• DOLAR
    5,6517
    % -0,13
  • EURO
    6,2673
    % -0,12
  • ALTIN
    271,9145
    % -0,08
  • BIST
    95.286
    % -0,47
Özer, Antalya üreticisini meclise taşıdı…

Özer, Antalya üreticisini meclise taşıdı…

CHP’li Özer kürsüden böyle seslendi: Antalya’daki üreticimizin sorunu da tüm Türkiye’nin sorunudur.

Antalya’da yaşanan hortum felaketi sonrası üreticinin yaşadığı sıkıntıları Meclis Genel Kurulu’nda dile getiren CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, yaptığı konuşmada Antalya çiftçilerin üretime devam edebilmesi için koşulsuz destek sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Şiddetli yağış, fırtına ve dolu yüzünden on dört ilçede 7 bini örtü altı, 10 bini narenciye bahçesi, 15 bin dönüme yakını açık tarla olmak üzere yaklaşık 32 bin dönüm tarım alanının zarar gördüğünü belirten Özer’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

  • Afetin olduğu gün Kumluca’daydım, araziyi dolaştım. Çiftçimiz Tarım Kredi Kooperatifleri ile bankalara olan mevcut borçlarının faizsiz en az 2-3 yıl ertelenmesini talep ediyor. Yeniden tesis ayağa kaldıracaklara, sera kuracaklara ise faizsiz en az 8-10 yıl vadeli kredi verilmesi gerekiyor. Çünkü ürünlerini kaybettiler, parçalanan seralardan bir tane malzeme kullanma şansları kalmadı. 1 dönüm seranın maliyeti de en az 70 bin lira.
  • Üretici acil destek bekliyor. Antalya’dan çıkan ürün tüm Türkiye’ye dağılır. Yani Antalya demek Türkiye demektir; Antalya’daki üreticinin sorunu tüm Türkiye’nin sorunudur. Bu nedenle, afetten zarar gören üreticinin kaybı, sigortalı olsun olmasın, koşulsuz karşılanmalıdır. Konuyla ilgili düzenlemeyi içeren kanun teklifimizi geçen hafta verdik. Tarım Komisyonuna bu düzenlemeyi bir an önce gündeme alması çağrısında bulunuyoruz.
  • Bakanlık “Afetten zarar gören çiftçimize 35 milyon lira ödeme yaptık” diyor. Oysa bu ödeme TARSİM’de sigortası olan çiftçinin zaten hak ettiği ödeme. Yani burada, hükümet bütçesinden ekstra para çıkarıp çiftçiye bir ödeme yapmadı. Bu yaratılan yanlış algıya vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum.
  • Afetin vurduğu üreticimiz yalnızlık çekiyor. Tarım Sigortaları Havuzu TARSİM afet şartlarında düzenlemeye gitmiyor. Ayrıca sigorta primleri de çok yüksek. Yüksek maliyetler nedeniyle zaten sıkıntıdaki çiftçimiz bir de yüksek prim ödemek istemiyor ve sigortadan kaçıyor.
  • TARSİM, araziyi değil, tesisi sigortalıyor ama altındaki mülkiyete bakıyor. Antalya’da, bölgemizde birçok mülkiyet sorunu var. Hazine arazileri var, hisseli araziler var, hazineyle davalı olan arazi sayısı oldukça fazla. Üretici, ata mirası topraklarını mülkiyet şartı nedeniyle istese bile sigorta yaptıramıyor. Sonra afet gelip çiftçiyi vuruyor, eldekini yok ediyor ama zararı kimse karşılamıyor.
  • Bu afetle gördük ki konuyla ilgili hiçbir hazırlığımız yok. Dersimiz belli, iklim değişikliğine yol açan temel etkiler üzerine düşünmeliyiz. Eğer fosil yakıt kullanımında ısrar edersek, yeşil alanları parçalar ve betona yatırım yaparsak iklim değişikliğinin etkileri daha da yıkıcı olacaktır. Teknolojinin, bir an önce, doğa yani temelinde insanımızın çıkarlarına göre düzenlenmesi lazım.
  • Gıda fiyatlarının artmasında ocak ayında yaşanan olağanüstü hava koşullarının etkili olduğu söylenebilir fakat fiyat artışlarının gerçek nedeni, tarımdaki yüksek girdi maliyetleri ve üretimin talebi karşılayamamasıdır. İklim değişikliğinin tarımsal üretime olumsuz etkisi, üreticiden tüketiciye kadar olan arz zincirindeki altyapı eksiklikleri, tarım ürünlerinde ithalata yönelmek ve bu sebeple üreticinin üretimden kaçmasına neden olduğu unutulmamalı. Tarımın sorunları çözülmeden gıda fiyatları düşürülemez. Çiftçi mutlu olursa ülke mutlu olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM