(yeniadana.net)- Ortaöğretim sürecinde olduğu gibi üniversite giriş sınavında da sürekli değişiklik yaşanması nedeniyle öğrencilerin sınav motivasyonunun bozulduğu bildirildi.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, tartışmasız zorunlu bir ihtiyaç olan eğitimde bireylerin yükseköğrenim görme hakkının mutlak ve devlet sorumluluğunda olması gerektiğini vurguladı. Demokratik, çağdaş, laik hukuk devletinde bu sorumluluğun üstlenilmesinin önemine işaret eden Kayadan, gazetemize yaptığı açıklamada, "Ülkemizde yükseköğrenim görmek kolay şey değil. Sınav sistemine motive olmak için, ekonomik koşullarınızı zora sokarak, dershaneye yatırım yapacaksınız ve sınav günü şansınız tutar da formunuzda olursanız belki başarınızı yükseltebilirsiniz" dedi.
"BİREYLER NE İSTEDİĞİNİ BİLMELİ"
Sınavların bilinçli tercih olgusunu kavramış bireylerle uygulandığında çok daha pozitif sonuçlara ulaşılabileceğine işaret eden Kayadan, "Bireyler ne istediğini mutlaka bilmeli yönlendirilmeli-yönlenmeli. Ülkemizin bilim adamlarına ihtiyacı olduğu gibi, eğitmenlere, teknikerlere, sanatçılara, vasıfsız emek gücüne de ihtiyacı olduğu açıktır. Eğitim sürecinde ilgi, yetenek, kapasite, yönlenme bilinci, bilirkişiler tarafından yönlendirme, önemli olduğundan bu kavramlar mutlaka özümsenerek hayata geçirilmelidir. Ülkemizde ortaöğretim sürecinde olduğu gibi üniversite giriş sınavında da sürekli değişiklik yaşanması öğrencinin sınav motivasyonunu bozmaktadır. Bir başka konuda sosyo ekonomik-kültürel bakımdan düzeyi düşük olan semtlerde ve bölgelerimizde ki liselerde öğretmen eksikliği, teknolojik materyal, rehber öğretmen yoksunluğu; çok amaçlı salonların, laboratuarların, spor salonlarının işlevsellik kazanamaması da ayrı bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Kesinlikle ezbercilikten, tek düzelikten uzak Köy Enstitülerinde olduğu gibi yaparak-uygulayarak öğrenme yöntemleri tercih edilmelidir. Özellikle liselerimizde ölçme tekniklerinde, klasik yazılı tipi mutlaka kullanılmalı; kompozisyon, güzel konuşma ve yazma, gibi dersler zorunlu hale getirilmeli ve uygulanmalıdır" dedi.
"OKUL BAŞINA ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLMELİ"
2010 yılında Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı´na (YGS)1 milyon 587 bin 990 adayın başvurduğunu bunların 75 bin 471´inin sınavsız geçiş başvurusu yaptığını, 180´in üzerinde puan alan aday sayısının 1 milyon 233 bin 580 olduğunu ve bu öğrencilerin LYS´ ye girme hakkı kazandığını belirten Kayadan, şunları söyledi:
"Sınavı ve sonuçlarını değerlendirdiğimizde aktif okuyan öğrencilerimizin daha başarılı olduklarını ve kız öğrencilerimizin başarı ivmesinin yüksekliğini sosyo ekonomik-kültürel yapı bakımından düzeyi düşük olan ve ağır yaşam koşullarının öğrencilerimizin başarılarına olumsuz etki ettiğini görmekteyiz. Bunun yanı sıra öğrenci mevcudu az olan vizyon sahibi okullarımızda başarının yüksek olduğunu görmekteyiz. Aynı okuldan 3 kişinin ilk 10´a girmesi çarpıcı örneklerdendir.
Sınav başarılarını yükseltmek için okul başına düşen öğrenci sayısını düşürmek zorundayız. Çok okul yapmak, çok üniversite açmak; kaliteli eğitim demek değildir. Açtığımız her eğitim yuvasının çağın gerekliliğine uygun program ve vizyon sahibi olacak şekilde donatırsak başarıyı getireceğine ancak inanabiliriz." |