı nefes almakta zorluk çekecek kadar hava kirliliği yaşamaktadır…

Geçen gün benim çok saygı değer büyüğüm

Mehmet Nazif Ural…

Mersin’in Tömük ilçesindeki anız yangınları ile ilgili fotoğrafları paylaşınca içim cız etti…

Fotoğrafları aşağıya bırakıyorum…

***

Daha önce defalarca Hürriyet Çukurova ekinde yazdığım bu konuyu bir kez daha yazmak istedim.

Yaşamayanlar bilemez…

İnanın bu konu sadece Çukurova’ nın değil “tarım” arazilerinin olduğu gerek köylerde gerek diğer yerleşkelerde kronik bir hastalık haline gelmiştir…

Her yıl bizler yazarız, haber olur, homurdanmalar başlar, yüzlerce, binlerce insan şikayet eder.

Ama ilginçtir, ertesi sene aynı sahneler tekrar yaşanır…

Az sonra yazacağım…

***

Neyse! Dedim ya çekmeyen, yaşamayan bilemez…

Yukarıda saydığım yakılan anızların külleri, çok rahat havaya uçmakta ve civarda bulunan konutlarda büyük zararlara neden olmaktadır…

Örneğin;

Adanalı hanımlar yıkadıkları güzelim çamaşırlarını anız yangınından uçan küller yüzünden bahçelerine, balkonlarına rahatça asamıyorlar…

Ve ortalığı kaplayan dumanlar yüzünden, solunum rahatsızlığı çekenler için hayat cehenneme dönüyor adeta…

Hava kirliliğinin verdiği ne kadar rahatsızlık, iş, zaman ve para kaybı yaşanıyorsa “anız yangınları” sona erene kadar birebir yaşanıyor…

***

Ayrıca çok daha önemlisi; Anız yangınları toprak içerisindeki faydalı canlıların ve topraktaki organik maddenin yanarak yok olmasına neden olmaktadır.

Toprak organik maddesi yok edildiğinden, toprak verimliliği azalır, canlılarının beslenme ortamı yok edilir.

Anız yakılan toprakta bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir.

Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir…

Ekolojik denge bozulmakta, zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır…

Ve çiftçi dostlarımız iyi bilirler;

Anız yakılması su ve rüzgar erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgar ve su ile taşınarak yok olmaktadır…

Sadece bu kadar da değil ebette, ama kısa keseceğim…

***

Bu konu için geliştirilen çok sayıda uygulama var.

Fakat büyük arazilerdeki “köklü”ve kalın saplı anızların, gerek “biçerdöverlerle” gerekse tarla çalışanlarınca toplanmasının maliyeti,

Aşağıda kısaca açıklayacağım “ceza” uygulamasından çok daha fazladır…

Anız yakmak yasak ve “suçtur”

Her suçun bir cezasının olması “hukuk devletlerinde ”kaçınılmazdır. Ama anız yakmanın cezası hapis cezası değil, sembolik bir “para cezasıdır.”

Bakın bakanlığın 2020 yılı anız yakılmasını önlemek ile ilgili olarak aldığı kararı aynen aktarıyorum…

“Çevre Ve Şehircilik Bakanlığının 31 Aralık 2019 tarih ve 30995 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2020/1 no’lu Tebliğ’inin,” 1″ bendinde “anız yakanlara her dekar için 73,68 TL idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskun mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır…”

***

Yani anız yakmanın cezası dekar başına sadece 73.68 liradır. Şimdi şöyle düşünün on dönüm araziniz var ve “mısır” hasadını yaptınız, kök ve sapları kurumaya bıraktınız…

Kısa br süre sonra tarlanın yeni ürün için sürülmesi ve hazırlanması gerekiyor. Bunun için tarlaya “biçerdöveri” sokmanız gerekiyor.

Ama biçerdöverin tarlaya girmesinin kirası- masrafları on dönüm arazideki anızı yaktığınızda vereceğiniz cezadan (730 lira) çok daha fazla…

Bunu bir de yüz dönüm, bin dönüm arsalar için düşünün, ne demek istediğimi anlarsınız…

Yani çiftçi her zaman “para cezasını” tercih ediyor, edecektir…

***

Tarımla uğraşanların hızla azaldığı bu dönemde anız yakılan yerler belli, yakanlar da, ayrıca cezalarda caydırıcı değil, bir işe yaramıyor, diyorum ki;

Ziraat odaları,

Belediyeler, ya da Orman Başmüdürlüklerinde kurulacak birimlerle bu anızları makul bir ücretle toplayabilirler…

Hatta “ihaleye” çıkarılabilirler, böylece devlete de ek bir kaynak yaratılmış olur…

AB ülkeleri bu konuda son derece planlı mücadele yürütürlerken “çiftçiye” de maddi destek sağlıyorlar…

Bizde neden uygulanmasın, neyimiz eksik…(!)

***

Akıl ve vicdandan gayrı…

İstanbul 25.10.2020 04.00

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
erdoğan özgenç

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM